logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 34: Akdeniz

AKDENİZ

d34Birçok Akdeniz tarihçisinin kabul ettiği üzere, Akdeniz yalnızca bir deniz değildir. O bir denizin içerdiği anlamlardan daha fazlasını içerir. Diğer tüm denizler tarih sahnesine sonradan dahil edilmişken, bu “iç deniz” en başından beri Eski Dünya’nın kaderini tayin ediyordu. Tarih anlatıları herşey burada başlamıştı ve burada bitmişti diye yazıyor. Yüzlerce doğuş ve yükseliş hikâyesi bu dev maviliğe eşlik etti.

Burada sayısız ada ve yarımada var. Her ada kendi güzelliğinden bir efsane yaratmış. Bu deniz kendi sularında küçük denizlere ayrılıyor: Sardunya Denizi, Adriyatik Denizi, Ege Denizi... Limanlar, karmaşık ticarî ağlarla örülüyor. Girift körfezler, yüzlerce girintili-çıkıntılı şekiller, eşyaları, su bitkilerini ve canavarları andırıyor. Herkes burada toplanmış: Tacirler, maceraperestler, korsanlar, güçlü hatipler, sessiz ve dağınık yaşayan halklar, kent-devletleri, koloniler, deniz cumhuriyetleri ve sırtını denize yaslamış imparatorluklar... Burası büyük dinlerin ve kutsal kitapların güzergâhı. Maşrık’ın Mağrib’e aktarıldığı yer, Batı’nın Doğu’ya baktığı ilk pencere. Arapların bilimi, İspanya şiiri, Etrüsk sanatı, Minos çömlekleri, Miken vazoları, Roma mimarisi, Yunan estetiği bu havzada gelişip büyüyor. Ticaret ve pahalı savaş sanatları uzun tecrübelerden sonra burada öğreniliyor. Küçük topluluklar oligarşik, tirancı, demokratik yapılarıyla kibirli. İlk kültürel birlikler deneniyor. Birbirine komşu ülkeler, karşıt kıyılarda yer alan karma halklar buradan farklı dünyaları seyrediyor. Bu bakış açılarından, antik şehirlere ilişkin bizim merak ettiğimiz yaşam üslupları doğuyor. Kudüs, İskenderiye, Venedik, Cenova ve Marsilya... Bu şehirlerin elverişli koşulları, doğal güzelliği, siyasî başarıları övgüyle dile getiriliyor. Cicero: “Siraküsa tüm Yunan kentlerinin en büyüğü ve tüm kentlerin en güzelidir...Hem doğal konumundan ötürü güçlüdür, hem ister denizden, ister karadan, hangi taraftan yaklaşılırsa yaklaşılsın çarpıcı bir görüntüsü vardır.” Ancak Sicilya da öyledir, Korsika da, Kıbrıs da, İstanbul da... 

Her millet denizle mesafesini farklı düzeyde, farklı çıkar ilişkileriyle kurmuş. Tüm bu çeşitlilikler arasından tek bir Akdeniz söylemi, tek bir Akdeniz kimliği çıkaramayız. Ayrı köklerden beslenen Sezarcı hırslarla denizin melankolisini taşıyan edebî kahramanlar çift karaktere sahip. Akdenizlilik tarifleri hep geneldir ve kimin Akdeniz’i temsil ettiği de tartışmalıdır.

Tüm karşıtlıklar burada birbirine meydan okuyor. Predrag Matve-jević’in Akdeniz için çizdiği şemaya göre: “Evrenselliğe karşı yerellik. Agora’ya karşı labirent. Dynoissos neşesine karşı Sisyphos kayası. Alet-hia’ya karşı enigma. Atina’ya karşı Sparta. Roma’ya karşı barbarlar. Doğu İmparatorluğu’na karşı Batı İmparatorluğu. Kuzey kıyısına karşı güney kıyısı: Avrupa’ya karşı Afrika. Hıristiyanlığa karşı İslâm. Katolikliğe karşı Ortodoksluk. İsa’nın öğretisine karşı Musevi soykırımı.” 

Haritada Akdeniz’in sınırlarını tespit etmek kolay görünebilir ama bu sınırlar etkisi bakımından çok daha geniş bir alana yayılıyor. Akdeniz tipik bir güneyli ve güneyin tam da kendisi olarak bilinse de, karadaki orta bölgelere, kuzeyin sınırlarına dayanan, çölün içlerine uzanan bir hareketliliğe sahip. Akdeniz’i bir kıyı şeridi boyunca takip edemezsiniz, onu dağların ve yolların arasına katmanız gerekecektir. Romalılar donanma gücüne önce karadaki güvenilir yollardan ulaşıyor. Ticaret yolları, verimli topraklar, zengin maden yatakları bu denizin sınırlarını genişletiyor. Ve Avrupa Akdeniz’den doğuyor. Akdenizsiz bir Avrupa ‘Kara Avrupa’sıdır, fazlasıyla renksizdir.

