| Sayı 19: Dünya Neyi Tartışıyor -2- Yeni Düşünce Hareketleri |
|
ESKİ DÜNYANIN YENİDEN İHYASI Doğu Batı dergisinin dünyanın neyi tartıştığı sorusuna verdiği ikinci yanıt “Yeni Düşünce Hareketleri” başlığını taşıyor. Bu çalışma, yeni toplum ve yeni insan ekseninde üretilen bazı modellerin değerlendirmesini içeriyor.İlk kez, 1890-1920 yılları arasında Avrupa entelektüel ve sanat ortamında geniş bir şekilde tartışılan kriz nosyonu, XX. yüzyılın üzerinde en çok konuştuğu kavram olmuştur. Kopuş temasıyla birlikte siyasal ve toplumsal bütün projeler risk ve belirsizliğin, kaos ve nedensizliğin çatısı altında yavaş yavaş erimeye başladı. Kriz, mitlerin çöktüğünü haber veriyordu. Nostaljiler sarsılmıştı. Dogmatik uykudan uyandığını söyleyen Aydınlanma düşünürleri bu sefer pek de farklı olmayacak şekilde yeni dogmatik rüyalara dalmışlardı. Buna göre Aydınlanmanın bireyi yozlaştıran insanî, etik, politik, bilgi birikimi temelden sorgulanmalıydı. Çünkü vaat edilen tozpembe teori ve kehânetler, mutlak aldatıcı bir yönle çıkıyordu karşımıza. Eski dünyanın hiyerarşiye dayalı tabakaları, insan ve toplumu ebediyetin çizgileriyle kaynaşmış bir varlık olarak tahayyül ediyordu. Bu yanlış bilincin ortak felsefesi (symphilosophy), evrenin birliği ve insanın devamlılığı düşüncesiydi. Artık ne tarihin kurmaca geçmişine dönülebilir, ne de havai fişeklere benzeyen otoriter bilgi felsefelerinin takipçiliği üstlenilebilirdi. Bunun ardından radikal, üç akıl dışı eylem daha gerçekleştirildi: 1. Tanrı’nın öldürülmesi Bu üç kasıtlı eylem ve keyfî irade, estetikle etik değerlerin özdeş tutulduğu bir arenada meşruiyetini sağladı. Eski dünyanın dilini ve mantık kipini estetik bir tavırla dönüştürmek isteyen düşünürleri bu sefer relativizmin tehlikeli tuzakları bekliyordu. Sanatın yanılsamaya dayalı ‘hakikat’ oyunu ve ontogenetik iradesi, belirsiz, elde edilemez bir vizyona dönüşebilme tehlikesiydi sözü edilen. Nitekim Avantgardizm ve benzeri reaksiyonlar tanımlanamaz, ölçülemez duyusal çok çeşitliliğin sınırlarını fazlasıyla aşındırmıştı. Öncü kuvvet olma, hücum kıtaları oluşturma ve geride kalanlar için yeni cepheler açma anlamına gelen ‘avant-garde’ kelimesinin son derece biçimsel ve kuralcı tanımına karşın, avantgardist sanatçı, Ortaçağ hikâyelerinin karikatürize edilmiş şövalye kılığıyla ve estetik kimliğiyle kendini selâmlamakta herhangi bir sakınca görmedi. Böylelikle klasik sanatın geometrik üslubu, asimetrik ve ölçüsüz atmosfere dönüşen bir boşlukta sallanmaya başladı. Yapılan bozulmuştu, inanılan reddedilmişti ve inşâ edilen her birikim salt spekülatif bir malzeme düzeyinde algılanmıştı. “KUSURSUZ CİNAYET” Jean Baudrillard İllüzyon, Yitirilen İllüzyon ve Estetik MODERNİZM & POSTMODERNİZM Nesrin Kale Modernizmden Postmodernist Söylemlere Doğru Zygmunt Bauman Modernite, Postmodernite ve Etik YAPISALCILIK Ali Akay Yapısalcılık-Sonrasına Yeniden Bir Bakış HERMENEUTİK Mustafa Günay Düşünce ve Kültür Tarihinde Hermeneutik Gelenek ÜTOPYA & HETEROTOPYA Krishan Kumar Sosyalizmin Sonu mu? Ütopyanın Sonu mu? Tarihin Sonu mu? Halil Nalçaoğlu Heterotopya, Koloni ve Öteki Mekânlar: Michel Foucault’nun Kısa Bir Metni Üzerine Düşünceler DİLBİLİM Recep Alpyağıl Dil Oyunlarından Dilin Yapıbozumuna FEMİNİZM Dilek İmançer Feminizm ve Yeni Yönelimler SİYASAL TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM Behçet Güleryüz Devlet ya da Disiplin Vehbi Bayhan Risk Toplumu Terry Eagleton Beş Çeşit Aynılık ve Farklılık KENZ Celal Türer Whitehead’ın Yapısalcı Postmodernizmi Aziz Fevzi Zambak Wittgenstein Felsefesi Felsefeye ve Sosyal Bilimlere Nasıl Yeni Açılımlar Getirebilir? Kurtuluş Kayalı Türk İş’li Sosyolog Kardeşim... |





Doğu Batı dergisinin dünyanın neyi tartıştığı sorusuna verdiği ikinci yanıt “Yeni Düşünce Hareketleri” başlığını taşıyor. Bu çalışma, yeni toplum ve yeni insan ekseninde üretilen bazı modellerin değerlendirmesini içeriyor.






