You need to upgrade your Flash Player.
AHLAKIN VE DİNİN İKİ KAYNAĞI - Henri Bergson

Ünlü Fransız filozof Henri Bergson’un düşünce tarihinde özgün bir yeri vardır. Bergson’a göre, gerçekten varolan şey madde, cansız varlık değildir; gerçeklik süredir ve bunu yalnızca sezgi kavrayabilir. Zaman bir birikimdir. Gelecek hiçbir zaman geçmişin aynısı olamaz, zira her adımda yeni bir tecrübe ortaya çıkar. Bergson, bilinçli bir varlık için var olmanın değişmek olduğunu kabul eder, zira değişmek olgunlaşmak demektir; olgunlaşmak ise, sonsuzca kendi kendini yaratmak demektir. Bu, yalnızca bilinçli insan varlığı için değil, fakat bütün gerçeklik için böyledir. Bergson gelişmeyi, ancak süre olarak anladığımız takdirde her şeyi berraklığa kavuşturabileceğimizi söyler.

I. Dünya Savaşı patlak verene değin gerçek bir Bergsonculuk modası yaşanmıştır. Pek çok yerde Bergsoncu felsefenin yorumları ve açıklamaları yayımlanıyordu. Çoğu kimse felsefede yeni bir gün doğduğu, başka birçok etkinliğin de böylece aydınlandığı inancındaydı. Edebiyatta Marcel Proust, Bernard Shaw’un yapıtlarında; siyasette Fransız sendikacı-düşünür George Sorel’in çalışmalarında; resimci, izlenimci Claude Monet’de; müzikte Claude Debussy’de; ayrıca Bergson’un yapıtlarında tinsel değerlere dayanak bulan pek çok dinsel düşünürde onun derin etkisi görülmüştür. William James, Bergson’un yapıtlarının tutkulu bir okuyucusuydu.

Bergson’un Ahlâkın ve Dinin İki Kaynağı’nda temel yaklaşımı durağan ile devingen arasında kurduğu temel karşıtlıktır. Bu karşıtlıklardan birinin kökleri zihindedir ve bilime, onun durağan, mekanik ülkülerine ulaşır, diğeri sezgiye dayalıdır, varlığını felsefecilerin, sanatçıların ve büyük mistiklerin yaratıcı atılımında (élan vital) bulur.

 

AHLÂKIN VE DİNİN İKİ KAYNAĞI
Henri Bergson


Çeviren: M. Mukadder Yakupoğlu
Fiyatı: 15 TL
Felsefe, 286 sayfa
ISBN 975-8717-07-3
IBAN 9 789758 717071
Ebat: 14 X 21
2. hamur, karton kapak
Ekim 2004


Birinci Bölüm
Ahlâksal Ödev

İkinci Bölüm
Statik Din

Üçüncü Bölüm
Dinamik Din

Dördüncü Bölüm
Son Açıklamalar
Mekanik ve Mistik

Dizin

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 52: Osmanlılar II

  GİRİŞHALİL İNALCIK Osmanlıların Trakya’ya Yerleşmesi OSMANLI VE AVRUPA ÖZLEM KUMRULAR Avrupa’nın İnşasında Osmanlı Etkisi: Habsburg Gücüne Karşı Osmanlı-Fransız İttifakının Avrupa’daki Fransa İmajina Katkısı veFransa’nın Majestik Orbis Christianus İdeasının Çöküşündeki...

News image

Sayı 51: Osmanlılar I

“Bizans, Türk, İran ve İslâm gelenekleriyle beslenen ve yenilikçi kapasitesinden güç alan Osmanlı İmparatorluğu Ortaçağ’dan Yeniçağ’a geçişin mükemmel bir örneği olarak karşımıza çıkar. Bu ikili yapı, Hıristiyanlık açısından bakıldığında...

News image

Sayı 49: Romalılar

Ülke ve şehirlerin zengin mekân anlayışı, güçlü bir merkez duygusu ile iç içedir. Konumları itibariyle New York, Paris, Londra, Floransa, Venedik, İstanbul gibi şehirler değişik yüzyıllarda dünyaya bir ‘merkez’den...

News image

Sayı 48: Kişinin Kendisiyle Savaşı

  “Keşişler” diyor Kierkegaard, “dünyanın tarihini anlatmayı hiçbir zaman bitiremediler, çünkü hep dünyanın yaratılmasıyla işe başladılar”…Kişi kendi doğası ile sahici bir ilişkiye girdiği andan itibaren, yakından tanımaya çalıştığı varlığının, esasen...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

GOETHE DER Kİ.. - J. Wolfgang von Goethe

“Goethe der ki…”… Çok yönlü ve evrensel bir sanatçı düşünüldüğünde akla gelebilecek ilk isim 'Goethe' olmalıdır.Ve belki de bu yüzden, onun uyarı ve öğütlerine...

News image

MARX ve HEGEL ÜZERİNE ÇALIŞMALAR - Jean Hyppolite

Jean Wahl ve Alexandre Kojève ile birlikte, Fransa'da Hegel'in felsefesinin yayılmasını ve uzun  denebilecek bir süre boyunca düşünce dünyasına hükmetmesini sağlamış olan 20. yüzyılın...

News image

HEIDEGGER Ed: Özgür Aktok & Metin Bal

Bir isimden fazlası yoktu aslında ortada; ama bu isim Almanya'yıbaştan başa adeta gizemli bir kral hakkındaki söylenti gibi dolaşmaktaydı…Bu yüzyılın tinsel çehresini belirlemeye yardım...

News image

BAŞKASI OLARAK KENDİSİ - Paul Ricoeur

'Ne Kendi Kimseye Benzer Ne Kimse Kendisine'“20 Mayıs 2005'te hayata gözlerini yuman Paul Ricœur batı felsefesinin 20. yüzyıldaki en verimli temsilcilerinden biri olarak öne...