Bu sayıda Akdeniz’in zaman çizgisinden yalnızca bir bölüm olayı, mekânı ve kişileri aktarıyoruz. Özellikle XVI. yüzyıla kadar Akdeniz’in parlak renkli sayfaları ayrı başlıklar altında incelenmeye değer. Türklerin Akdeniz’le olan ilişkisi daha ayrıntılarıyla tasvir edileceği gibi, Roma ve Yunan uygarlıkları, İtalyan Rönesansı, Akdenizlilik ve Akdeniz kimlikleri gelecekteki başka sayılarımızın konusudur.

ZEUS İLE HERA: AKDENİZ’DE İLK YOLCULUK
Turhan Yörükân
Zeus’un Aşklarıyla Akdeniz’de Kurulmak İstenen
Sosyo-Kültürel ve Politik İlişki Ağı

AKDENİZ’DE MEKÂN
Emel Altan Ege
Venedik: Akdeniz’de Doğu ile Batı’nın Buluşma Noktası

Bedia Demiriş
İskenderiye: Antik Çağ Akdeniz’inde Bir Kültür Kenti

Ali Efdal Özkul
Doğu Akdeniz’in Anahtarı Kıbrıs Adası

AKDENİZ VE KİMLİK
Özlem Hemiş Öztürk
Akdeniz’de Kültürel Belleğin Fragmanları ve Kültürel Belleğin Taşıyıcıları: Çocuklar, Deliler, Entelektüeller

MARE NOSTRUM: “BİZİM DENİZ”
Halil İnalcık
Akdeniz ve Türkler

İdris Bostan
Kanuni, Barbaros ve Akdeniz’de Değişen Güç Dengeleri

BİR AKDENİZLİ: FERNAND BRAUDEL
Merve İrem Yapıcı
Bir Akdeniz Tarihçisi: “Fernand Braudel”

AKDENİZ’DE TARİH VE ZAMAN
Turhan Kaçar
Eskiçağ Akdeniz Dünyasında Siyasal Birliğin Sonu:
Romalılar ve Kuzey Komşuları

Mehmet Bulut
Merkez, Akdeniz’den Atlantik’e Kayarken Avrupalılar ve Osmanlılar

Mehmet Ali Kılıçbay
Bir Akdeniz Ütopyası

Emile Témime
Akdeniz Vizyonunu Yeniden Ele Almak Otuzlu Yılların Ütopyası Mı?

Abdullah Ekinci
Türkiye Selçukluları’nın Akdeniz Politikası ve Doğu Akdeniz’de Hâkimiyetin Tesisi

AKDENİZ KORSANLARI
Hüseyin Kayhan
Osmanlı Öncesi Akdeniz ve Çevresinde Türk Korsanları

Uğur Altuğ
Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz Siyasetinde Korsanların Rolü

SEYİR
Mustafa Pultar
İlk Türkçe Denizcilik Sözlükleri

KENZ
Niyazi Öktem
Fransız Laikliğinin 100. Yıldönümü ve Türkiye

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

News image

Sayı 56: Psikanaliz Dersleri

André Malraux, bir din adamına “Elli yıldır bu meslektesin, söyle bakalım insanlık hakkında şimdiye kadar ne öğrendin?” diye sorar....

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

FAUST - Johann Wolfgang GOETHE

Önce halk efsanelerinde, adı meçhule karışmış ozanlar söylediler bu âteşîn hikâyeyi.Sonra edebiyatçılar keşfettiler, eski kroniklerin içinde ilginç öyküler ararlarken.Kimler kalemini sivriltmedi ki şeytanla insanın gizli...

News image

ESTETİK’İN KISA TARİHİ - Hakkı Hünler

 Estetik sorun, derin anestezi altındaki modern hayat için ontolojik, epistemolojik, antropolojik, ethik, politik, sanatsal, teknik veteknolojik vb. sorunların birbirine çözülmezcesine sımsıkı kancalandığı kördüğüm noktasını oluşturur....Estetik...

News image

AVRASYACILIK - Meşdi İsmayılov

 “Avrasyacılık, tarihsel olarak sorunlu iki ulusal coğrafyayı (Rusya ve Türkiye) belli bir denklik içinden okuyan ve mukadderatlarını bir şekilde birbirine dâhil eden bakışın ürünüdür. Bu...

News image

MONADOLOJİ Metafizik Üzerine Konuşma -G. W. Leibniz

Düşünce tarihinde. arkasında bıraktığı yazılı çalışmalar bakımından Leibniz kadar üretken bir başka zihne nadiren tesadüfl edilir. İlginçtir ki yaşamını düşünmeye ve yazmaya adamış bu...