GOETHE DER Kİ.. - J. Wolfgang von Goethe
R20 “Goethe der ki…”… Çok yönlü ve evrensel bir sanatçı düşünüldüğünde akla gelebilecek ilk isim 'Goethe' olmalıdır.
Ve belki de bu yüzden, onun uyarı ve öğütlerine dikkatle kulak kabartmalıdır.

Kendi hayatının mimarı olabilmek, Goethe'nin üzerinde durduğu temel uğraşılardan biriydi. Kültürlü bir Alman burjuvası için Goethe adı, kişinin “kendini inşa” çabasıyla neredeyse özdeşleştirilmiştir. Goethe, ele aldığı hangi konu olursa olsun doğaya bir tanrı gözüyle bakmayı denemiştir. Bu tanrısal bakışın neticesi olarak, insanın hangi dünyada yaşadığı böylesine kapsamlı bir şekilde deneyimlenmiştir.
Goethe'de hiçbir şey rastlantı değildir ve her varlık aklı, duyguları, hedefleri ölçüsünde bir amaca hizmet eder.
 
MARX ve HEGEL ÜZERİNE ÇALIŞMALAR - Jean Hyppolite

R19 Jean Wahl ve Alexandre Kojève ile birlikte, Fransa'da Hegel'in felsefesinin yayılmasını ve uzun  denebilecek bir süre boyunca düşünce dünyasına hükmetmesini sağlamış olan 20. yüzyılın önemli  düşünürlerinden biridir Jean Hyppolite.  Onu bu derece önemli kılan, Hegel'in Fenomenoloji'sini 1946  yılında Fransızcaya çevirmiş olmasının yanısıra, Hegel çalışmaları açısından halen vazgeçilmez bir  nitelik taşıyan 1947 yılında yayımladığı Genèse et structure de la Phénoménologie de l'esprit de Hegel  başlıklı çalışmasıdır.

 
HEIDEGGER Ed: Özgür Aktok & Metin Bal

R14 Bir isimden fazlası yoktu aslında ortada; ama bu isim Almanya'yı
baştan başa adeta gizemli bir kral hakkındaki söylenti gibi dolaşmaktaydı…
Bu yüzyılın tinsel çehresini belirlemeye yardım eden, var
olduğundan haklı nedenlerle kuşku duyacağımız şey bir “Heidegger
felsefesi” değil, “Heidegger'in düşünüşü”dür…

 

 

 

 
BAŞKASI OLARAK KENDİSİ - Paul Ricoeur
R16 'Ne Kendi Kimseye Benzer Ne Kimse Kendisine'

“20 Mayıs 2005'te hayata gözlerini yuman Paul Ricœur batı felsefesinin 20. yüzyıldaki en verimli temsilcilerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Eserleriyle ölümsüzleşen düşünürün beka kubbesindeki yankısı, adını filozoflar kitâbesinin mahsûs mahallinde silinmez bir satıra oymayı zorunlu kılar.
Ricœur'ün kaleme aldığı pek geniş hacimli felsefî tefekkür külliyâtı içerisinde gözkamaştırıcılığıyla dikkat çeken en alımlı eserlerden biri de Başkası olarak Kendisi başlığını taşıyan bu kitabdır.
 
ESKİ DÜNYAYA YENİ BİR BAKIŞ - Oğuz Adanır
R15 Geçmişin devasa gölgesinden bakıldığında, her toplum kendi benzersiz yolculuğuna çıkmıştır. Bu yolculuk içinde farklı ilişki türleri, zihinsel ve estetik kalıplar, inanç ve yaşam tarzları kendine ait olan renkleri ve peyzajları üretmişlerdir.

“Zihin yapısına ilişmeden, hiçbir toplumda hiçbir önemli yenilik beklenemez.” Başka bir ifadeyle, bir toplumu kavramanın en iyi yolu onun zihin yapısını ayrıntılı biçimde çözümlemekten geçer.

 
ORADA SAAT KAÇ? - Serge Gruzinski
R13 Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan biri Amerika'nın keşfi konusunda ne düşünüyordu? Peki Yeni Dünya'da yaşayan biri Osmanlı hakkında ne düşünüyordu?

Orada Saat Kaç?, XVI. yüzyılda uzak coğrafyalarda, farklı tarihsel ve toplumsal yapılar içerisinde yaşayan fakat aynı dünyayı paylaştıklarının farkında olan iki insanın, Meksikolu Heinrich Martin ve İstanbullu isimsiz bir yazarın birbirlerini anlama çabalarını anlamaya çalışan bir kitap.

 
GILLES DELEUZE
R18

“Deleuze?...Birçok bakımdan bu, Gilles Deleuze’ün kendisinin de sormuş olabileceği bir soru. Deleuze, hiçbirşeyi olduğu gibi kabul etmezdi ve hayatının gücünün ama yalnızca insan hayatı değil, her türlü hayatın gücünün sorunlar geliştirme gücü olduğunda ısrar ederdi…”

Claire Colebrook son derece akıcı bir üslupla kaleme aldığı bu çalışmasında, Deleuze yorumcularının çoğunlukla yaptığı gibi Deleuze'ü kronolojik olarak ele almıyor. Yapıtlarını bir bir irdelemek yerine; Deleuze'ün özgün terminolojisi ve kavramları üzerinde duruyor. Deleuze çalışma hayatı boyunca aynı kavramları farklı bağlamlarda tekrar tekrar geliştirmiş bir felsefeci

