İndirim

Bilgi ve Değer

Hilmi Ziya Ülken

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 32,00 TL 24,00 TL
KDV Hariç: 22,22 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar

Hilmi Ziya Ülken’in felsefi yolculuğu Nietzsche’nin tanımlamasıyla bütün “değerlerin yeni baştan değerlendirilmesi“ne denk düşen bir farklılığı içerir. Bilginin kökeni ve değerlerin doğasına ilişkin acaba ne biliyoruz? Tüm bildiklerimizi bir yana koyup onları felsefi düzlemde gözden geçirebilecek bir sorgulama ve cesarete sahip miyiz? İşte bu konuda Türk düşüncesinde yazılan ilk kapsamlı eserdir, Bilgi ve Değer.

Eğer bir düzen arayışı ya da ilk ilkenin, olgunun araştırılması ve temellendirilmesi bizi bilgilenmeye sevk eden bir zorunluluk ise, bu kaostan çıkmak için kendimize bir eylem düsturu bulmak ve hangi kriterlere göre ve nasıl yaşayacağımızı belirlemek diğer bir zorunluluktur. Peki, bize varoluşun bilgisini sunmak ve bilimlere temel olmak isteyen felsefe, kendisine dayanması gereken bilgilere göre geri kalmışsa, bilimsel ve teknolojik yeni gelişmelere uygun, bütün bilgi alanları için geçerliliği olan bütünsel bir bilgi ve âlem görüşü karakterini nasıl gösterecek?

Bilen özne-bilinen nesne, ben ile âlem arasında kurulan ilişkinin biçimi, doğası, buradaki ölçü, denge değer yargılarının yönünü ve akıbetini de belirler. Dolayısıyla varlık, yaşam ve insan bir bütündür. Bozulan bir denge varsa, “Bilgi ve Değer” arasında, “gerilme ve genişleme” salınımında ortaya çıkan problemleri derinlemesine irdelemek gerekir.

İşte bu kitapta bilincin, fenomenlerin ve varlık mertebelerine göre bilim sistemlerinin tasvirine girişen H. Z. Ülken bir yandan bilme gücümüzün ve bütüncül bir dünya görüşünün olanaklarını araştırıp bundan sonra eylemlerimizin düsturu olacak değerlerin özlerini ve içeriklerini ele alırken, diğer yandan sentezci bir çaba ve çok yönlü bilim ve felsefe tarihi bilgisiyle, kendi çalışmaları içinde bile apayrı bir yerde duran değerli bir eser ortaya koyuyor.

  • Felsefe
  • Fiyatı: 30.00 TL
  • 399 Sayfa
  • Ebat: 15,5 x 23,5
  • Mart 2016 
  • ISBN: 978-605-9328-12-8

I. Bölüm BİLGİ

  • Genel Bilgi ve Varoluş Bilgisi
  • Bilgi Teorisinin Konusu
  • Varlık Kanıtı ve Bilgi Kanıtı’nın Çağdaş Felsefede Yeri
  • Mantıki Empirizm veya Fizikalizmin Çözümleme Yolu
  • Yeni Pozitivizmin Çözümleme Yolu
  • Fenomenoloji ve Yeni Psikolojiler
  • Üç Görüşün Karşılaştırılması
  • İlk Olgu Araştırması
  • Bilgi Hareketlisi
  • Farklı Felsefelerde Ortak Vasıf: Bilincin Bünyesi
  • Objeleşme ve Süjeleşme
  • İnsani Varlığın Bir Manzarası Olarak Bilinç Gerilimi ve Genişleme Ritmi
  • Akılyürütmenin İki Şekli: 1) Sonuçlama
  • Soyutlaştırma
  • Sonuçlama İlkelerinin Güç Bakımından Sınırlılığı
  • Akılyürütmenin İki Şekli: 2) Tümevarım
  • Tabiatın Çift Yüzü
  • Bilim Sınıflamalarının Tenkidi
  • Dikotomik Bilimler Sınıflaması
  • Felsefe Tarihine Bir Bakış

II. Bölüm DEĞER TEORİSİ

  • Felsefe Tarihinde Değer Problemi
  • Bilgi, Varlık, Değer
  • Değerde İki Alan
  • İhtiyaç-Aşkın Obje
  • Değerin Aksiyomları
  • Değer ve Eylem
  • Değerin Çift-Kutupluluğu
  • Başkasının Varlığı
  • Değeri İçkinliğe İndirgeyen Teorilerin Tenkidi
  • Değer ve Bilgi İlişkisi
  • Değer Olarak İş
  • Değer Olarak Sevgi
  • Teknik ve Manevi Değerlerin İlişkisi
  • Teknik, Bilgi ve Sanat
  • Değer Mertebelendirilmeleri    
  • Değer Gayeliliği
  • Normlar
  • Değerlendirmenin İnşaî Rolü
  • Değer Mantığı
  • Değer Kişiliğinin Devrimleri
  • Kişiliğin Duygusal ve İradî Kuruluşu
  • Alışkanlık ve İrade Olarak Kişilik
  • Kişilikte Bilme ve İnanma
  • Değerin Gelişme Süreci
  • Değerler ve Gerçeklik Dereceleri
  • İçkin ve Aşkın Değerler, Normlar
  • Değerlerin Sınıflanması
  • Eksik Varlık ve Değer    
  • Değer ve Hürriyet
  • Değerin Geçerliliği

Sonuç

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 24,00
3₺ 8,00₺ 24,00
6₺ 4,00₺ 24,00
9₺ 2,67₺ 24,00

Hilmi Ziya Ülken
İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager dok­tordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefey­yüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. 
Gençlik yıllarında ateş­li bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Ana­dolu Dergisi’ni çıkarır. Ana­dolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fa­kültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edil­di. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umu­mi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniver­site­si Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen son­ra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tari­hî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstan­bul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 
1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir işti­­hay­la kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. Yüzlerce ma­kale yazdı, kitaplar hazırladı, çevi­riler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayım­ladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardık­ları hü­manist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi gös­termediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tari­hi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefe­si, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen pro­filinin dışındaydı. 
Sanatçı duyarlılı­ğıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuş­malar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’ler­de kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalış­­maları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son de­rece genişti. 
Hilmi Ziya Ülken, 5 Hazi­ran 1974’de yaşamını yitirmiştir.