İndirim

Sayı 80: Distopya

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 18,00 TL 14,40 TL
KDV Hariç: 14,26 TL
Miktar:
Etiketler: dergiler

ASLI FAVARO
24 Distopik Filmlerde Teknolojik Evrenler

ANDREW MILNER
17 İklimi Değiştirmek: Distopya Siyaseti

EMRAH ATASOY
18 Ütopyacılık, Ütopya ve Distopya Üzerine Genel ve Eleştirel Bir Bakış

RICHARD A. POSNER
32 Huxley’e Karşı Orwell: Ekonomi, Teknoloji, Mahremiyet ve Hiciv

KORAY TÜTÜNCÜ & FATMA TÜTÜNCÜ
25 Bir Distopya Olarak Textualité: Martha Nussbaum’ın Metinsellik Diyarına Karşı Özcülük Savunusu

NİHAL KOCABAY-ŞENER
18 Distopyadan İnternete Bilgi ve İktidar İlişkisi: Kim Kazandı, Kim Kaybetti?

ORHUN YAKIN
32 Bazen Ölümden İyisi Yok: Bir Distopya Filmi Olarak Threads (1984)

PINAR K. ÜRETMEN
27 Distopyalar: Foucault’nun İktidar Kavramının ve Agamben’in Olağanüstü Hal Açılımının Distopik Anlatılardaki İzdüşümleri

SİMTEN COŞAR- LEYLA BEKTAŞ-ATA
22 Modernin Distopyası: Neoliberal Akademiyi Birlikte Oto-Etnografiyle Anlamak

STANCUTA RAMONA DIMA-LAZA
9 Ütopya Distopyaya Karşı — Mükemmel Bir Varoluş İçin Mükemmel Bir Çevre

MESUT HAZIR- TALHA DERECİ
21 Hayat Bir Distopyadır Modernlikten Postmodernliğe Bir Ütopya-Distopya Dikotomisi İçinde Toplum

ÖZGÜR TABUROĞLU
18 Felaketler: Yeryüzüne Teslim Olan Dünya

FUNDA CİVELEKOĞLU
31 Korkunçlaşan Dünyanın Teselli Noktası Olarak Distopya

SENİN ÜTOPYAN BENİM DİSTOPYAMDIR

   Her şeyin güzel olacağı iddiasına karşılık hiçbir şeyin güzel olmayacağını öngören karamsar bir senaryonun yazarlığını üstlenir tüm distopik söylemler. Bu senaryonun geçtiği zaman belirsizliklerle doludur, konumlandığı mekân esasen yeryüzünde hiçbir yeri ve bölgeyi işaret etmez ve buranın sakinleri korku ve tehlikelerle dolu bir yaşam sürdürürler. Felâketler yeryüzüne dağılmıştır. Ama yazgının da ötesine geçen bir tevekkülle tüm olumsuzluklar kabullenilir. Dünyanın geldiği noktada, beklentiler ve umutlar boşa çıkmıştır. 
Distopik anlatılar, eski dünyanın büyük ölçüde iyimserlik taşıyan ütopyalarına karşı, muhtemelen şuna yakın bir itirazı seslendirirler: 

   Esasen senin ütopyan benim distopyam olmalı...  Bir boşluk hayal et ve kendini geniş bir zaman dilimine yerleştir. Tutsak edici geçmişe ve büyük harflerle yazılan hiçbir hakikate bel bağlamadan yalnızca içinde bulunduğun koşulları tarafsız olarak resmetmeyi dene. Acaba nasıl bir zaman diliminden geçiyoruz? Bugüne kadar sana anlatılanlarla gerçeklerin örtüştüğünü gördün mü? Yalnızca basit bir ayakta kalma güdüsü ile canlıların birbirini ezdiği, bunun da ötesinde savaşın yüceltildiği ve cehaletin övüldüğü bir zemine varıldı. Ütopyaların vaat ettiği cennet ülkelerini artık unut! Çünkü hâlâ felaket dönemlerinin şarkılarını mırıldanmakla meşgulüz… Büyük bir yıkımın ve yozlaşmanın ürünüyüz bizler! 

