İndirim

Sayı 18: Dünya Neyi Tartışıyor -1- Küreselleşme

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 18,00 TL 14,40 TL
KDV Hariç: 14,26 TL
Miktar:
Etiketler: dergiler

KÜRESELLEŞME

Uğur Kömeçoğlu Küreselleşme, Modernleşme, Modernlik

E. Fuat Keyman Kapitalizm - Oryantalizm Ekseninde Küreselleşmeyi Anlamak: 11 Eylül, Modernite, Kalkınma ve Öteki Sorunsalı

KÜRESELLEŞME VE KÜLTÜR

Hatice Nur Erkızan Küreselleşmenin Tarihsel ve Düşünsel Temelleri Üzerine

Halil İnalcık Kültür Etkileşimi, Küreselleşme

Nurgün Oktik Globalleşme Ve Yüksek Öğrenim

Mehmet Ali Kılıçbay Kültür Çoğunluğu Sona Ererken

Yasin Ceylan Global Etik

Nalan Yetim Küresel Üretim Yapılanmasına Kültürel Yanıtlar: Ulusal - Yerel?

KÜRESELLEŞME VE EKONOMİ

Haluk Tözüm Küreselleşme: Gerçek mi, Seçenek mi?

Hayri Kozanoğlu Küreselleşme ve Ulaslarüstü Sermaye Sınıfı

Hayriye Erbaş Küresel Kriz ve Marjinalleşme Sürecinde Göç ve Göçmenler

Cem Somel Az Gelişmişlik Perspektifinden Küreselleşme

Durmuş Özdemir Küreselleşme, Ekonomik Büyüme ve Çokuluslu Şirketler

KÜRESELLEŞME VE TÜRK EKONOMİSİ

Zeynep Bilge Yıldırım Türk Lirası Öldü mü?

Sübidey Togan Avrupa Entegrasyonu ve Türkiye - AB İlişkileri

Ali Kantur Küreseleşme ve Türkiye’de Kriz

KÜRESELLEŞME VE HUKUK

Ahmet Ulvi Türkbağ Pasta Tarifleri Üzerine Bir İnceleme: Küreselleşme ve Adalet

KÜRESELLEŞME VE MEDYA

Güliz Uluç Medya Yapılarının Küreselleşmesi

FANTASTİK BİR FESTİVAL: KÜRESELLEŞME

Bugün dünyanın neyi tartıştığı sorusuna verilebilecek yanıtlardan ilki küreselleşmeye dairdir. Her tartışma belli bir yönlendirmeyi amaçlar ve arzuları gelişmiş tarihteki her büyük tartışmada olduğu gibi, bugün de dünya kü­reselleşmeyi tartışıyor, yani siyasi ve ekonomik büyük güçler, çeşitli ka­nallarla düşüncelerini ifade ederken küreselleşen bir dünyanın sayısız hik­metlerinden söz ediyor.

Küreselleşme, salt bir terim olarak düşünüldüğünde, daha en baştan dünyanın tersine çevrilemez bir akışla döndüğünü, ilerlediğini kabul eder. Kendi dışında söylenebilecek bütün şeyleri marjinalleştiren bu pejoratif üslup, tartışma usulüne pek de uygun düşmemektedir. Nitekim küresel­leşmenin 21. yüzyılın vazgeçilmez bir mitolojisi olarak sunulduğu yer­lerde o, tehditkâr büyüsünü kaybetmekte, yeniden sorgulanmakta, dolayı­sıyla ‘dünya sistemi’ kaos hâlinde parçalara bölünmektedir.

Kant’ın ‘dünya vatandaşı’ olarak düşlediği proje insani ve etik temelliydi, küresel­leşmenin ‘dünya vatandaş’ları ise ekonomik süreçlerin ayrılmaz bir par­çasıdırlar.

En muhataralı bölge, ekonomik küreselleşme ile kültürel küre­selleşme arasında yaşanmaktadır. Kapitalizm ile birlikte ekonomik küreselleşme, kültürel küre­sel­leşmenin bütün boyutlarını çarpıcı bir biçimde etkiledi ve bu etkileşim içerisinde aslî değerler ikinci, üçüncü sırada yer aldı. Tam da bu noktada sorunlar dizisi dallanıp budaklanmaya başladı. Hukuk, kimlik, adalet gibi farklı coğrafyaların ve ulus-devletlerin özgün siyasi yapıları, ekonomik bütünleşmenin karşısına ciddi bir sorun olarak çıktı.

Evrensel ile yereli kaynaştırma, farklılıkla homojenliği birleştirme, yabancılıkla evcilliği melezleştirme küreselleşmenin belli başlı para­dokslarıdır. Bu paradokslar aşılmadığı müddetçe, aydınlanma dönemin­den itibaren süregelen belirsizlik ve güvensizliğin döngüsel krizi devam edecektir.

Küreselleşme olgusunu incelerken; sözgelimi, küreselleşmeyi hepimi­zin aynı anda katıldığı, keyif aldığı bir festivalmişçesine yansıtan gazete ve televizyonların mesajlarına bakalım. İletişim sektöründeki son geliş­meler mi izlenmeye değerdir yoksa bilgilerin hangi merkezlerden depola­nıp hangi çevre ülkelerde boşaltıldığı mı analiz edilmelidir?

Küreselleşmenin ağlarıyla örülen medya, kullandığı dil sayesinde ne tür bir bilgiye sahiptir? İletişimin bütün olanaklarından faydalanan bireyler niçin kendilerini hâlâ iletişimsiz ve yalnız bir dünyada hissetmektedirler? Uluslarüstü bir üst-kimlik kurulacaksa, bu üst-kimliğin aklı, kültürü, hafı­zası ve sembolleri hangi gelenekten beslenecektir? Tüketim estetiği, tü­ketim felsefesi, tüketim insanı ve tüketim bilgisi gibi sonsuz sayıdaki tüketim serileri ile yeni bir ethos kurulabilir mi? Hızlı büyüme bolluk getirir ve refah toplumu (affluent society) da demokrasinin güvencesidir şeklinde özetlenen tezlere karşılık ne tür bir büyüme olursa olsun büyü­menin bizzat kendisinin eşitsiz bir doğaya sahip olduğu görüşü dikkate değerdir. Herkesin yararına olduğu söylenen finansal enstrümanları ger­çekte kim kullanıyor? Küreselleşmeyi, dolayısıyla bu tartışmayı kim, hangi şartlar altında yönlendiriyor? Fantastik sayılamayacak bu sorular bir yanıt beklerken mutlulukçu retoriğe takılıp, bir gün herkesin her alanda özgürleşebileceği söylenilmektedir.

Bize düşen sorumluluk, benzeri soruları artırmak olabilir. Bu sayıda küreselleşmenin tarihsel, ekonomik ve kültürel dinamiklerini masaya yatırdık. Sonuçta, dünya çapında bir eklemlenme ve kaynaşma olacaksa, (bu bir ütopyadan farksızdır) bahsi geçen çelişkiler yeniden gözden ge­çiril­melidir. Aksi hâlde kötümserlik, gerçekliğin sağlam bir parçasıdır ve en mutlu ve yalın gerçekliğin uzun bir süre daha beklemesi gerekecek.

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 14,40
3₺ 4,80₺ 14,40
6₺ 2,40₺ 14,40
9₺ 1,60₺ 14,40