İndirim

Dünyanın Anlamsızlığı Üzerine

Francesco Petrarca

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 20,00 TL 15,00 TL
KDV Hariç: 13,90 TL
Miktar:

Francesco Petrarca bir seyahati esnasında elinden hiç düşürmediği Aziz Augustinus’un İtiraflar kitabının bir sayfasını rastgele açtığında okuduğu cümleden çok etkilenir: “Et erunt homines admirari alta montium et ingentes fluctus maris et latissimos lapsus fluminum et oceani ambitum et gyros siderum et relinquunt se ipsos” (…ve insanlar dağların yüksekliğini, denizlerin dev dalgalarını, nehirlerin geniş yataklarını, okyanusların enginliğini, hattâ yıldızların yörüngelerini hayranlıkla izlerler, lâkin kendilerini ihmal ederler…)

Yapıt, Petrarca ile Aziz Augustinus’un Hakikat huzurundaki üç konuşmasından oluşan otobiyografik bir incelemedir. Petrarca bu yapıtta, dünya işlerinde kendinden başka bir şey düşünmeyen ve yanlışlar yapan insanın bile Tanrı’ya ulaşabileceği umudunu dile getirir. Böylece manevi “sorun”unu kendine özgü bir bakış açısıyla, hümanist din ve ahlâk anlayışı içinde bir çözüme ulaştırmıştır.


  • Yazar: Francesco Petrarca
  • Kitabın Başlığı: Dünyanın Anlamsızlığı Üzerine
  • Orijinal Başlık:  Secretum Meum
  • Çeviren: Timur Guda [İtalyanca]
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 217; Felsefe Dizisi - 63
  • Basım Bilgileri: 1. Basım / Kasım 2018
  • Sayfa Sayısı: 165
  • ISBN: 978-605-2133-48-4
  • Boyutları: 14 x 21

Önsöz
Secretum Meum Hakkında

Dünyanın Anlamsızlığı Üzerine

Giriş
Birinci Söyleşi
İkinci Söyleşi
Üçüncü Söyleşi

Francesco Petrarca (20 Temmuz 1304 - 18/19 Temmuz 1374)

Yaşadığı dönemin en büyük bilgini sayılan İtalyan hümanist ve şair. Öğrenimine Fransa’daki Carpentras’da başladı. Daha sonra hukuk öğrenimi görmek üzere Montpellier Üniversitesi’ne gönderildi. Ardından öğrenimini Bologna Üniversitesi’nde sürdürdü. Petrarca’nın bilinen ilk şiirleri, annesinin ölümü üzerine Montpellier ve Bologna’da yazdıklarıdır. Bu sırada, bir yandan klasik yazarlara duyduğu hayranlık ve klasik şiir bilgisi artarken, bir yandan da yerel dil İtalyancasıyla yazılan yeni şiire ilgi duymaya başladı. Laura adlı yüceltilmiş sevgiliye yazdığı şiirleriyle de Rönesans lirik şiirinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Laura’yı ilk kez 1327’de Avignon’daki St. Clare Kilisesi’nde görüp âşık olmuştu ama ulaşamadığı bu kadının kimliğini hiçbir zaman açıklamadı. Bu aşkı anlatan İtalyanca şiirlerini topladığı Rime’yi (Şiirler) yerel dilde yazılmış olduğu için küçümsüyormuş gibi görünmesine karşın, yaşamı boyunca genişletti.

Petrarca klasik kültür ile Hıristiyanlık arasındaki sürekliliğin kararlı bir savunucusuydu. Klasik kültürü zengin bir vaat, Hıristiyanlığı onun ilahi tecellisi olarak görüyordu. Görünüşte çelişen bu iki ideali bir senteze ulaştırmasıyla, Avrupa Hümanizmi olarak bilinen hareketin kurucusu ve önemli bir temsilcisi olmaya hak kazanmıştır.

Eserlerinden Bazıları: Epistolae metricae (Manzum Mektuplar); De viris illustribus (Ünlü Kişiler Üzerine); De vita solitaria (Yalnız Yaşam Üzerine); De Otio religioso (Dinsel Huzur Üzerine); De sui ipsius et multorum ignorantia (Kendimin ve Başkalarının Cehaleti Üzerine).