logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 27: Aşk ve Batı

AŞKIN ÖLÜMCÜL ÖPÜCÜĞÜ

“Ruha varana dek tensel, ete varana kadar ruhsal...”
Saint Augustine

d27Bugün Batı’nın aşk anlayışını incelemek nostaljik bir merakın ötesine geçe-meyecektir. Bu tarihsel fantezi, kimilerine klâsik bir eğitim almak ya da ölü bir dili diriltmeye çalışmaktan farksız gelebilir. Petrus Abelardus ile Héloïse, Tristan ile Isolde gibi âşıklara, ya tozlanmış edebiyat kitaplarında rastlaya-bilir, ya da bir konser ve piyeste sözü edilen isimlerin duygusal bir mizanse-ne eşlik ettiğini görebiliriz. Geçmişin aynasından aşka dair yansıyan her sem-bol, kuşkusuz içinde bulunduğumuz âna büsbütün yabancı kalacaktır ve günümüz ilişkilerine bakarak eski bir aşk hikâyesinin kopyasını çıkarmak da neredeyse imkânsızdır. 

Aşktan söz ederken bir kültür ve dünya görüşünden söz ediyoruz demek-tir. Antik dönemin dostluk ve sevgi (philia) anlayışı; Ortaçağ’daki tinsel yol-culuk; modern zamanlara gelindiğinde ise, daha çarpıcı ve dramatik dönü-şümler, aşk kavramına yepyeni boyutlar kazandırmıştır.

Hölderlin ve Diotima...Aralarında düşsel bir ilişki geçse de biz bu çiftin bü-yük sevgilerinin kaynağı hakkında ne söyleyebiliriz? Yalnızca birbirlerini sevmeleri mi? Bu bir sonuç olabilir; birbirini sevmek aşkın doğası hakkında bizleri yeterince aydınlatmayabilir. Hölderlin Diotima’yı seviyordu ve “bu sevgi ölüm gibi kuvvetli”ydi, etkileyiciydi. Biz bu sevgide sonsuza doğru derinleşmiş saf ve temiz bir varlığı buluyoruz. Yaşamın en uç noktalarında, soruların hudutsuzca sorulduğu bir ortak mesai sayesinde Hölderlin ve Diotiması’nın aşkını anlamlı ve evrensel kılabiliyoruz. 

Hölderlin ve benzeri kahramanların kurduğu dünya artık unutulmuştur. Aşkın kanatları, sonsuz dönüşünü “iki üstderinin alışverişi”nde tamamla-mıştır. Emile Durkheim “aşk bizde zihinsel bir olgudur” derken -esasen Platon’dan beri aşkla kurulan bu garip diyalog-, aklın darbe yediği her yerde aşkın duyusal tabakasını da zedelemiştir.

Batı’nın içinde patlayan bu derin yaranın kökenlerini aşkla kurulan çocuksu ilişkide görebiliriz. Modern edebiyatın tutku ve şiddet kavramlarını kazıdıkça bu çocuksuluğun hangi çılgın ve bilinçsiz ortamlara sürüklendiğine tanıklık ediyoruz. Örneğin, elinde kırbacıyla tasvir edilen Marki de Sade portresi, aşka dair oyunları tanımamış bir çocuğun öfkesini yansıtmaktadır.

Batı’nın aşkla kurduğu ilişki esasen hiyerarşik bir ilişkiydi. Aristoteles’in evrene ilişkin ünlü sınıflandırmasına, hiçbir zaman eşit olmamış âşıkları da dahil edebiliriz. Cennetin en yüksek noktasına kurulmuş Beatrice’den, Racine’in birbirine tutkuyla bağlı ama güç dengesine göre karşılıklı eziyeti de hiç ihmal etmeyen sevgili karakterlerine dek herkes bu sıralamadan nasi-bini almıştır.

Aşk ile ilgili birçok tanımı sıralamak mümkün. Ama bütün yorumları bir tarafa bırakırsak, bu karmaşık oyunun denklemi basittir: Sevgiliye yaklaş-tıkça acı hafifler, ondan uzaklaştıkça acı çoğalır. Bu yükselti ve alçaltılar, aşkın değil arzunun denklemidir ve arzu aşındırıcıdır. Varolanın ötesini elde etme isteğiyle arzunun attığı her adım yıkıcı kuvvet olarak sahibine geri dönmüştür [Oysa mitolojide aşk tanrısı Eros’un en yakın dostları, Pothos (özlem) ve Himeros (arzu) olarak bilinirdi].

