|
FANTASTİK BİR FESTİVAL: KÜRESELLEŞME
Bugün dünyanın neyi tartıştığı sorusuna verilebilecek yanıtlardan ilki küreselleşmeye dairdir. Her tartışma belli bir yönlendirmeyi amaçlar ve arzuları gelişmiş tarihteki her büyük tartışmada olduğu gibi, bugün de dünya küreselleşmeyi tartışıyor, yani siyasi ve ekonomik büyük güçler, çeşitli kanallarla düşüncelerini ifade ederken küreselleşen bir dünyanın sayısız hikmetlerinden söz ediyor. Küreselleşme, salt bir terim olarak düşünüldüğünde, daha en baştan dünyanın tersine çevrilemez bir akışla döndüğünü, ilerlediğini kabul eder. Kendi dışında söylenebilecek bütün şeyleri marjinalleştiren bu pejoratif üslup, tartışma usulüne pek de uygun düşmemektedir. Nitekim küreselleşmenin 21. yüzyılın vazgeçilmez bir mitolojisi olarak sunulduğu yerlerde o, tehditkâr büyüsünü kaybetmekte, yeniden sorgulanmakta, dolayısıyla ‘dünya sistemi’ kaos hâlinde parçalara bölünmektedir.
Kant’ın ‘dünya vatandaşı’ olarak düşlediği proje insani ve etik temelliydi, küreselleşmenin ‘dünya vatandaş’ları ise ekonomik süreçlerin ayrılmaz bir parçasıdırlar.
En muhataralı bölge, ekonomik küreselleşme ile kültürel küreselleşme arasında yaşanmaktadır. Kapitalizm ile birlikte ekonomik küreselleşme, kültürel küreselleşmenin bütün boyutlarını çarpıcı bir biçimde etkiledi ve bu etkileşim içerisinde aslî değerler ikinci, üçüncü sırada yer aldı. Tam da bu noktada sorunlar dizisi dallanıp budaklanmaya başladı. Hukuk, kimlik, adalet gibi farklı coğrafyaların ve ulus-devletlerin özgün siyasi yapıları, ekonomik bütünleşmenin karşısına ciddi bir sorun olarak çıktı.
Evrensel ile yereli kaynaştırma, farklılıkla homojenliği birleştirme, yabancılıkla evcilliği melezleştirme küreselleşmenin belli başlı paradokslarıdır. Bu paradokslar aşılmadığı müddetçe, aydınlanma döneminden itibaren süregelen belirsizlik ve güvensizliğin döngüsel krizi devam edecektir.
Küreselleşme olgusunu incelerken; sözgelimi, küreselleşmeyi hepimizin aynı anda katıldığı, keyif aldığı bir festivalmişçesine yansıtan gazete ve televizyonların mesajlarına bakalım. İletişim sektöründeki son gelişmeler mi izlenmeye değerdir yoksa bilgilerin hangi merkezlerden depolanıp hangi çevre ülkelerde boşaltıldığı mı analiz edilmelidir?
Küreselleşmenin ağlarıyla örülen medya, kullandığı dil sayesinde ne tür bir bilgiye sahiptir? İletişimin bütün olanaklarından faydalanan bireyler niçin kendilerini hâlâ iletişimsiz ve yalnız bir dünyada hissetmektedirler? Uluslarüstü bir üst-kimlik kurulacaksa, bu üst-kimliğin aklı, kültürü, hafızası ve sembolleri hangi gelenekten beslenecektir? Tüketim estetiği, tüketim felsefesi, tüketim insanı ve tüketim bilgisi gibi sonsuz sayıdaki tüketim serileri ile yeni bir ethos kurulabilir mi? Hızlı büyüme bolluk getirir ve refah toplumu (affluent society) da demokrasinin güvencesidir şeklinde özetlenen tezlere karşılık ne tür bir büyüme olursa olsun büyümenin bizzat kendisinin eşitsiz bir doğaya sahip olduğu görüşü dikkate değerdir. Herkesin yararına olduğu söylenen finansal enstrümanları gerçekte kim kullanıyor? Küreselleşmeyi, dolayısıyla bu tartışmayı kim, hangi şartlar altında yönlendiriyor? Fantastik sayılamayacak bu sorular bir yanıt beklerken mutlulukçu retoriğe takılıp, bir gün herkesin her alanda özgürleşebileceği söylenilmektedir.
Bize düşen sorumluluk, benzeri soruları artırmak olabilir. Bu sayıda küreselleşmenin tarihsel, ekonomik ve kültürel dinamiklerini masaya yatırdık. Sonuçta, dünya çapında bir eklemlenme ve kaynaşma olacaksa, (bu bir ütopyadan farksızdır) bahsi geçen çelişkiler yeniden gözden geçirilmelidir. Aksi hâlde kötümserlik, gerçekliğin sağlam bir parçasıdır ve en mutlu ve yalın gerçekliğin uzun bir süre daha beklemesi gerekecek.
KÜRESELLEŞME Uğur Kömeçoğlu Küreselleşme, Modernleşme, Modernlik
E. Fuat Keyman Kapitalizm - Oryantalizm Ekseninde Küreselleşmeyi Anlamak: 11 Eylül, Modernite, Kalkınma ve Öteki Sorunsalı
KÜRESELLEŞME VE KÜLTÜR Hatice Nur Erkızan Küreselleşmenin Tarihsel ve Düşünsel Temelleri Üzerine
Halil İnalcık Kültür Etkileşimi, Küreselleşme
Nurgün Oktik Globalleşme Ve Yüksek Öğrenim
Mehmet Ali Kılıçbay Kültür Çoğunluğu Sona Ererken
Yasin Ceylan Global Etik
Nalan Yetim Küresel Üretim Yapılanmasına Kültürel Yanıtlar: Ulusal - Yerel?
KÜRESELLEŞME VE EKONOMİ Haluk Tözüm Küreselleşme: Gerçek mi, Seçenek mi?
Hayri Kozanoğlu Küreselleşme ve Ulaslarüstü Sermaye Sınıfı
Hayriye Erbaş Küresel Kriz ve Marjinalleşme Sürecinde Göç ve Göçmenler
Cem Somel Az Gelişmişlik Perspektifinden Küreselleşme
Durmuş Özdemir Küreselleşme, Ekonomik Büyüme ve Çokuluslu Şirketler
KÜRESELLEŞME VE TÜRK EKONOMİSİ Zeynep Bilge Yıldırım Türk Lirası Öldü mü?
Sübidey Togan Avrupa Entegrasyonu ve Türkiye - AB İlişkileri
Ali Kantur Küreseleşme ve Türkiye’de Kriz
KÜRESELLEŞME VE HUKUK Ahmet Ulvi Türkbağ Pasta Tarifleri Üzerine Bir İnceleme: Küreselleşme ve Adalet
KÜRESELLEŞME VE MEDYA Güliz Uluç Medya Yapılarının Küreselleşmesi
|