İndirim

Eğitim Felsefesi

Hilmi Ziya Ülken

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 27,00 TL 20,25 TL
KDV Hariç: 18,75 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar

Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır. İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır. Çocuğu tanımak, tarihi, medeniyeti, Kültürü tanımak kadar güçtür. Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür. Dinler, ahlak sistemleri, felsefeler, her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir.

Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır. Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak, daha az kategorik, daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur. Buradan pedagoji, eğitim bilimi, çocuk psikolojisi, pedoloji, çocuk fizyolojisi vb. dalları meydana gelmiştir. Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir. Yalnız Yunan felsefesinde değil. Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır.

Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici, bir kısmı tutucu, bir kısmı gelenekçidir. Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce, ilerici olmamak kabil değildir.

Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak, onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için “insanî”dir. Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı, bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için “milli”dir.    

 

  • Ocak 2014
  • 391 sf.
  • ISBN: 978-605-5063-07-8
  • Ebat: 15.5*23.5
  • Karton Kapak 2. Hamur 

 

Yazar hakkında:

HİLMİ ZİYA ÜLKEN 

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager dok­tordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır.

Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefey­yüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Gençlik yıllarında ateş­li bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Ana­dolu Dergisi’ni çıkarır. Ana­dolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fa­kültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edil­di. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umu­mi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniver­site­si Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi.

Türkiye’ye dönüşünden hemen son­ra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tari­hî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstan­bul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir işti­­hay­la kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. Yüzlerce ma­kale yazdı, kitaplar hazırladı, çevi­riler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı.

Dergiler yayım­ladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardık­ları hü­manist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi gös­termediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tari­hi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefe­si, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen pro­filinin dışındaydı. Sanatçı duyarlılı­ğıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuş­malar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı.

Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’ler­de kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalış­­maları yaptı.

Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son de­rece genişti.

Hilmi Ziya Ülken, 5 Hazi­ran 1974’de yaşamını yitirmiştir.

Önsöz

Eğitim Felsefesi (Giriş) Doktrinlerin Tarihi I

Doktrinlerin Tarihi II

Doktrinlerin Tarihi III

İnsanın İki Yüzü I

İnsanın İki Yüzü II

Birey ve Toplum

Başkasında Var Olmak

Bireycilik ve Toplumculuktan Doğan Karşıt ve Yanlış Görüşler

İnsani Varlığın Özel Karakteri ve Ona Dayanan Eğitim

Kültür Çevreleri ve Eğitim

Kültürün ve Eğitimin Konstantları

Eğitim Yaşları

Ortaöğretim Yaşı

Ortaöğretimde Değerler Eğitimi

Düşünce Mekanizması Eğitim

Beden Eğitimi

Sonuç

Eğitimle İlgili Yazarlar Cetveli

Teknik Terimler Cetveli

Özel Adlar Dizini

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 20,25
3₺ 6,75₺ 20,25
6₺ 3,38₺ 20,25
9₺ 2,25₺ 20,25

HİLMİ ZİYA ÜLKEN

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager dok­tordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefey­yüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Gençlik yıllarında ateş­li bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Ana­dolu Dergisi’ni çıkarır. Ana­dolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fa­kültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edil­di. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umu­mi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniver­site­si Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen son­ra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tari­hî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstan­bul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir işti­­hay­la kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. Yüzlerce ma­kale yazdı, kitaplar hazırladı, çevi­riler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayım­ladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardık­ları hü­manist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi gös­termediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tari­hi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefe­si, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen pro­filinin dışındaydı. Sanatçı duyarlılı­ğıyla Posta YoluŞeytanla Konuş­malarYarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’ler­de kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalış­­maları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son de­rece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Hazi­ran 1974’de yaşamını yitirmiştir.