İndirim

Foucault'yu Unutmak

Jean Baudrillard

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 9,00 TL 6,75 TL
KDV Hariç: 6,25 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar

Niçin Foucault'yu unutmalıyız? Baudrillard'a göre Foucault'nun söylevi iş işten geçtikten sonra ortaya çıkan bir mesih, iş işten geçtikten sonra yapılmaya çalışılan bir devrim gibi, iş işten geçtikten sonra verilmiş bir söylev olma özelliğine sahiptir.

Foucault'nun cinsellik, iktidar, baskı, arzu, delilik vb. konularla ilgili olarak bu kadar güzel ve kusursuz bir söylev çekebilmesinin kökeninde bütün bu konuların ve kuramların günümüzde anlamlarını yitirmiş olmalarının yattığını söyleyen Baudrillard, böylelikle Foucault'nun söylevinin gerçekliği kapsayan bir evrene değil, bir simülasyon evrenine ait olduğunu ve bu yüzden onu bilimsel bir çözümlemeden çok bir “vakayiname” (chronique) olarak nitelendirmenin daha doğru bir şey olacağını iddia etmektedir.

Foucault'yu Unutmak'ta Marksizm ile birlikte Psikanaliz, Lacan ve Deleuze de eleştirilerden payını alır. Baudrillard, “yükte hafif pahada ağır” bu kısa metinle ülkesinde akademik kurumlar tarafından aforoz edilmeyi çoktan göze almıştır bile...

  • Çeviren: Oğuz Adanır
  • Sosyoloji
  • Fiyatı: 9.00 TL
  • 75 Sayfa
  • Ebat: 14 x 21
  • 2. Baskı, Ekim 2017
  • ISBN: 978-975-8717-98-9
Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 6,75
3₺ 2,25₺ 6,75
6₺ 1,13₺ 6,75
9₺ 0,75₺ 6,75

JEAN BAUDRILLARD (1929-2007)

Fransız kültür kuramcısı, başlıca ilgisi simülasyona veya hiper “gerçeklik”e postmodern sapma olmuştur. Baudrillard’a göre simülakranın postmodern kültürdeki üstünlüğü gerçeğin yitirilişi açısından semptomatiktir. Artık gerçek dünya ile imgeleri arasında ayrım yapma becerisine sahip değilizdir. Sözgelimi, reklamlar bügün şeylerden çok imgeler satıyordur bize, Chanel, Calvin Klein veya GAP gibi markaların temsil ettiği nitelik veya değerden çok etiketlerini veya göstergesini satın alıyoruzdur. Baudrillard’ın en ünlü açıklaması, Körfez Savaşı’nın “gerçekten yaşanmadığı”ydı. Bununla kastettiği şey, medyanın olayı savaşın hiçbir mahale veya gerçek bir konuma sahip olmayacağı şekilde kazanılmıştı. Ama yalnızca bir imgeler savaşı söz konusu değildi, Ortadoğu’nun sunumları düşmanı iblisleştirmek için kullanıldı, görüntüleme araçlarıyla güdümlü füzeler fırlatıldı ve hedefler vuruldu, CNN izleyicileri savaşı daha gerçekleşirken bir medya olayı olarak izleyebildi.

Savaşın yeri, mahali artık sınırlı değildi, ama yayılarak Batı’da televizyon ekranlarına taşınmıştı –füze bombardımanı ile imge bombardımanı arasında bir ayrımın yapılamayacağı noktaya dek üstelik. Baudrillard böyle bir dünyada eleştiri gücünü yitirmiş olduğumuzu öne sürer.