İndirim

Sayı 41: Medeniyetler Çatışması

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 18,00 TL 14,40 TL
KDV Hariç: 14,26 TL
Miktar:
Etiketler: dergiler

TAKDİM: DOĞU BATI’DAN

Otto Pöggeler Doğu-Batı Diyalogu: Heidegger ve Lao-Tzu

HAY BİN YAKZAN-ROBINSON CRUSOE

Halis Çetin Çatışma ve Diyalog Tartışmaları Arasında İki İnsan, İki Medeniyet (Hay Bin Yakzan/Doğu-Robinson Crusoe/Batı)

HUNTINGTON

Samuel P. Huntington Sağlam Milliyetçilik Samuel P. Huntington Medeniyetler Çatışması mı?

HUNTINGTON’A CEVAP

Edward W. Said Cehaletin Çatışması

“MEDENİYETLER ÇATIŞMASI”

Bayram Soy Birinci Dünya Savaşı’ndan İkinci Irak Savaşı’na Orta Doğu: Medeniyetler Çatışması mı, Çıkar Mücadelesi mi?

Şener Aktürk Braudel’den Elias’a ve Huntington’a “Medeniyet” Kavramının Kullanımları

Atalay Gündüz Medeniyetler Çatışması ve Türk Batılılaşmasının İmkânsızlığı

Dilek İmançer Medeniyetler Çatışması ve Hollywood

Bihter Çarhoğlu Medeniyetler Çatışması ve Batı Medyasında İslâm Söylemi: Almanya Örneği

KİMLİK

E. Fuat Keyman Kültürel Kimlik Olgusunu Yeniden-Düşünmek

TÜRK DÜŞÜNCESİ

Hilmi Ozan Özavcı Prens Sabahaddin’in Fikrî Kaynakları: Le Play ve Toplum Bilim

KENZ

Ali Utku Vico’nun Yeni Bilim’i: Tarihsel Bilimleri Yeniden Düşünmek

DAVUD, GOLYAT’A KARŞI 

Soğuk Savaş’ın ardından, “Medeniyetler Çatışması” başlığıyla sıra dışı bir şöhrete kavuşan Samuel P. Huntington, o günden bu yana gündemden düşmeyecek bir tezin hararetle tartışılmasına vesile oldu. Yeni rüzgârların estiği bir zamanda Huntington, teorisine dayanak sağlayacak konjonk­türel bir çıkış yakalamıştı. Sovyetler Birliği dağılmış, birbiri ar­dınca yeni devletler kurulmaya başlamıştı. Batı’nın Bosna’daki soykırımı ürkütücü bir sessizlikle karşılaması dahil, Balkanlar’da eski dramatik günlere geri dö­nülmüştü. Dünyanın dört bir tarafında siyasi tehditler yük­seliyordu. Uzak Doğu ülkelerinde ekonominin taze gücü keşfedilmişti ve başta Wallerstein ekolü olmak üzere bu ülkelerin kaç yıl sonra güç den­gelerini nasıl alt üst edeceğine dair tahminler yürütülüyordu. Sıcak çatış­maların merkezi Orta Doğu’ydu ve yeni ideolojiler oluşturulurken 90’lı yılların en işlevsel terimi “fundamentalizm” keşfedilmişti. Terör, modern akla hitap etmekteydi ve terör eylemi sanılanın aksine şok edici, tanımlanamaz ve kaynağı belirsiz bir eylem değildi. Amerika’nın görevi tüm bu hızlı deği­şimleri “savaş ekonomisi” içinde birer birer eritmekti.

İşte böyle bir ortamda Huntington, pek yakın bir gelecekte patlak ve­re­cek olan muhtemel bir savaşı ilân ediyordu. İç karartıcı bir savaşın tas­vi­rini yapmaktan öte bir adım değildi bu. Bundan böyle ittifaklar mensup olunan medeniyetlere göre tayin edilecekti. Öyleyse, Westphalia Ba­rı­şı’ndan itibaren süregelen uluslar arası güç ve çıkar ilişkileri bir yana itilip, yeni bir Mukaddes İttifak mı kurulacaktı? Huntington, geleceğin sa­va­şını kültürel ve dinî katmanlara ayırmıştı. Modern dünyada din moti­vasyonu yüksek bir güçtür derken esasen Haçlı savaşlarının ölü toprağını üzerimize seriyordu. Dini “tutku” boyutuyla ele alıyor, ideal bir savaş ta­sarımının eksikliklerini geçmişten tamamlıyordu. Medeniyet bakımından merkezî önem taşıyan bölgelerde cepheler açmaktaydı. Slavlar pençesini gösterecek, iki bin yıllık Konfüçiyan husumet yeniden dirilecek, Davud ile Golyat ezelî mücadelesine tekrar geri dönecekti. Yüksek bir senteze sa­hip olmakla övünen medeniyetler şimdi birbirini mi boğazlayacaktı? Da­ha en başta “Medeniyetler Çatışması” terimi kulakları tırmalarken, me­deniyetin kendi dışındaki unsurlarla kaynaşması ölçüsünde bir mede­niyet olarak telakki edilebileceği gerçeği unutuluyordu.

Huntington, ünlü tezini ortaya attığında eşzamanlı olarak farklı çev­reler tarafından sert biçimde eleştirilmekte gecikmedi. Teorisindeki elça­buk­luğu ve medeniyetleri sınıflandırmasındaki aceleciliği gözden kaça­cak gibi değildi. Kehânet yüklü senaryo, siyaset biliminin zayıf di­liyle kaleme alınmıştı. Kimi yerlerde uygarlık tarihinin yüzeysel bilgile­rine yer veriliyor, kimi yerlerde tarihsel düşmanlıklar canlı tutulmaya çalışı­lıyor­du. Huntington’da, Bernard Lewis’in yaşlı ve muhafazakâr öfke­sini gör­mek mümkündü ve çoğu yerde fark etmeden oryantalizmin imzası kul­la­nılıyordu.

Gene de Huntington, bir noktada haklıydı. “Medeniyetler Çatışması” te­zi, Batı’nın güç kaybını dile getirmekteydi. Güncel sorunların başında Av­rupa’nın yeniden üretmekte zorlandığı değerler vardı. Batılı kültür ve Batılı olmayan kültürler arasına derin bir ayrım konulmuştu ve toplumla­rın batılılaşmadan nasıl modernleşebileceği sorusu sorulmaktaydı. Huntington’ın “negatif” tezini gündeme getirmek ideal medeniyet pa­ra­digmaları tartışmasının dışında yer alır. Bu tür spekülasyonlarla, sadece düşüncenin hayaletleriyle karşılaşabiliriz. Dünya topyekûn bir felâkete sü­rüklense de, düzeni kaostan çıkarma çabası düşüncenin ufkunu daralt­maktadır. Herhangi bir siyasi teorisyen gelecek için daha çok iyi niyet bes­lemelidir.

Huntington’a karşı bir alternatif olarak takdim bölümünde su­nulan yazıda Otto Pöggeler, insanı, doğayı ve medeniyetler arasındaki farklılıkları anlamak bakımından sözü edilen iyi niyeti ve olması gereken derin çabayı göstermektedir. ||||

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 14,40
3₺ 4,80₺ 14,40
6₺ 2,40₺ 14,40
9₺ 1,60₺ 14,40