İndirim

Sayı 43: Şiddet

Stok Durumu: Stokta Yok

KDV Dahil: 18,00 TL 14,40 TL
KDV Hariç: 14,26 TL
Miktar:
Etiketler: dergiler

EBU GARİP’TEN SONRA

PINAR UYAROĞLU YILDIZ Ebu Garip İşkence Fotoğrafları: Şiddetin Politik İkonografisi

ORTA ÇAĞ

T. TOLGA GÜMÜŞ Orta Çağ Avrupa’sında Şiddet: Toplumsal Değişim ve Şiddetin Yeniden Yapılanışı

ŞİDDET

GÜLBANU ALTUNOK Şiddetin Eleştirisi Olarak İktidar: Arendt ve Foucault

TAHİR KARAKAŞ Nietzsche’nin Şiddeti

METİN BAL Rousseau ve Şiddetin Kaynağı Olarak Eşitsizlik

KEMAL BAKIR Anarşizm, Bilim ve Şiddet: “Mihail Bakunin”

ARMAĞAN ÖZTÜRK Bir Haklı Savaş Tartışması: Şiddet Meşru Olabilir mi?

ÖZGE ERŞEN Psikanalitik Bir Deneme Şiddet: Öteki’nin Yıkımı

G. GÜRKAN ÖZTAN Şiddetin Modern Meşruiyet Zemini: “Ulusun İntikamı”

ALİYE MAVİLİ AKTAŞ Aile İçi Şiddet

MEDYA

SÜREYYA ÇAKIR Medya ve Şiddet

SİNEMA

ORHUN YAKIN Nedensiz Şiddet

İNTİHAR

NURGÜN OKTİK Bireysel Bir Şiddet Olarak İntiharın Sosyolojik Açılımı

TERÖR

AHMET KAVLAK Terör ve Meşru Terör

DİSİPLİN

JOHN O’NEILL Disiplin Toplumu: Weber’den Foucault’ya

ŞİDDET

“Bugün Rabbın öç günüdür; ve akıntılar zifte dönecek, toprak yanan zift olacak. Gece gündüz söndürülmeyecek, kuşaklar boyu yanıp duracak; saka onu eline geçirecek,  baykuş ve karga orada yerleşecek; üzerine boşluğun şakülü asılacak. Soyluları oradan çağırdıklarında hiçbiri orada olmayacak; ve saraylarında dikenler bitecek, çakallara yuva ve baykuşlara avlu olacak”
Eski Ahit

Şiddetin genel bir tanımını vermeden önce onu kendi içinde aramalıyız. Şiddet, her zaman gizli ve karanlık bir doğaya sahip olmuştur. O, doğrudan kendini teşhir ettiği yerlerde bile acımasız derinliğini saklamıştır. Öyle ki yaşanılan şiddetin tamamı bilinmemektedir ve bu gerilimli gücün sınırlarını ölçme imkânı yoktur. Ancak, bazen o, doğanın bozulan görüntüsü olarak karşımıza çıkacak, bazen de insanlığın bir çürüme hali olarak derin bir şekilde hissedilecektir.

Bugüne gelene kadar şiddet, farklı toplum ve kültürlerde daima kazana­cağı bir oyunun içinde yer almıştır. Doğanın eşitsizliği ve insanların sonradan ürettikleri eşitsizlik bu oyunun kurallarını belirlemiştir. Birinden kurtulmaya çalışıldığı takdirde diğeri hep acımasızlığını göstermiştir. Şiddetin tüm biçimlerine karşı direnmek kuşkusuz insani bir erdemdir ama aşırı bir soyutlamaya gidildiğinde, temeldeki yozlaştırıcı unsurlar fark edilmeyecek, şiddete karşı şiddet uygulamak gibi bu sefer karşıt-şiddet modellerinin tuzağına düşülecektir.

Şiddete karşı her türlü cephe alabilmek mümkün. Tabii kendi çelişkisini de içinde barındırarak… Uluslararası barıştan yana olduğunu iddia eden biri, belli bir süre sonra çözüm adına ortak bir şiddet tekelinin üretilmesini önerecektir. Tüm bilinen savaş görüntülerine rağmen, siyasi pro­pagandanın temel kurallarından biri, sanki barışa çok az bir zaman kal­mış gibi, yaşanan handikabın derecesini hafifletmek, savaşın açık ve doğal olan dilini siyasetin yapay diliyle değiştirmektir.

Felsefi bakımdan, insan varoluşu şiddeti karşılamakta çoğu zaman acemi davranmıştır. Kişi kendi sesini dinlediğinde bile, pek hassas olarak tanımladığı dünyasında sert bir üslûbun yankılarını bulacaktır. Birbirinden ba­ğımsız derin boşluklar ortaya çıkaran içsel sesin yükselen ve alçalan ritimleri, dünyanın tamamında bir uyumsuzluk görecek fakat kendi içinde uyumu yakalayacak iradeyi henüz ortaya koyamayacaktır. Şiddete bağlı olan bu içsel savaş tutsak edicidir. Doğrudan kişinin kendisini hedef alır. Engelleyici bir kuvvet olarak açığa çıkmıştır. Var olmayan bir varlığı ta­şı­mak, hiç olmayan bir şeyin ağırlığı altında ezilmek kadar müthiş bir bas­kı uyandırır.

Geçmişe dönüldüğünde, tarihi şiddetten ayrıştırmak anlamsızdır. Bilâkis tarihin hız kazandığı, parlak sayfalara dönüştüğü devirlerde hiç de masumiyet dolu anlar yaşanmamıştır. Saf bir tarih edinme arayışı özünde sakattır çünkü böyle bir mutlaklaştırmaya gidildiğinde şiddetle birlikte güç, otorite ve iktidar kavramları görmezlikten gelinecek ve tarihi oluşturan en önemli unsurlar tamamen yok edilecektir.

Şiddetin gündelik yaşamın akışına çabucak karışmaması için ortada herhangi bir neden yoktur. Artık o, bizi uykumuzdan uyandıracak sebeple­rin arasında yer almamaktadır. Onun bir tüketim malzemesi değerindeki yeni görevi hayatın ‘keyif’li unsurlarına ‘heyecan’ ve ‘renk’ katmaktır. Bi­reysel şiddetin tatmin imkânı bulmadığı yerlerde daha geniş çaptaki ka­la­balıkların öfkeleri devreye girecektir. Körelmiş duygular sonu bitmez bir hınç ve nefretle daima teskin edilme ihtiyacı içindedirler. Böylelikle kü­çük şiddet parçacıkları halinde uygarlığı da kötürüm koltuğuna oturtan za­man, bütün tekil vahşetleri aynı anda unutturarak insan iradesini olumsuz bir kuvvetin ellerine teslim edebilmektedir.

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 14,40
3₺ 4,80₺ 14,40
6₺ 2,40₺ 14,40
9₺ 1,60₺ 14,40