İndirim

Hyperion

Johann Christian Friedrich Hölderlin

Çeviren: Gürsel Aytaç

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 18,00 TL 13,50 TL
KDV Hariç: 12,50 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar

İnsanların sözlerini anlamadım hiç 
Tanrıların kollarında büyüdüm ben.

diyen şairin yazdığı tek romandır Hyperion. Hölderlin’in bu eserinde düş kırıklığına uğramış bir kahramanın ağıt niteliğindeki yaşamına tanıklık ederiz. Hyperion’un Bellarmin’e yazdığı mektuplar ve sevgilisi Diotima ile mektuplaşmalarından oluşan roman elbette bundan daha fazlasıdır. Varlıkların gerçek özünü tanıma, insanın büyük yalnızlığı, acı ve sevinçler, geçmişe duyulan özlem Hyperion’un ana temasıdır ve Alman romantizmiyle klasisizmi tek bir potada eritmesi bakımından dünya edebiyatının eşsiz eserleri arasında yer alır. Birçok şair ve yazar dünyada bulunmuş olmanın coşku ve trajedisini Hölderlin’in bu yarı mitsel, yarı edebî eserinde bulmuştur.  

Hyperion, Hölderlin’in öbür dünyaya, tanrıların yeryüzündeki görünmez vatanına olan gençlik rüyasıdır, hülyalı bir şekilde korunan, hiçbir zaman gerçek hayata tam anlamıyla uyanamadığı bir rüyadır: “Henüz seziyorum, bulamasam da” der ilk parçada; herhangi bir deneyim olmadan, dünyayı hiçbir şekilde tanımadan, hattâ sanat biçimlerine dair herhangi bir bilgiye sahip olmadan başlar o sezgili genç hayatı şiire dökmeye, onu henüz yaşamadan.

                                                       Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, “Hölderlin”
                                                       
İnsan varoluşu temelden “ozanca”dır. Biz şiiri, tanrıların ve nesnelerin özünün kurucu adlandırılması olarak anlıyoruz. “Ozanca barınmak” demek, tanrıların huzurunda bulunmak ve nesnelerin özünün yakınlığına sığınmak demektir.
 Martin Heidegger, “Hölderlin ve Şiirin Özü”

  • Çeviren: Gürsel Aytaç
  • Edebiyat
  • Fiyatı: 18.00 TL
  • 175 Sayfa
  • Ebat: 14 x 21
  • Ekim 2017 
  • ISBN: 978-975-2410-72-5
Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 13,50
3₺ 4,50₺ 13,50
6₺ 2,25₺ 13,50
9₺ 1,50₺ 13,50

Johann Christian Friedrich Hölderlin (1770-1843)
Alman şair. Klasik çağın ve romantizm akımının en önemli temsilcisi. Neckar kıyısında eski bir manastır köyü olan Lauffen’de dünyaya geldi. İki yaşındayken babasını kaybetti. Nürtingen’de okula başladı. 1788-1793 yılları arasında Tübingen Üniversitesi’ndeki İlahiyat Okulu’na devam etti ve eğitimini tamamlayarak papaz oldu. Hölderlin Lutherci Protestan papaz kimliğini uzun süre üzerinde taşıyamadı ama inancını hiçbir zaman yitirmedi. Ona göre “şair olmak, tanrılar­la insanlar arasında, rahiplerin yapabileceği bir aracılık görevini üstlenmek anlamına geliyordu”. 1793 yılında Friedrich Schiller ile tanıştı. Onun önerisiyle özel öğretmenlik yapmaya başladı. Neue Thalia dergisinde şiirlerini ve romanı Hyperion’un bir bölümünü yayımladı. Hölderlin’in eserlerinde Yunan mitlerinin etkisi çok güçlüdür ve Hyperion, Yunanistan’ın özgürlüğü için savaşan düş kırıklığına uğramış kahramanın ağıt niteliğindeki hikâyesidir. Hölderin şiirlerinde Klasik Yunan şiir biçimlerini Alman diline başarıyla uygulamıştır. Sophokles’ten yaptığı Antigone ve Oidipus Tyrannus çevirileri 1804 yılında yayımlanmıştır. Zaman zaman öğretmenlik yapmaya çalıştıysa da, geçirdiği ağır bunalımlar buna engel oldu. 1805 yılında beş ay rahatsızlığından ötürü gözaltında tutuldu. Yaşamının bundan sonraki bölümü ise deliliğin gölgesi altında geçti. Bu tarihten sonra iyileşme umudu kalmamıştı. Yaşadığı dönemde çok az tanınan Hölderlin, uzun bir süre tamamen unutuldu. Ancak 20. yüzyılın başlarında ülkesinde ve dünyada değeri yeniden anlaşıldı. Yalnızca edebiyat alanında değil, Hegel’den Heidegger’e uzanan çizgide felsefe dünyasını derinden etkilemiştir.

Gürsel Aytaç
Eskişehir doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde Alman Dili ve Edebiyatı ile Latin Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. Aynı fakültede Alman Dili ve Edebiyatı Dalında asistan oldu. Uzun yıllar bu fakültede dersler verdi. “Hermann Hesse’nin Boncukoyunu Romanında Var Olma ve Oluş” konulu teziyle doktor, “Chr. Martin Wieland’ın Geschichte des Agathon Romanında Mutluluk” konulu Almanca yayınıyla doçent, 1975’te iki ciltlik Alman Edebiyatı Tarihi, “Romancı Yönüyle Heinrich Böll”, “Thomas Mann’ın ‘Büyülü Dağ’ ve ‘Lotte Weimar’da, Romanlarındaki Edebî Kişiliği” kitaplarıyla profesör oldu. Alman, Avusturya ve İsviçre edebiyatlarından modern ve klasik pek çok yazarı Türkçeye kazandırmış, onlar hakkında yazılar yazmıştır. Karşılaştırmalı edebiyat biliminin Türkiye’de yerleşmesine katkıları büyüktür. Do­ğu Batı Yayınları’ndaki öteki çalışmaları: Ricarda Huch, Alman Romantizmi, (Çeviri, 2005), Schiller, (Derleme ve Çeviri, 2008), Georg Simmel, Tarih Felsefesinin Problemleri (Çeviri, 2008), Goethe Der ki… (Derleme ve Çeviri, 2010), Yeni Çağ Alman Edebiyatı (2012), Çağdaş Alman Edebiyatı (2012), Çağdaş Türk Romanı Üzerine İncelemeler (2012), Novalis, Fragmanlar (2014), Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi (Telif, 2016), Genel Edebiyat Bilimi (2016), Edebiyat Eleştirisine Eleştirel Bir Bakış (2017).