logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 32: Bir Zamanlar Amerika -I-

AMERİKAYI YENİDEN KEŞFEDELİM I

d32Bir kıyamet senaryosu için düşünülebilecek neredeyse bütün ögeler ABD tarihinde toplanmıştır. Pek az senaryo bu kadar göz alıcı, gerçeğe yakın ve daha az yanıltıcı olabilir. ABD tarihindeki olaylar için ayrıca bir se­naryo yazmak ya da komplo teorisi üretmek anlamsızdır. Bu ülkenin dünya üzerindeki doğal varlığı ve şimdiye kadar uygulayageldiği ezici hâkimiyet, komplo teorilerindeki kuru olay anlatımlarının çoktan ötesine geçmiştir. 

Britanyalı ve Avrupalı göçmenlerin doğurduğu, sonradan emperyal bir kudrete dönüşecek iri ve suni bir ülke...
Tocqueville’e göre Amerika kı­tası, “Nuh tufanının sularından yükselmiş gibi” bir görünüm arz ediyordu. Farklı uluslardan buraya yerleşen milyonlarca insan, Nuh’un gemisine âdeta ikinci kez ayak basmıştı. Avrupa’nın geleceğinden umut görmeyen ve Paris despotizminden bunalan kalabalıklar için burası şimdiye kadar görülmemiş bir serbestiyeti temsil ediyordu. Yeni Dünya, herşeyden önce özgürlük demekti. Özgürlük silahını Amerikalılar her fırsatta en etkili biçimde kullanmışlardır. Bu silahla boş ve bakir topraklar üzerinde her günahı işleyebilirdiniz. Âsi bir Amerikalı Marlon Brando şunları söyle­mektedir: “Hükümetimiz, Kızılderililerle neredeyse dört yüz anlaşma yapmıştı ve her birini teker teker çiğnemişti. Yapılan bu anlaşmaların hemen her metninde şu ifadeler yer alıyordu: ‘Irmaklar aktıkça, güneş tepede parladıkça ve çimenler yeşerdikçe bu topraklar sizindir ve sizin izniniz olmadıkça da, ne elinizden alınabilir, ne de satılabilir’. Evet, bü­tün bu anlaşmalar, yüce mahkemelerimizin takdis ve takdiriyle birer birer çiğnenmişti”. Fırsatlar manzumesinde vahşi bir rekabet, acımasız bir ikiyüzlülük ve sınırsızca elde etme tutkusu hüküm sürüyordu. Her başarılı eylem ardından meşruiyetini sağlayabiliyordu. Affedilmeyecek tek eylem mükâfatı olmayan bir davranıştı. Teşebbüs ruhunu tatmayan bir Ameri­kalı vaftiz edilmemiş gibiydi. Kısa sürede ülkenin dört bir yanı başarı hikâyeleriyle doldu, taştı. Herşeyin imkân dahilinde olabileceği inancı tek Amerikan mucizesiydi. Ve Amerikalılar’ın yaşam­larında sadık kaldıkları belki de tek inanç buydu. 

ABD, gücünü ve hâkimiyetini nereden almıştır? Kapitalizm ve iki bü­yük Dünya Savaşı bu sorunun küresel çaptaki yanıtıdır, daha küçük ve görünmeyen fakat en etkili yanıtı ise Amerikan yaşam tarzının gündelik hayata nüfuz eden kabiliyetidir. Artık zafer çığlıklarını dinlemeye gerek yoktu. Belki de hiçbir İmparatorluğun gerçekleştiremediği ütopyayı ses­sizce ve yalın usullerle Amerika gerçekleştirmiştir. Şeytanîlik tam da bu olsa gerek. Tüketim kültürünün hiçbir kutsallık, ideoloji ve sınır tanıma­yan gücü karşısında dünyanın en ücra bölgeleri bile topyekûn teslime zorlanmıştır.

Amerika’nın dünya hâkimiyetine giden yolları sayısız cehennem taşla­rıyla döşenmiştir. Kuşkusuz siyasî geleneklerinde hiçbir ülkeyle tam bir ittifak kurmamak (Jefforsoncu siyaset) ya da merkezî otoritenin varlığını sürekli muhafaza eden Hamiltoncu anlayış, uluslararası arenada Tanrı adına “ebedî barış”ı talep eden yapay sözlerden daha gerçekçidir. Bu şekliyle Amerika’nın Püriten bağnazlığı ilginç sayılabilecek bağnazlık motiflerinden birini oluşturmaktadır. Halk meclislerinde, senatoda, mah­keme salonlarında, Kongre’de o bildiğimiz ifadelerle tekrar edilegelen, yasaları yüceltme, müreffeh bir ülkenin nimetlerinden hep birlikte yarar­lanma, atalara tapınma ritüeli her Amerikalı’nın işe koyulmadan önce edilen duaları anımsatmaktadır. Yalnızca kendilerinin iyi olduğuna ve bu iyiliklere kendilerini de inandıracak kadar bencilce bir söylemdir bu. 11 Eylül’den sonra güçlü bir şekilde dile gelen Amerikan İstisnacılığı, artık başka dünyaları da kendi bencilliklerine inandırmaya zorlamaktadırlar.