 

 
TARİHSEL SOSYOLOJİ - Elisabeth Özdalga
R5
Philip Abrams, Tarihsel Sosyoloji’yi şu şekilde tanımlar: “Tarihsel sosyoloji, geçmiş ile bugün arasındaki ilişkiye evrimsel gelişim şemaları giydirmeye çalışma meselesi değildir. Yalnızca bugüne bir tarihsel arka plan tanıtma meselesi de değildir. Bir yandan kişisel faaliyetler, diğer yandansa toplumsal örgütlenme arasında, zaman içinde bilinçli bir biçimde inşa edilmiş olan ilişkiyi anlamaya dönük bir çabadır. Tarihsel sosyoloji, sürekliliğe sahip olan bu inşa sürecini toplumsal çözümlemenin odak noktası haline getirir. Bu süreç pek çok farklı bağlamda; kişisel biyografiler ve kariyerler, uygarlıkların yükseliş ve çöküşleri, devrim ya da seçim gibi belirli olayların ortaya çıkışı ya da işçi sınıfı oluşumu ya da refah devletinin yaratılması gibi belirli gelişmeler bağlamında ele alınabilir”.
 
ESKİ TÜRK TOPLUMU ÜZERİNE İNCELEMELER - Ümit Hassan
R6

Şamanlık inanç sistemi, kökeni ve temel özellikleriyle, tek tek kandaş topluluklar bakımından ve hayat tarzı olarak kandaş toplum bakımından arkaik bir asla dayanır; dünya gelişimi bakımından tarihöncesi’ne ait'tir; yeryüzünde hiçbir uygarlığın (medeniyet) mevcut olmadığı dönemin ürünüdür ve societas’la bütünleşir.

Hattâ, şamanlığın oluşum serüveni, takvimsel zaman bakımından, uygarlığın doğuşundan (Mezopotamya-Sümer) en az 20.000 ilâ 25.000 yıl öncesinde başlar.

 





 

 
HALİL İNALCIK ARMAĞANI 1. CİLT - Halil İnalcık
R7
Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri…Dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiş konu üzerinde bize sadece tefekkür etmek düşer.
Immanuel Wallerstein

Köprülü ve Barkan zamanın büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi…

Bernard Lewis

 
«BaşlangıçÖnceki123456SonrakiSon»

Sayfa 1 / 6

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 52: Osmanlılar II

  GİRİŞHALİL İNALCIK Osmanlıların Trakya’ya Yerleşmesi OSMANLI VE AVRUPA ÖZLEM KUMRULAR Avrupa’nın İnşasında Osmanlı Etkisi: Habsburg Gücüne Karşı Osmanlı-Fransız İttifakının Avrupa’daki Fransa İmajina Katkısı veFransa’nın Majestik Orbis Christianus İdeasının Çöküşündeki...

News image

Sayı 51: Osmanlılar I

“Bizans, Türk, İran ve İslâm gelenekleriyle beslenen ve yenilikçi kapasitesinden güç alan Osmanlı İmparatorluğu Ortaçağ’dan Yeniçağ’a geçişin mükemmel bir örneği olarak karşımıza çıkar. Bu ikili yapı, Hıristiyanlık açısından bakıldığında...

News image

Sayı 49: Romalılar

Ülke ve şehirlerin zengin mekân anlayışı, güçlü bir merkez duygusu ile iç içedir. Konumları itibariyle New York, Paris, Londra, Floransa, Venedik, İstanbul gibi şehirler değişik yüzyıllarda dünyaya bir ‘merkez’den...

News image

Sayı 48: Kişinin Kendisiyle Savaşı

  “Keşişler” diyor Kierkegaard, “dünyanın tarihini anlatmayı hiçbir zaman bitiremediler, çünkü hep dünyanın yaratılmasıyla işe başladılar”…Kişi kendi doğası ile sahici bir ilişkiye girdiği andan itibaren, yakından tanımaya çalıştığı varlığının, esasen...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

GOETHE DER Kİ.. - J. Wolfgang von Goethe

“Goethe der ki…”… Çok yönlü ve evrensel bir sanatçı düşünüldüğünde akla gelebilecek ilk isim 'Goethe' olmalıdır.Ve belki de bu yüzden, onun uyarı ve öğütlerine...

News image

MARX ve HEGEL ÜZERİNE ÇALIŞMALAR - Jean Hyppolite

Jean Wahl ve Alexandre Kojève ile birlikte, Fransa'da Hegel'in felsefesinin yayılmasını ve uzun  denebilecek bir süre boyunca düşünce dünyasına hükmetmesini sağlamış olan 20. yüzyılın...

News image

HEIDEGGER Ed: Özgür Aktok & Metin Bal

Bir isimden fazlası yoktu aslında ortada; ama bu isim Almanya'yıbaştan başa adeta gizemli bir kral hakkındaki söylenti gibi dolaşmaktaydı…Bu yüzyılın tinsel çehresini belirlemeye yardım...

News image

BAŞKASI OLARAK KENDİSİ - Paul Ricoeur

'Ne Kendi Kimseye Benzer Ne Kimse Kendisine'“20 Mayıs 2005'te hayata gözlerini yuman Paul Ricœur batı felsefesinin 20. yüzyıldaki en verimli temsilcilerinden biri olarak öne...