logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 43: Şiddet

ŞİDDET

“Bugün Rabbın öç günüdür; ve akıntılar zifte dönecek, toprak yanan zift olacak. Gece gündüz söndürülmeyecek, kuşaklar boyu yanıp duracak; saka onu eline geçirecek,  baykuş ve karga orada yerleşecek; üzerine boşluğun şakülü asılacak. Soyluları oradan çağırdıklarında hiçbiri orada olmayacak; ve saraylarında dikenler bitecek, çakallara yuva ve baykuşlara avlu olacak”  
Eski Ahit

d43Şiddetin genel bir tanımını vermeden önce onu kendi içinde aramalıyız. Şiddet, her zaman gizli ve karanlık bir doğaya sahip olmuştur. O, doğrudan kendini teşhir ettiği yerlerde bile acımasız derinliğini saklamıştır. Öyle ki yaşanılan şiddetin tamamı bilinmemektedir ve bu gerilimli gücün sınırlarını ölçme imkânı yoktur. Ancak, bazen o, doğanın bozulan görüntüsü olarak karşımıza çıkacak, bazen de insanlığın bir çürüme hali olarak derin bir şekilde hissedilecektir.

Bugüne gelene kadar şiddet, farklı toplum ve kültürlerde daima kazana­cağı bir oyunun içinde yer almıştır. Doğanın eşitsizliği ve insanların sonradan ürettikleri eşitsizlik bu oyunun kurallarını belirlemiştir. Birinden kurtulmaya çalışıldığı takdirde diğeri hep acımasızlığını göstermiştir. Şiddetin tüm biçimlerine karşı direnmek kuşkusuz insani bir erdemdir ama aşırı bir soyutlamaya gidildiğinde, temeldeki yozlaştırıcı unsurlar fark edilmeyecek, şiddete karşı şiddet uygulamak gibi bu sefer karşıt-şiddet modellerinin tuzağına düşülecektir.

Şiddete karşı her türlü cephe alabilmek mümkün. Tabii kendi çelişkisini de içinde barındırarak… Uluslararası barıştan yana olduğunu iddia eden biri, belli bir süre sonra çözüm adına ortak bir şiddet tekelinin üretilmesini önerecektir. Tüm bilinen savaş görüntülerine rağmen, siyasi pro­pagandanın temel kurallarından biri, sanki barışa çok az bir zaman kal­mış gibi, yaşanan handikabın derecesini hafifletmek, savaşın açık ve doğal olan dilini siyasetin yapay diliyle değiştirmektir.

Felsefi bakımdan, insan varoluşu şiddeti karşılamakta çoğu zaman acemi davranmıştır. Kişi kendi sesini dinlediğinde bile, pek hassas olarak tanımladığı dünyasında sert bir üslûbun yankılarını bulacaktır. Birbirinden ba­ğımsız derin boşluklar ortaya çıkaran içsel sesin yükselen ve alçalan ritimleri, dünyanın tamamında bir uyumsuzluk görecek fakat kendi içinde uyumu yakalayacak iradeyi henüz ortaya koyamayacaktır. Şiddete bağlı olan bu içsel savaş tutsak edicidir. Doğrudan kişinin kendisini hedef alır. Engelleyici bir kuvvet olarak açığa çıkmıştır. Var olmayan bir varlığı ta­şı­mak, hiç olmayan bir şeyin ağırlığı altında ezilmek kadar müthiş bir bas­kı uyandırır.

Geçmişe dönüldüğünde, tarihi şiddetten ayrıştırmak anlamsızdır. Bilâkis tarihin hız kazandığı, parlak sayfalara dönüştüğü devirlerde hiç de masumiyet dolu anlar yaşanmamıştır. Saf bir tarih edinme arayışı özünde sakattır çünkü böyle bir mutlaklaştırmaya gidildiğinde şiddetle birlikte güç, otorite ve iktidar kavramları görmezlikten gelinecek ve tarihi oluşturan en önemli unsurlar tamamen yok edilecektir.