Michelangelo “Bir ruhun güzel bir yüz tarafından uzun süreli ve derin yıkıma uğratılması”ndan söz ediyor. Sanatın tepesindeki kusursuzluk için, kökenin-deki tahribatı işaret ediyoruz. Aşk da benzeri eksiklikten doğmuştur. Nasıl ki mucizevî başlangıç hikâyeleri hayâl edilemeyecek felâket zincirleriyle son-lanmışsa; her gürültülü yıkım, ardında mucizevî bir sessizlik bırakmıştır. Aşkın bu diriltici gücü aynı zamanda da onun ölümcül öpücüğüdür.

BATI: MUTSUZ AŞKLAR ÜLKESİ
M. Mukadder Yakupoğlu
Batı Düşüncesinin Temel İkilemi Olarak Aşk ve Cinsellik

Hasan Ünal Nalbantoğlu
“Kant Burada da Hizmetinizdedir, Fräulein.” Maria von Herbert-Immanuel Kant Yazışması

Hannah Arendt & Martin Heidegger

Yusuf Eradam
Aşkın Sözü Kördür : Batı’nın Aşk Pazarı Ve Paradigmaları Üzerine Bir Deneme

“AŞK” YOK, “AYARTMA” VAR
Jean Baudrillard
Tutkunun Kötülük Meleği

BATI’NIN AŞK SEMBOLLERİ: DON JUAN VE CASANOVA
Robert Laffont
Don Juan Mitosu

Stefan Zweig
Casanova / Homo Eroticus

MÜZİK
Senail Özkan
Opus Metaphysicum: Tristan ve Isolde

EDEBİYAT
Gürsel Aytaç
Alman Edebiyatında Aşk

İhsan Yılmaz Bayraktarlı
Hölderlin ve Aşkın Mutlaklığı

Rümeysa Çavuş
Shakespeare’de Aşkın Farklı Kimlikleri

Zuhâl Yılmaz
XII.-XVIII. Yüzyıllar Arasında İtalyan Edebiyatında ve Leopardi’de Aşk

Charles Baudelaire
Balkon

Louis Aragon
Elsa’nın Gözleri

PSİKANALİZ
Nilgün Tutal
Kristeva’da Aşk

Fermâ Lekesizalın
William Faulkner’da Aşk, Arzu ve Yitik Mutluluk: Lacan’cı Bir Analiz

TOPLUM
Belkıs Ayhan Tarhan & Funda Bekâr 
Batı Dolayımıyla Aşk Temsilleri: Romantik ve Seyirlik Aşk Hikâyeleri

Oktay Taftalı
Kötümser Aşk ve Batı

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 60: Işık Doğudan Yükselir I

Doğu’ya dair müzikten edebiyata sanattan düşünce ekollerine kadar bir ilginin zaman zaman gün yüzüne çıktığını söyleyebiliriz. Öncelikle araştırılması gereken...

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

Yeniçağ Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 'Klasik bir milli yazar ne zaman ve nerede ortaya çıkar?” Soruyu soran Alman edebiyatının zirvesi Goethe'dir.'Dunya edebiyat-weltliteratur' kavramını dunyaya armağan eden bu toplumun içeride...

News image

Çağdaş Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 Son derece vaatkâr bir başlangıç ile modern zihniyet, modern bilim ve teknolojiler, ilerleme ve Aydınlanma düşünceleri, insanlara, ideal bir dünyanın, mutlu ve özgür bir...

News image

SOSYOLOJİ KURAMLARI TARİHİ - HANS FREYER

 Kendisini büyük bir coşkuyla toplumsal hareketlerin yasalarını öğrenmeye veren bu yeni bilgi dalı, kısa zaman içinde ustalarını yetiştirmekte zorlanmaz. Comte, Saint-Simon, Spencer, Durkheim, Le...

News image

Çağdaş Sosyoloji Kuramları - Ruth A. Wallace / Alison Wolf

 İnsanlar genel olarak kuram okumaya pek hevesli değillerdir. Onu okullar, fabrikalar ve banliyöler ile seçimler, düğünler, grevler, oyunlar ve futbol maçlarından muteşekkil 'gerçek dünya'nın...