logo-facebooklogo-twitter
Detect language » Turkish
Sayı 7: Akademi ve İktidar
 
 

İKTİDAR BURADA, ÜNİVERSİTE NEREDE?

Onlar (üstadlar) köprüleri geçtiler ve Seine nehrinin sol ya­ka­sına yerleştiler...Kilisenin vâsiliğinden kurtulunca kendi çı­ka­rlarını düşündüler. Çıkarlarını ve düşüncelerini savuna­bilmek için kendi öğrencileriyle birleştiler ve bir lonca, Ünive­rsitas oluşturdular.
Émile Durkheim

d7Sosyal bilimlerde sağlıklı bir analiz, araştırmacıdan bütünlüklü ve incele­nen alana ilişkin karşılıklı bir bilgi yapısını çözümlemesini ister. Siya­se­tin genel doğası üzerine düşünüldüğünde, siyasetin araç ve amaçlar, güç ve ahlâk gibi görece ve zorluk katsayıları yük­sek değerleriyle karşıla­şı­rız. Sosyal bilimlerin iktidar söylemleriyle koşulsuz bağlar kurması giderek saf bir çözüm­lemeyi imkânsız hale getirmektedir. Böylelikle üniversite ya da belir­li bir dil, tavır, gelenek ve ekolü sürdürme anlamındaki akademia’nın ‘ikti­dar’la olan ilişkisi tutuculuğa son derece açık kapılar bırakır.

Tür­ki­ye’nin genel akademik dünyası düşünüldüğünde ise, akademiye ilişkin bağım­sız ideal çözümler üretmenin pek bir şansı bulunmamaktadır. Çünkü ülkemizde akademinin siyasetle değil, doğrudan iktidarla birebir ilişki­si vardır. Akademinin iktidarla olan hem epistemolojik (Bilgi ikti­dardır) bağı, hem de iktidarı sorgusuz sualsiz kabul eden tavrı, akademi, siyaset ve iktidar arasında sancılı bir diyaloğu açığa serer.

Ülkemizdeki akademik kurumsallaşma geleneği, toplumla kurduğu zayıf düşünsel ilişkiler nedeniyle birçok bakımdan handikaplar taşır. Üni­ver­siteler bağımsız ve ideal bir gelişimi yansıtmaktan çok boyun eğmeyi öğre­ten bir kurumunun tipik özelliklerini içerir. Örneğin her üniversitenin hüküm­ferma değerleri, yani akılcılık, pozitivizm ve çağdaşlık gibi de­ğer­ler yaşamla içselleştirildiği oranda değil, tezelden pragmatik bir karşı­lığın izdü­şümleri olduğu için iltifat görmüşlerdir. Bir akademinin gele­ceğe iliş­kin plan ve programı, şimdiye kadar varoluş nedeni hiç sorgu­lanmamış bir takım anakronik değerlerle doldurulmaya çalışılırken, sözü edilen değer­ler bütünsel yapıda ve gündelik hayatta hiçbir anlam küme­sine kavu­şamamıştır.

Klasik anlamıyla otoriteye karşı bir eleştiri olarak görülen hüma­nizm ve aydınlanma süreci, dış dünyanın hareketlerini to­parla­ya­ma­ma huzursuzluğundan insanın kendi içine çekilmesi, kendinde çözümler üret­me sonucunu doğurmuştu. İnsanın kendini evrenin merke­zinde bir değer olarak görmesi, başlangıçta bencil ve sorumsuz ama so­nuçta birey ola­bilmenin koşulu olarak yorumlanmıştır. Ülkemizde ise, kuşkucu ve ras­yonel hümanist değerler manzumesi bir yandan idealleşti­rilirken, diğer taraftan resmî ideolojiye derin bir sadâkat duygusu bes­lenmiştir. Dolayısıyla üniversite ve akademisyen profili bağımsız bir bireyin isyanını, ara­yı­şını değil boyun eğen bir cemaatin kabulünü getir­miştir.

Üniversitelerin günümüzdeki durumunu resmetmek açısından başka bir örnek vermek gerekirse, Descartes’ın cogito ergo sum formülü modern­leşme projesinin kalıp cümlesi olarak tekrar edilegelmiştir. Descar­tes’ın bu ilkeyi belirli bir sistematizasyon çerçevesinde, mathesis üniver­sa­lis (evrensel olma) dü­şüncesinden türettiği hatırlanmalıdır. Öyleyse sor­mak gerekir, Türkiye’deki üniversiteler hangi üniversel değeri, kendi sınır­ları dışında hangi evrensel ilkeyi dile getirmekte ve savunmaktadır­lar? Sık sık akademisyenlerin özgün öner­melere, aykırı kanılara sahip olma­dıklarından yakınılır. Doğrudur, çünkü düşünme yal­nızca tekil bir eylem değil (‘düşünüyorum’da olduğu gibi) geniş kül­türel bir iklimde haya­tiyet ve canlılık kazanabilen eylemdir. 

