İndirim

Tanrıların Doğası

Marcus Tullius Cicero

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 25,00 TL 18,70 TL
KDV Hariç: 17,40 TL
Miktar:

Tanrıların Doğası adıyla Türkçeye kazandırılan Marcus Tullius Cicero’nun de Natura Deorum adlı yapıtında Klasik Yunan döneminde temelleri atılan ve gelişen, ardından Roma Döneminde de kabul gören ancak yeterince açık olmayan felsefi düşünceler bir kez daha açıklanmıştır.

Latin Dilinin tüm inceliklerini bilen usta bir hatip olmasının yanı sıra toplumda uzlaşmaya ve uyuma önem veren Cicero’nun bu yapıtı, konularında uzman ve yetkin kişilerin karşılıklı konuşmaları biçimindedir. Kemale ermiş kişilerin anlatımıyla ele alınan konular ayrıntılı ve anlaşılır biçimde ortaya konmuştur.

Cicero bu yapıtındaki sistemli anlatım biçimiyle günümüzde bile zor gibi görünen konuların, Eskiçağdaki üç felsefe okulunun (Epikuros, Stoa ve Akademeia) görüşlerinin kolayca anlaşılmasına katkıda bulunmuştur.


  • Yazar: Marcus Tullius Cicero
  • Kitabın Başlığı: Tanrıların Doğası
  • Orijinal Başlık:  De Natura Deorum
  • Çeviren: Gül Özaktürk, Ü. Fafo Telatar [Latince]
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 223; Felsefe Dizisi - 65
  • Basım Bilgileri: 1. Basım / Kasım 2018
  • Sayfa Sayısı: 223
  • ISBN: 978-605-2133-54-5
  • Kapak Resmi: Cicero, Adalet Sarayı, Roma.
  • Boyutları: 14 x 21

İkinci Baskıya Önsöz
Giriş

Tanrıların Doğası

Birinci Kitap
İkinci Kitap
Üçüncü Kitap
De Natura Deorum Kitabından Eskiçağ Yazarları Aracılığıyla Günümüze Kalanlar

Kaynakça
Açıklamalı Dizin

Marcus Tullius Cicero (MÖ 106 - 43)

Marcus Tullius Cicero yaşamı boyunca ut conclave sine libris, ita corpus sine anime (Kitapsız oda, ruhsuz beden gibidir) özdeyişini kendine ilke edinmiştir. Öğrenmek ve öğrendiklerini yazıya dökmek onun yaşam biçimidir. İlk gençlik yıllarında avukat olarak adından söz ettirmiş, ancak bununla yetinmeyip bilgisine bilgi katmak amacıyla Roma’dan ayrılmış, Ege adalarında ve Batı Anadolu’da ünlü hocaların derslerini izlemiştir. Roma’ya döndüğünde bir homo novus olsa da, yeteneği ile birleştirdiği bilgileri onu Roma kamu yaşamının en yüksek görevi olan konsüllüğe kadar ulaştırmıştır. Ardından yaşamında sıkıntılı ve çalkantılı yıllar başlamış, Roma’dan uzaklaşmak zorunda kalmıştır. Senato’nun ve yurttaşların desteği ile Roma’ya çağrılmış, ama beklentilerinin dışında gelişen siyasi olaylar onu devlet işlerinden yaşamının son yılına kadar uzak tutmuştur. Bu süre içinde Cicero, öğreterek insanlara yararlı olmak düşüncesiyle okuyucusuna felsefeyi sevdirmeyi, onların iyi ve mutlu insan olmalarını sağlamayı amaçlamıştır. Gençlik yıllarında tanımaya başladığı Yunan felsefesini, Romalı okuyucuya Yunanca kavramların yerine kendisinin türettiği Latince terimlerle aktarmış ve Roma felsefesine büyük katkıda bulunarak yaşam ilkesinden hiç ödün vermemiştir.