Sayı 47: Cumhuriyetçilik

 

Hepimiz ideal bir Cumhuriyetten yanayız… Cesaretle, kim bunun aksini söyleyebilir ki?... Yüksek sesle dile gelen bu talep, ortak bir ahitte bulunmuş tüm yurttaşların, devlet yönetimi için ütopya arayan bilge filozofların, her türlü ideal ve ihtirasını bu kavram içine sığdıran siyasî kişiliklerin söyleminde açığa çıkar. Cumhuriyet erdemdir, yüceliktir, büyüklüktür, mutluluktur vs… Belki de, en tepede duran haliyle o herkesin bağımsızlığıdır. En temelde ise adaleti temsil eder. Haksızlığa uğramış ve ezilen Roma köylüsü için, cehennemde yanan Roma valilerini seyretmek cenneti süsleyen en güzel seyirliklerden biri olacaktır. Kuşkusuz bu tasvir, pagan inancının armağanı değil, cumhuriyetin tâ ilk dönemlerden itibaren kendi uyruklarına kazandırmış olduğu bir bilinçtir. Cumhuriyet, dünyevî anlamda kutsanmış siyasî buluşların –en azından şimdiye kadar–  en saygı duyulanıdır… En derin ortak yaşama bilinci, adalet duygusu ve doğal hak kavramı Cumhuriyette tecessüs etmiştir. Bu haliyle insanlığın ulaştığı ütopya henüz Cumhuriyetin ötesine geçememiştir.

    Cumhuriyetin tüm güzel idealleri üzerinde hemfikir olmakla birlikte bu yüksek değerlerin pratikte nasıl bir karşılık bulduğu sorusu ise tam anlamıyla bir muammaya dönüşmektedir. Çünkü herkesin yeryüzünde düşlediği cennet birbirinden öylesine farklı ve özünde öylesine uzlaşılmaz noktalara sahiptir ki, ortak siyasî bilince vurgu yapmaktan başka bir çözüm yolu kalmamaktadır. Peki, nasıl yapılacaktır bu? Siyasî bilincin geldiği yere döneceğiz ve her türlü göreceliği içinde barındıran ‘iyi’ kavramını yeniden ele alacağız. Bu noktadan itibaren Cumhuriyetçilik, siyasetin dar pratik amaçlarının ötesine geçmekte, neredeyse bir “erdem” ve “bilgelik” meselesine dönüşmektedir.

Türkiye’de ele alınış tarzıyla Cumhuriyetçilik ise, alışkın olduğumuz haliyle daha çok ‘laiklik’ üzerinden sürdürülen bir tartışmadır. Tek başına bir değer olarak Cumhuriyet projesini bütünüyle ele alıp zenginleştirme imkânı yoktur. Daha doğrusu, devletin göstermiş olduğu sınırlar içinde Cumhuriyetçiliğin zenginliğini keşfetme imkânı yoktur. Çünkü temel söylem, siyasî akılda yeterince olgunlaşmamış, bilinçaltındaki güçlü redlerden yola koyulmaktadır. Ayrıca tarihsel, kültürel ve dinî anlamda her türlü karikatürleştirme çözülmediği müddetçe siyasî literatüre hangi büyük ütopya yerleşirse yerleşsin, pek bir şey değişmeyecek, siyasetin dili öylesine kendi halinde ve ezbere akacaktır. Örneğin, Türkiye’de ‘öteki’ni anlayalım demek aslında biraz da bize hoşgörü gösterin demekten farksızdır. Ötekini anlayalım demek bizim de o kadar korkulacak bir yüzümüz yok bencilliğini ve dayatmacılığını içerir. Dolayısıyla bu tür ütopyaları üstlenen çeşitli grup, cemaat ve ideolojilerin Cumhuriyet’e bakışı, ‘Cumhuriyet’i kendi dünya görüşümüze göre nasıl yorumlayabiliriz basitliğinin ötesine geçmemektedir. Son derece pragmatik, dönemlere göre adeta pay kapma yarışına dönüşen bir bakış açısıdır bu. Cumhuriyetçi bakış açısından evrensel bir yorum kesinlikle değildir. Herhangi bir özgün deneyime dayanmamaktadır. Bağımsız ve yaratıcı aklı tamamen dışlamaktadır. Cumhuriyetçi misiniz, demokrat mı gibi bir şemadan hareketle siz kimden yanasınız gibi bir ucubeliği çağrıştırır. Böylelikle, herkesin başkasına ‘demokrasi’ dersi verdiği bir ortamda, Cumhuriyet’in erdemler listesine hiçbir katkı yapılmamakta, sadece açıktan açığa bir ‘güç savaşı’ verilmektedir. Doğal olarak ne zaman Cumhuriyeti konuşacaksak aslında daima başka bir şeyi konuşacağız demektir. Ve uzun bir süre bu tuzaktan kaçınmak da imkânsız gibi görünmektedir.