Şiddetin gündelik yaşamın akışına çabucak karışmaması için ortada herhangi bir neden yoktur. Artık o, bizi uykumuzdan uyandıracak sebeple­rin arasında yer almamaktadır. Onun bir tüketim malzemesi değerindeki yeni görevi hayatın ‘keyif’li unsurlarına ‘heyecan’ ve ‘renk’ katmaktır. Bi­reysel şiddetin tatmin imkânı bulmadığı yerlerde daha geniş çaptaki ka­la­balıkların öfkeleri devreye girecektir. Körelmiş duygular sonu bitmez bir hınç ve nefretle daima teskin edilme ihtiyacı içindedirler. Böylelikle kü­çük şiddet parçacıkları halinde uygarlığı da kötürüm koltuğuna oturtan za­man, bütün tekil vahşetleri aynı anda unutturarak insan iradesini olumsuz bir kuvvetin ellerine teslim edebilmektedir.

EBU GARİP’TEN SONRA
PINAR UYAROĞLU YILDIZ
Ebu Garip İşkence Fotoğrafları: Şiddetin Politik İkonografisi

ORTA ÇAĞ
T. TOLGA GÜMÜŞ
Orta Çağ Avrupa’sında Şiddet:
Toplumsal Değişim ve Şiddetin Yeniden Yapılanışı

ŞİDDET
GÜLBANU ALTUNOK
Şiddetin Eleştirisi Olarak İktidar: Arendt ve Foucault

TAHİR KARAKAŞ
Nietzsche’nin Şiddeti

METİN BAL
Rousseau ve Şiddetin Kaynağı Olarak Eşitsizlik

KEMAL BAKIR
Anarşizm, Bilim ve Şiddet: “Mihail Bakunin”

ARMAĞAN ÖZTÜRK
Bir Haklı Savaş Tartışması: Şiddet Meşru Olabilir mi?

ÖZGE ERŞEN
Psikanalitik Bir Deneme Şiddet: Öteki’nin Yıkımı

G. GÜRKAN ÖZTAN
Şiddetin Modern Meşruiyet Zemini: “Ulusun İntikamı”

ALİYE MAVİLİ AKTAŞ
Aile İçi Şiddet

MEDYA
SÜREYYA ÇAKIR
Medya ve Şiddet

SİNEMA
ORHUN YAKIN
Nedensiz Şiddet

İNTİHAR
NURGÜN OKTİK
Bireysel Bir Şiddet Olarak İntiharın Sosyolojik Açılımı

TERÖR
AHMET KAVLAK
Terör ve Meşru Terör

DİSİPLİN
JOHN O’NEILL
Disiplin Toplumu: Weber’den Foucault’ya

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

News image

Sayı 56: Psikanaliz Dersleri

André Malraux, bir din adamına “Elli yıldır bu meslektesin, söyle bakalım insanlık hakkında şimdiye kadar ne öğrendin?” diye sorar....

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

FAUST - Johann Wolfgang GOETHE

Önce halk efsanelerinde, adı meçhule karışmış ozanlar söylediler bu âteşîn hikâyeyi.Sonra edebiyatçılar keşfettiler, eski kroniklerin içinde ilginç öyküler ararlarken.Kimler kalemini sivriltmedi ki şeytanla insanın gizli...

News image

ESTETİK’İN KISA TARİHİ - Hakkı Hünler

 Estetik sorun, derin anestezi altındaki modern hayat için ontolojik, epistemolojik, antropolojik, ethik, politik, sanatsal, teknik veteknolojik vb. sorunların birbirine çözülmezcesine sımsıkı kancalandığı kördüğüm noktasını oluşturur....Estetik...

News image

AVRASYACILIK - Meşdi İsmayılov

 “Avrasyacılık, tarihsel olarak sorunlu iki ulusal coğrafyayı (Rusya ve Türkiye) belli bir denklik içinden okuyan ve mukadderatlarını bir şekilde birbirine dâhil eden bakışın ürünüdür. Bu...

News image

MONADOLOJİ Metafizik Üzerine Konuşma -G. W. Leibniz

Düşünce tarihinde. arkasında bıraktığı yazılı çalışmalar bakımından Leibniz kadar üretken bir başka zihne nadiren tesadüfl edilir. İlginçtir ki yaşamını düşünmeye ve yazmaya adamış bu...