logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 52: Osmanlılar II

OSMANLILAR II

d52Bizans, Türk, İran ve İslâm gelenekleriyle beslenen ve yenilikçi kapasitesinden güç alan Osmanlı İmparatorluğu Ortaçağ’dan Yeniçağ’a geçişin mükemmel bir örneği olarak karşımıza çıkar. Bu ikili yapı, Hıristiyanlık açısından bakıldığında Müslüman olan, fakat geleneklere dayanan kanunuyla Arap topraklarındaki klasik Müslümanlıktan ayrılan Osmanlı kültürünü de nitelendirmektedir. Osmanlı’nın göçebe ve kabile kültürünün hâkim olduğu Orta Asya steplerinden yavaş yavaş göç ettikleri dikkate alındığı takdirde bu yaşam biçiminin tamamen Türk kültürüne ait olmadığı anlaşılır. Osmanlı İmparatorluğu ne sadece bir ortaçağ devleti ne de tamamen bir modern çağ devletidir.” 

Doğu Batı dergisinin Osmanlılar özel sayısı dört cildi kapsıyor. Konunun genişliğinden dolayı ciltlerimizde belli bir kronoloji takip edilmedi. Bunun yerine, bazı dönemler ve başlıklar seçilerek Osmanlı tarihiyle ilgili bir “zihniyet okuması” yapılmaya çalışıldı. Osmanlı tarihi incelenirken nasıl bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği metodolojik sorun olarak ciddiyetini hâlâ korumaktadır. Bu noktada İnalcık’ın giriş yazısında yapmış olduğu tespitler kayda değerdir: “Tarihî süreç başlıca şu temel cepheleriyle ele alınmalıdır. İlk olarak, yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu ve yabancı güçler arasında kurulan değişen denge, sonra imparatorluk içinde hükümdarın değişen siyasî otoritesi sorunu ve bunun imparatorluk içindeki öteki kuvvetler karşısında denge durumu ve nihayet devletin askerî, malî ve toplumsal kurumlarının dayandığı toprak tasarrufu ve işlenmesi sisteminin geçirdiği aşamalar açısından incelemek gerektiğine inanıyoruz.”

Osmanlı tarihi, sağlıklı bir biçimde bugüne taşınabildiği takdirdedir ki ancak toplumsal, kültürel ve siyasî meseleler belli bir açıklığa kavuşabilsin. Son yıllarda ülkemizde Osmanlı ile ilgili yayınlar artmış olmakla birlikte temelde iki yaklaşımın sabit kaldığı görülecektir. İlki, savunma psikolojisiyle yola çıkan muhafazakâr tarihçilik anlayışıdır. Bu anlayış çerçevesinde Osmanlı tarihi her düzeyde hikâyeleştirilip idealize edilmektedir. Öncelikle, tarihi genel olaylardan ayırarak modern ulus devlet anlayışıyla imparatorluklar çağını değerlendirmek ne derece gerçeğe yakın durmaktadır? “Soru ve cevaplar” silsilesi halinde bir takım “hazırcevaplar” üretme kolaylığı tarihi ahlâki anekdotlar yığınına çevirecektir. Örneğin, Osmanlı, aşiretten bir imparatorluk düzeyine nasıl yükseldi? Osmanlı, bir İslâm devleti miydi, yoksa bir Türk devleti mi? Kardeş katli meselesi, harem hayatı, Fâtih, Abdülhamid ve Vahdettin hakkında bilinmeyen gerçekler vb. birçok soru etrafında tarih neredeyse karikatürleştirilmektedir. İdealleştirilmiş bir Osmanlı anlayışı, Batılı tarihçilerin önyargılarından ve çokça eleştirilen oryantalist tutumdan hiç de bağımsız değildir. Nasıl ki, oryantalizmde Doğu’ya dair, emperyal öznenin arzuladığı gerçeklerden uzak bir takım imgeler inşa edilmişse, kendi içimizde de ürettiğimiz, bugünkü kimlik meseleleriyle doğrudan alâkalı, zihnimizde yaşayan yarı hayalî bir Osmanlı coğrafyası vardır.

Popüler bir “Osmanlı (!)” imgesinin geniş kitleler tarafınca benimsenmesinde, elbette, Cumhuriyet’in sağlıklı bir tarih bilinci geliştirememesi önemli bir nedendir. Bu noktada tarihe “eleştirel” gözle bakılması gerektiğini iddia eden ideolojik sol yaklaşımlar da mercek altına alınmalıdır. Aslında bu tavır, eleştirellik ve tarafsızlık değil, tarihle bugün arasına bir “mesafe” koyma isteğidir. Tanzimat’taki seçkin aydın tavrının en iyi gözlemleneceği alan, tarihe ‘arkaik’ bir olaylar dizisiymiş gibi bakan, onu kendinden uzak gören ve geçmişi hep mahkûm etmek isteyen yabani ve naif entelektüel tutumlarda aranmalıdır.