Türkiye’den bakıldığında ise bir Amerika fotoğrafı son derece flu kalır. Özellikle bu konuda herhangi bir muhalif söylem, Avrupa’nın nostaljik düşünsel mirası üzerinden geçinmek zorundadır (Kaldı ki, Avrupa’nın kültürel ve ideolojik kavramları Amerika’da ciddi akisler bulmamıştır).

Keşfettiğimiz Amerika hiçbir zaman olmadı. Bunun siyasî, ekonomik ve kültürel birçok nedeni sıralanabilir. İlginç bir nokta da, ente­lektüel camiamız konformist ve pragmatik bir hayat algısına sahipken dönem dö-nem bu konuda bir takım ‘radikal’ düşünceleri hatırına getirmesidir. Do-ğal olarak anti-amerikancı eleştiriler bile fazlasıyla yabancı ve Şeytan’ın her sabah, her akşam bizden duymak istediği kelimelerdir.

ESKİ DÜNYA
Meldan Tanrısal
Kolomb’dan Wovoka’ya Kızılderililer

Gülriz Büken
Yerli ve Yerli Olmayan Evrenlerde Amerikan Kızılderilileri’nin “Yaşaya Kalış”ı: Sanat Yoluyla Kendi Kaderini Belirleme, Tanınma ve Güçlenme

Bülent Arı
Avrupalılar Kozlarını Amerika Kıtası’nda Paylaştı

AMERİKA VE KİMLİK KRİZİ
C. Akça Ataç & Bahar Gürsel
Amerikan Apokaliptik’inin Dünü Bugünü

Fermâ Lekesizalın
Amerika’nın Kuruluş Mitleri:
Pastoral Cennet, Umutlar, Yeni Başlangıçlar

Ayşe Lahur Kırtunç
Kim Bu Amerikalı, Bu Yeni Adam?

Oğuz Adanır
İki Amerika: Gerçek ve Sanal

AMERİKAN TARZ-I SİYASET
Lawrence B. Goodheart
Joseph McCarthy’nin Günümüz Amerikasına
Kalmış Olan Uğursuz Mirası

Ali L. Karaosmanoğlu
Hiroşima’ya Giden Yol

Füsun Türkmen
ABD’nin Dış Politikası: Devamlılık ve Değişim

Selçuk Çolakoğlu
Asya-Pasifik’te Amerika: ABD’nin“Batı”ya Açılma Macerası

YENİ DÜNYA’YA GÖÇ
Nazım İrem
Eritme Potasından Eriyen Pota’ya:
XXI. Yüzyılın Eşiğinde Amerika

Işıl Acehan
Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya:
Anadolu’dan ABD’ye İlk Müslüman Türk Göçü Üzerine

EDEBİYAT
Nur Gürani Arslan
Bir Zamanlar Türk Edebiyatında Amerika

SANAT
Matthew J. Iannucci
Post-Modern Anti-Kahraman Taxi Driver’da Kapitalizm ve
Kahramanlık Amerikan, Travis Bickle Üzerine

Suzan Bakır
Stieglitz’in Fotoğraflarındaki Yüce (!) Amerika

Orhan Kandemir
Afrikalılar Cazı veya Blues’u İcat Etmek için Gelmediler Yeni Dünya’ya

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 60: Işık Doğudan Yükselir I

Doğu’ya dair müzikten edebiyata sanattan düşünce ekollerine kadar bir ilginin zaman zaman gün yüzüne çıktığını söyleyebiliriz. Öncelikle araştırılması gereken...

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

Yeniçağ Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 'Klasik bir milli yazar ne zaman ve nerede ortaya çıkar?” Soruyu soran Alman edebiyatının zirvesi Goethe'dir.'Dunya edebiyat-weltliteratur' kavramını dunyaya armağan eden bu toplumun içeride...

News image

Çağdaş Alman Edebiyatı - Gürsel Aytaç

 Son derece vaatkâr bir başlangıç ile modern zihniyet, modern bilim ve teknolojiler, ilerleme ve Aydınlanma düşünceleri, insanlara, ideal bir dünyanın, mutlu ve özgür bir...

News image

SOSYOLOJİ KURAMLARI TARİHİ - HANS FREYER

 Kendisini büyük bir coşkuyla toplumsal hareketlerin yasalarını öğrenmeye veren bu yeni bilgi dalı, kısa zaman içinde ustalarını yetiştirmekte zorlanmaz. Comte, Saint-Simon, Spencer, Durkheim, Le...

News image

Çağdaş Sosyoloji Kuramları - Ruth A. Wallace / Alison Wolf

 İnsanlar genel olarak kuram okumaya pek hevesli değillerdir. Onu okullar, fabrikalar ve banliyöler ile seçimler, düğünler, grevler, oyunlar ve futbol maçlarından muteşekkil 'gerçek dünya'nın...