   Gerçeğin daha iyi görülebilmesi adına bizden uzak bir geleceği haber eden distopyalar alışılagelen tüm mantık kurgularını karartır. Geçmiş ve hafızalar tek tek silinir. Böylelikle tek bir doğrultuda hareket eden ve düşünen türler kopyalanır, çoğaltılır. Geleneksel ilişkiler, tarih anlayışı, doğaya bakış ve dünya algısı tepetaklak edilir. Şimdiye kadar öğrenilen doğru/yanlış tablolarının hiçbir kıymeti yoktur. Ahlâki ve vicdani değerlerin önüne kalın bir set çekilmiştir. Yalnızca düşmanın hedef gözetildiği bir nefrettir bizleri yaşatacak olan. Bu çarkın dönebilmesi için yeni bir bilgi sistemine, ayrışmanın, sınıflanmanın kusursuz olduğu bambaşka bir etik manzumesine gereksinim vardır. Dolayısıyla herkese yeni vazifeler düşmektedir. 

   Gücü elinde tutan önderler, siyasiler, elitler ve daha altta toplanan iş adamları ve bilgi yayıcılarının ana görevi bu hınç mekanizmasının verimliliğini artırmaktır. Yepyeni ufuklara doğru hızla yol alınacaktır. Örneğin kitapların yakılması gerekiyorsa, üst makamdan gelen emrin derhal yerine getirilmesi gerekir. Okumadığını, düşünmediğini, hayal etmediğini ve hattâ bugüne kadar hiçbir konuda fikir beyanında bile bulunmadığını ispatlayan biri çıkarsa, o kişi bu başarısından ötürü ödüllendirilmelidir. İdeal düzende duygular sıcak bir temas kurmaktan ziyade teknolojinin içe doğru hiçbir geçirgenlik kabul etmemesi gibi daima dışa doğru anlamsızlığı, soğukluğu ve boşluğu yaymalıdır. Her şey denetim altına alınmalıdır ki, tehditler savuşturuluncaya dek bu üstün görev dev bir gözün acımasız bakışlarına tam bir teslimiyet içinde devredilebilsin.

   Distopik bir toplum tahayyülü tüm anormallikleri normale çevirmekte yetkindir. Bu seviyede bir akıl yürütme tarzının edebiyat ve sinemadaki yansımaları ufuk açıcı olmuştur. Çok sayıda Batılı örnek zıtlıkların çoğaltılması suretiyle kişi ve kurumların küçük dünyalarına inebilmiştir. Biraz da acımasız diyebileceğimiz ironik üslupla nasır tutmuş benlikler tamamen aykırı ve tuhaf tekniklerle sarsılmaya, yerinden edilmeye çalışılmıştır. 

  Doğu Batı’nın distopyayı gündeme getiriş sebebi, bu örneklerin davranış kalıplarımıza nüfuz ettiğini tekrar hatırlamak ayrıca birbirinden farklı toplumların hastalıklı bir kurguyu nasıl aynı kalıplarla yeniden üretebileceğini göstermektir. Son yıllarda Orwell, Huxley gibi yazarların eserlerinin sanki dün yazılmış gibi bizde ilgiyle karşılanmasının somut bir açıklaması olmalıdır. Sözü edilen yazarların çalışmaları soğuk savaş öncesi bir döneme denk gelse de, bugünkü halet-i ruhiyenin esasen pek değişmediği, çelişkilerin, trajikomik sahnelerin ne derece benzer olabileceği yönündedir. Nihayetinde yaşadığımız dönem tam da distopik çağrışımlara uygun düşen bir ortamı çağrıştırır ve acı deneyimlerdeki süreklilik ütopyalardan çok distopyalara kulak vermemiz gerektiğini öğütler.  

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 14,40
3₺ 4,80₺ 14,40
6₺ 2,40₺ 14,40
9₺ 1,60₺ 14,40