Yalnızca, bu iki tutuma bakıldığında bile, tek bir Osmanlı’nın değil birçok Osmanlı’nın var olduğu söylenebilir. Cumhuriyet’in çeşitli dönemlerinde, Osmanlı’nın nasıl ele alındığı üzerine yapılacak bir araştırmada, birbirinden farklı Osmanlı portreleri ortaya çıkacaktır. Osmanlı ile ilgili yapılan araştırmalar, metodolojik bir birikim çerçevesinde gelişmeyip, neredeyse onar yıllık dilimler halinde birbirinden ayrılmış, tekil uzmanlık çalışmalarına bölünmüş, bazen Batılı tarihçilerin desteğiyle ivme kazanan, bazen de güncel siyasî tartışmaların ilgi doğurduğu bir alan haline gelmiştir.

Sonuç olarak her türden tarihsel bilinç eksikliği, gelecekte herhangi özgün bir dil, düşünce, kültür ve sanat anlayışı yaratamamanın ve Türkiye’de sosyal bilimlerin uzun bir dönem daha zayıf kalmasının en önemli nedenleri arasında sayılmalıdır.

 

GİRİŞ
HALİL İNALCIK
Osmanlıların Trakya’ya Yerleşmesi

OSMANLI VE AVRUPA
ÖZLEM KUMRULAR  
Avrupa’nın İnşasında Osmanlı Etkisi: Habsburg Gücüne Karşı Osmanlı-Fransız İttifakının Avrupa’daki Fransa İmajina Katkısı ve Fransa’nın Majestik Orbis Christianus İdeasının Çöküşündeki Rolü

EDEBİYAT
NURAN TEZCAN
Sebeb-i Teliflere Göre Mesnevi Edebiyatının Tarihsel Dönüşümü

TOPLUM

OĞUZ ADANIR
Osmanlı Toplumunda Bâtıl İnançlar, Talih ve ‘Kader’ 

BİR ANNALES OKULU PRATİĞİ: OSMANLI’DA GÜNDELİK YAŞAM VE EKONOMİ
SEVEN AĞIR  
Osmanlı’da İaşecilik ve Fiyat Politikaları: Bir İstanbul-Madrid Karşılaştırması, 1500-1700

ONUR YILDIRIM
Osmanlı İaşeciliği ve Esnaf: On Sekizinci Yüzyıl İstanbul’unda Debbağlar 

NADİR ÖZBEK
Abdülhamid Rejimi, Vergi Tahsildarlığı ve Siyaset, 1876-1908 

TURİZM
AHMET YÜKSEL
Zamansız Bir Teşebbüs: “I. Dünya Savaşı Yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nda Turizmi Geliştirme Gayretleri”  

DENİZCİLİK
EDA ÖZEL
16. yüzyılda Osmanlı Devleti ve Osmanlı Korsanları 

KİMLİK
FAZIL GÖKÇEK
Tanzimat Dönemi Türk Romanında Osmanlı Kimliği  

İTTİHAT VE TERAKKİ
PINAR KAYA
Milli Burjuvaziden Ulus Devlete: İttihat ve Terakki Dönemi

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 60: Işık Doğudan Yükselir I

Doğu’ya dair müzikten edebiyata sanattan düşünce ekollerine kadar bir ilginin zaman zaman gün yüzüne çıktığını söyleyebiliriz. Öncelikle araştırılması gereken...

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

Yeniçağ Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 'Klasik bir milli yazar ne zaman ve nerede ortaya çıkar?” Soruyu soran Alman edebiyatının zirvesi Goethe'dir.'Dunya edebiyat-weltliteratur' kavramını dunyaya armağan eden bu toplumun içeride...

News image

Çağdaş Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 Son derece vaatkâr bir başlangıç ile modern zihniyet, modern bilim ve teknolojiler, ilerleme ve Aydınlanma düşünceleri, insanlara, ideal bir dünyanın, mutlu ve özgür bir...

News image

SOSYOLOJİ KURAMLARI TARİHİ - HANS FREYER

 Kendisini büyük bir coşkuyla toplumsal hareketlerin yasalarını öğrenmeye veren bu yeni bilgi dalı, kısa zaman içinde ustalarını yetiştirmekte zorlanmaz. Comte, Saint-Simon, Spencer, Durkheim, Le...

News image

Çağdaş Sosyoloji Kuramları - Ruth A. Wallace / Alison Wolf

 İnsanlar genel olarak kuram okumaya pek hevesli değillerdir. Onu okullar, fabrikalar ve banliyöler ile seçimler, düğünler, grevler, oyunlar ve futbol maçlarından muteşekkil 'gerçek dünya'nın...