Nietzsche çoğu akademisyenin cansız bir doğaya sahip olduğunu söyle­mek­tedir. Üzerine ölü toprağı serilmiş akademisyenin talep ettiği güç aslın­da salt iktidardan başka bir şey değildir. Biz de sosyal bilimcileri­miz­den akademik ilmihâlin bu portresini talep ettik. İlerle­yen sayfalarda –özellikle satır aralarında– sürekli “iktidar burada” göndermelerine tanık olduk, sorduğumuz “üniversite nerede?” sorusunun karşılığı olarak...

Tarihçinin Gözlemi
Halil İnalcık
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Problemi

Halil İnalcık
Osmanlı Tarihi Üzerinde Kamuoyunu İlgilendiren Bazı Sorular

Akademi ve İktidar
Nur Vergin
Bilim Camiası ve Tanınma İsteği

Hüsamettin Arslan
Bilim, Bilimsel Bilgi ve İktidar

Halil Nalçaoğlu
Türkiye’nin Yeni Üniversite Düzeni: Kriz ve Kalite

Etyen Mahçupyan
Kemalizm, Pozitivizm ve İktidar

Ayşe iNAL
Derslikleri Kamusal Tartışmanın Oluştuğu Bir Mekân Olarak Yeniden Düşünmek

Akademisyene Hicviye
Ahmet İnam
Akademisyen mi? Ak-Adam-İsyan mı?

Aydınlanma, Sosyal Bilimler ve Modernite
Hasan Bülent Kahraman
Modernite, Sosyal Bilimler ve Bir Disiplinlerarasılık Olanağı Olarak Görsellik

Mehmet Okyayuz
Ernst Bloch’un Gözüyle Alman Aydınlanması

Ayşe Kadıoğlu
Sosyal Bilimsel Sancılar

 

 

Dergi Son Sayılar

News image

Sayı 59: Türk Sosyalizminin Eleştirisi

Geçen yüzyıllarda evrensel sol birikim, en temel insanî meseleleri ortak bir paydada çözümleme noktasında büyük bir çabanın ve heyecanın...

News image

Sayı 58: Türk Muhafazakârlığının Eleştirisi

Muhafazakârlık her şeyden önce bir “hissiyat” biçimine bağlıdır. Bu düşünceyi geniş bir hassasiyetler çatışması içinde tanımlamak, onu belli bir...

News image

Sayı 57: Türk Liberalizminin Eleştirisi

Türkiye’de farklı siyasî akımlar üzerinde fikir yürütmek bir bakıma uzun modernleşme serüveninin derin zıtlıklar içeren yapısını başka formüllerle yeniden...

News image

Sayı 56: Psikanaliz Dersleri

André Malraux, bir din adamına “Elli yıldır bu meslektesin, söyle bakalım insanlık hakkında şimdiye kadar ne öğrendin?” diye sorar....

Son Yayınlanan Kitaplar

News image

FAUST - Johann Wolfgang GOETHE

Önce halk efsanelerinde, adı meçhule karışmış ozanlar söylediler bu âteşîn hikâyeyi.Sonra edebiyatçılar keşfettiler, eski kroniklerin içinde ilginç öyküler ararlarken.Kimler kalemini sivriltmedi ki şeytanla insanın gizli...

News image

ESTETİK’İN KISA TARİHİ - Hakkı Hünler

 Estetik sorun, derin anestezi altındaki modern hayat için ontolojik, epistemolojik, antropolojik, ethik, politik, sanatsal, teknik veteknolojik vb. sorunların birbirine çözülmezcesine sımsıkı kancalandığı kördüğüm noktasını oluşturur....Estetik...

News image

AVRASYACILIK - Meşdi İsmayılov

 “Avrasyacılık, tarihsel olarak sorunlu iki ulusal coğrafyayı (Rusya ve Türkiye) belli bir denklik içinden okuyan ve mukadderatlarını bir şekilde birbirine dâhil eden bakışın ürünüdür. Bu...

News image

MONADOLOJİ Metafizik Üzerine Konuşma -G. W. Leibniz

Düşünce tarihinde. arkasında bıraktığı yazılı çalışmalar bakımından Leibniz kadar üretken bir başka zihne nadiren tesadüfl edilir. İlginçtir ki yaşamını düşünmeye ve yazmaya adamış bu...