  Taşkın Takış

 

ÖNSÖZ

11. TURHAN KAÇAR………………….Gesta Reipublicae Romanae Klasik Roma’da Cumhuriyet’in Kısa Tarihi

37. FUAT KEYMAN…………………….Neo-Roma ve Neo- Atina Cumhuriyetçiliği: Cumhuriyetçilik, Demokratikleşme ve Türkiye

65. TOKTAMIŞ ATEŞ………………….. Cumhuriyet

83. NURAN EROL IŞIK…………………”Ortak Bağ” ’ ın Tesisi İçin Eleştirel Cumhuriyet

105. NURİ BİLGİN………………………..Yönlendirici Bir Fikir Olarak Cumhuriyet

123. NURAY MERT………………………Cumhuriyet Tarihi  Yeniden Okumak

139. ETYEN MAHÇUPYAN……………..Günümüzün Modern Muhafazakarlığı: Cumhuriyetçilik

145. KADİR CANGIZBAY………………”Bizim Cumhuriyet”

151. OĞUZ ADANIR……………………...Osmanlı Toplumunda Bir Simülasyon Evreninden söz Edilebilir Mi? (Türkiye Cumhuriyeti Kaçınılmaz Tarihsel ve Toplumsal Bir Sonuçtur)

173. ÜMİT KARDAŞ……………………..Ordu-Siyaset-Yargı İlişkisi

191. HÜSEYİN AYDOĞDU……………..Küreselleşen Dünya’da “Cumhuriyet(çilik)” Sorunsalı: Kimlik Ve Vatandaşlık Sorunu

219. HÜSEYİN KALAYCI………………Kendi Kaderini Tayin Kimlerin Hakkı

 

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 49: Romalılar

Ülke ve şehirlerin zengin mekân anlayışı, güçlü bir merkez duygusu ile iç içedir. Konumları itibariyle New York, Paris, Londra, Floransa, Venedik, İstanbul gibi şehirler değişik yüzyıllarda dünyaya bir ‘merkez’den...

News image

Sayı 48: Kişinin Kendisiyle Savaşı

  “Keşişler” diyor Kierkegaard, “dünyanın tarihini anlatmayı hiçbir zaman bitiremediler, çünkü hep dünyanın yaratılmasıyla işe başladılar”…Kişi kendi doğası ile sahici bir ilişkiye girdiği andan itibaren, yakından tanımaya çalıştığı varlığının, esasen...

News image

Sayı 47: Cumhuriyetçilik

Hepimiz ideal bir Cumhuriyetten yanayız… Cesaretle, kim bunun aksini söyleyebilir ki?... Yüksek sesle dile gelen bu talep, ortak bir ahitte bulunmuş tüm yurttaşların, devlet yönetimi için ütopya arayan bilge...

News image

Sayı 46: II. Meşrutiyet II

Odile Moreau · Kemal Karpat ·  Altay Cengizer ·   Fatih Ünal · Mehmet Özden ·  Mehmet Okur ·  Baran Hocaoğlu  ·   Bayram Soy ·  Nevin Ateş ·  Ülkü...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

TARİHSEL SOSYOLOJİ - Elisabeth Özdalga

Philip Abrams, Tarihsel Sosyoloji’yi şu şekilde tanımlar: “Tarihsel sosyoloji, geçmiş ile bugün arasındaki ilişkiye evrimsel gelişim şemaları giydirmeye çalışma meselesi değildir. Yalnızca bugüne bir...

News image

ESKİ TÜRK TOPLUMU ÜZERİNE İNCELEMELER - Ümit Hassan

Şamanlık inanç sistemi, kökeni ve temel özellikleriyle, tek tek kandaş topluluklar bakımından ve hayat tarzı olarak kandaş toplum bakımından arkaik bir asla dayanır; dünya...

News image

HALİL İNALCIK ARMAĞANI 1. CİLT - Halil İnalcık

Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri…Dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiş konu üzerinde bize sadece tefekkür etmek düşer. Immanuel...

News image

KÜLTÜR BİLİMLERİ ve KÜLTÜR FELSEFESİ - Doğan Özlem

Bu kitapta, yazarın pozitivist gelenekte “sosyal bilimler”, hermeneutik geleneğinde “tin bilimleri” ve Yeni Kantçı gelenekte kültür bilimleri” adlarıyla anılan bilimlerin felsefi açıdan temellendirilmesi konusundaki çabaları...