|
AMERİKA’YI YENİDEN KEŞFEDELİM II
Kuruluş mitleri, imparatorlukların temel motifleri arasında yer alır. Yaratılan mitler sayesinde imparatorlukların doğuş süreçleri sıradışı bir kimlik kazanmış olur. ABD’nin kurucu unsurları da birbirine bağlı sayısız hikâyeden oluşur. Bu kurucu unsurlar birer mite dönüşürken diğer yandan dünya genelinde büyük bir siyasal gerçekliği de inşâ ederler.
Birleşik Devletler’de geniş siyasal toplulukların katılımıyla oluşan tarihsel deneyim, siyasal ve ekonomik açıdan eşine az rastlanır sonuçlar üretmiştir. Kıtaya ilk defa adım atanlar, Avrupa’nın toplumsal çalkantılarından uzak, her şeyin yeniden kurulabileceği bir fırsatı elde etmişlerdi. Ancien régime ve yaşlı düzenin muhafazakâr kalıntıları taze topraklara taşınmamıştı. Eski âdet ve alışkanlıklar yerinde bırakılmış ve burjuvazinin hiyerarşik yapısı, katı dili ve lüks anlayışı terk edilmişti. Yeni Dünya’da soylu olmayan sınıfları ve maceraperestleri bekleyen talih ve mutluluk, aristokrasinin toprağa ve asalete bağlı kurumlarını gölgede bırakmıştı. Herkes kendi soyuna ve nesebine bakmaksızın, doğanın bahşettiği imkânlar ölçüsünde yükseliyordu. Avrupa’da başarısızlığa uğrayan eşitlik ve demokrasi düşleri bu sefer kendiliğinden bir projeye dönüşecekti. Bütün sosyal kurumlar maddi refahın yükseltilmesine hizmet ediyordu. Kanunlar asli ruhunu fırsat eşitliğinden alıyordu ve bölgelerin, eyaletlerin işleyişindeki serbestiyet, kendine özgülük, bambaşka bir sistem yaratmıştı. Böyle bir serpilme ve gelişme arzusunun yanında Tanrı’nın inayetinin eksik olacağı düşünülemezdi. Motivasyon düzeyi yüksek bir din anlayışı, her şeyden önce dinamik bir sınıfın doğmasına eşlik etmişti. Protestanlığın iyimser karakteri esasen Amerika’nın ‘Orta Çağ’ı yaşamadan modern dünyaya geçmesinde aranmalıdır. Amerika ‘Orta Çağ’ı görmemişti. Sıradan bir Amerikalı için ‘kötü’lüğün her zaman için bilinen bir yanı, hesaplanabilir bir tarafı vardı. Dolayısıyla ‘mutlak iyi’ arayışı ve kendini sorgulama şüpheciliği de antik dünyada, kutsal kitaplarda bırakılmalıydı ve gelişmeye mani iç-sorular daima askıya alınabilirdi.
Göçmenlerin Kıtaya ayak bastığı dört yüz yıllık sürede Amerikan düşünüş biçimi ve yaşam tarzı giderek dünyamıza damgasını vurdu. Bu süre zarfında zinde bir güç olmanın fırsatı sonuna dek kullanılmış oldu. Bu güç ABD’nin kendi kaynaklarını serbestçe tüketerek, bazen sert ve acımasız bir şekilde kullanarak bir mite dönüştürdüğü güçtü. Ancak bu gücün tarihsel ilişkilerden soyutlanarak tek başına tahlil edilmesi, bu imparatorluğun dünya üzerinde kurduğu egemenliği açıklamaya yetmeyecektir. Bu nedenlerin de ayrı başlıklar altında etüd edilmesi gerekmektedir.
Amerika’nın kendi içinde ürettiği bu refahın dünyaya taşmasıyla birlikte Amerikan Yüzyılı da başlamış oluyordu. Artık, gözler önünde yükselen bir ışıltıyı kim görmezden gelebilirdi veya ayağa kadar gelen bir fırsatı kim geri tepebilirdi? Reddedilmeyen, bilâkis her geçen gün rağbet gören bir rüyaydı bu. Zaten herkes kendi ruhundaki Amerika’ya çoktan göç etmişti bile… Tepkiler ise, bir öfkenin nesnesini doğrudan hedef alabilecek keskinliği hiçbir zaman yakalayamadı. Sanattan kültüre, düşünce hayatından en muhalif seslere kadar küçük ve büyük Amerikalar dünyanın dört bir yanında kuruldu ve çoğaldı.
Tüm bilinirliğine ve apaçıklığına karşın, Amerika hâlâ bir muammayı içinde barındırmaktadır. Amerika’nın gövde gösterisi belki de kendini içten kemiren bir güçsüzlük deşifre edilinceye kadar sürecektir. Dolayısıyla bu alanda yapılmış incelemelere, kültürel araştırmalara eskisinden daha çok ihtiyaç vardır. Bu sayımızda Amerika üzerine uzun bir dönem inceleme yapmış isimlerin yetkin çalışmalarına yer veriyoruz.
AMERİKA ÜZERİNE KÜLTÜREL İNCELEMELER GÜLRİZ BÜKEN Quetzalquatl Soyunun Yaşayakalışı: Atzlán’dan Frontera’ya Mejicanolardan Meksika Kökenli Amerikalılara
AYŞE LAHUR KIRTUNÇ Çengelde Sallanan Amerikan Rüyası
MELDAN TANRISAL Beyaz Adamın Gelişi ile Kızılderili Kadınların Değişen Yaşam Biçimleri
BAHAR GÜRSEL Kenar Mahalleden Beyazperdeye: “Yeni Göç” Dalgası ve Amerika’daki İtalyan Göçmenler
İSMAİL ÖĞRETİR Bir Azınlık-Oluş Yazımı Olarak Afrikalı-Amerikan Edebiyatı: Deleuze-Guattarici Bir Yaklaşım
ORHUN YAKIN Death Wish: Hollywood Usulü Suç ve Ceza
TIMOTHY M. ROBERTS Türk Bakış Açısından Amerikan Tarihi
AMERİKA: BİR İMPARATORLUK DENEYİMİ C. AKÇA ATAÇ Bağımsızlık Savaşçılığından Dünya Hükümdarlığına: Amerikan İmparatorluk Anlayışının Tarihsel Gelişimi
NASUH USLU ABD’nin Temel Tehdit Kaynağını Kurutma ve Hegemonya Kurma Adına Orta Doğu’ya Yönelmesi
AYHAN AKMAN 1Eşitlik Çağında Demokrasilerin Özgürlük Sorunsalı: Bireycilik, Din ve Siyaset Üzerine Tocquevilleci Bir Tartışma
EZRA POUND Amerika
AMERİKA-OSMANLI CANSU ÖZGE ÖZMEN Genç Cumhuriyet’in Akdeniz Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu’yla Yapılan 1830 Dostluk ve Ticaret Antlaşması; ya da 19. Yüzyıl Amerikan-Osmanlı İlişkilerinin Amerikan Yazınına Etkisi ve Seyahatnâmeler
BURCU BOSTANOĞLU Amerika ve Osmanlı’nın Akdeniz’de Başlayan Seyir Defteri
KENZ REYDA ERGÜN CEMAL BÂLİ AKAL Bilgenin Siyaseti, Siyasetçinin Yalnızlığı
|