İndirim

Fantastik Öyküler

Théophile Gautier

Çeviren: Kemal Ergezen

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 20,00 TL 15,00 TL
KDV Hariç: 13,89 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar
Théophile Gautier, titizliğe varan estetik anlayışı ve ironik üslubuyla öykülerinde varlığı her an hissedilen bir yazardır. Seçkimizde yazarın 1831 tarihli Kahve Potu’ndan başlayarak 1852 yılına dek kaleme aldığı öyküleri yayınlanış sırasıyla yer alıyor, bu şekilde okur onun yazım tekniğinin geçen süre zarfında ne kadar kendine has bir özellik kazandığını gözlemleyebilecektir. 
 
Canlanan tablolar, hayaletler, mitolojik ve masalsı yaratıklar, yapay cennetler, vampirler, paralel hayatlar, ölümdeki yaşam, fantastik bir boyut ve daima romantik bir fon. Fantastik Öyküler’de, sıradan, bildiğimiz hayat, ansızın yahut adım adım doğaüstü bir kimliğe bürünür. Hayal ve gerçek, geçmiş ve gelecek iç içe geçer, tatlı hayaller boğucu kâbuslara dönüşür. Kahramanlar bu iki dünya arasında ne yapacaklarını bilemezler, elleri kolları bağlı gibidir, ne bedenen ne de zihnen kendilerine hâkim olabilirler. Ancak bu esrik evrenin çekici bir tarafı da vardır, zira Gautier’in edilgen kahramanları mantığın geçerli olmadığı bir dünyada, her an aşkla nefes bulma umudu taşır. Belki de bu yüzden hayal dünyasına adım atmaya daha dünden hazırlardır.
 
Fransız edebiyatının önemli figürlerinden Théophile Gautier’in Fantastik Öyküler’iyle XIX. yüzyıl Paris’inden, geçmişin ve hayal âleminin derinliklerine egzotik bir yolculuğa çıkıyoruz.
 
  • Çeviren: Kemal Ergezen
  • Edebiyat
  • Fiyatı: 20.00 TL
  • 240 Sayfa
  • Ebat: 14 x 21
  • Nisan 2018 
  • ISBN: 978-605-2133-21-7
  • Kahve Potu
  • Onuphrius
  • Omphale
  • Ölü Âşık Clarimonde
  • Afyon Piposu
  • Çifte Şövalye
  • Mumyanın Ayağı
  • Tek Rol için İki Aktör
  • Bir Gece Ziyareti
  • Haşhaşiler Kulübü
  • Arria Marcella
Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 15,00
3₺ 5,00₺ 15,00
6₺ 2,50₺ 15,00
9₺ 1,67₺ 15,00

Théophile Gautier (Tarbes 1811 - Neully-sur-Seine 1872) 
Fransız şair, oyun yazarı, romancı, gazeteci ve edebiyat eleştirmeni. Henüz üç yaşındayken ailesi Paris’e yerleşti. Okumayı söktüğünde beş yaşında ya var ya yoktu. Büyük bir tutkuyla okuduğu ilk kitaplar Robinson Crusoe ve Paul ve Virginie’ydi, belki de bu yüzden ilk başlarda, tiyatroya, özellikle de dekor ressamlığına değil de denizciliğe heves etti. Ortaokulu geleceğin Nerval’i Gerard Labrunie ile birlikte okudular, son dönem Latin şairlerine ilgi duymaya da bu yıllarda başladı. Resim öğrenimi almak üzere ressam Louis-Édouard Rioult atölyesine katıldı. On dokuz yaşında Nerval ve Petrus Borel onu Victor Hugo ile tanıştırdı. Bir grup genç arkadaş Hugo’nun, Hernani’sini ilk kez sahneye koydular, fakat oyun sırasında romantizm ve klasizim yanlıları arasında gerçek bir kavga çıktı. Bu kavga edebi bir tartışma olarak süregiderken Gautier o gün sahnede giydiği vişne çürüğü yeleği ile çoktan hafızalardaki yerini almıştı. Oyundan hemen sonra resmi bıraktı ve tamamen yazın yoluna girdi. Babasının desteği ile yayınladığı ilk şiirleri kendi küçük çevresi haricinde ilgi görmedi. Ancak 1835’te öndeyişinde “sanat için sanat” anlayışını kuramlaştırdığı Matmazel Maupin isimli romanı büyük sansasyon yarattı. 
 
Gautier 1830 ve 1870 yılları arasında yazmaya ara vermeden çeşitli türde eserler verdi, uzun seyahatlere çıktı, gazete ve dergilere sayısı iki bini aşan makale yazdı. İspanya’ya, Cezayir’e, bazı Doğu ülkelerine ve Rusya’ya gitti; 1852’de de yeni bir şiir anlayışı getiren Ém aux et camées’yi (Mineler ve Akikler) yayımladı. Bu yapıtıyla “gerçek, mutlak ve eksiksiz bir biçime, bir Güzellik’e” ulaştı. Daha sonraki dönemde Arria Marcella (1852), Le Roman de la momie (Mumyanın Romanı, 1858), Capitaine Fracasse (Yüzbaşı Fracasse, 1863), Spirite (İspritizmacı, 1866) gibi öykü ve roman türünde yapıtlar veren Theophile Gautier, bu ürünleriyle dış dünyanın varlığını yadsımayan ama, bu dünyanın da korkularını ve sıkıntılarını gidermeye yetmediğini gösteren bir yazar olarak göründü. Gautier, eserlerinde özellikle mistik dünyanın ögelerinden ve ruhlar âleminin zenginliğinden ustalıkla faydalandı. “Sanat, sanat içindir” akımının ilk temsilcilerindedir.
 
Baudelaire meşhur Elem Çiçekleri’ni ona ithaf etmiştir.