İndirim

Varlık ve Oluş

Hilmi Ziya Ülken

Stok Durumu: Stokta Var

KDV Dahil: 35,00 TL 26,25 TL
KDV Hariç: 24,31 TL
Miktar:
Etiketler: kitaplar

Varlık ve Oluş adlı yapıt derin bir arayışın ürünü, bir yönüyle Türk düşüncesinde yaratıcı bir düşüncenin evrimi sayılır. Kitap çağdaş felsefenin krizlerini ve tereddütlerini aşama aşama dile getirir. Ontolojik meseleler gündeme geldiği andan itibaren varlığın de­ğişken, çok boyutlu yapısı insanda sürekli bir gerilim yaratır. Çevremizde seyrettiğimiz yüzlerce çelişkinin insanda tek başına kendini aşma çabası uyandırması gibi bir sonuç çıkar ortaya. Bu kadim çatışma felsefenin bütün dalış ve uyanışlarında görülebile­ceği gibi bizzat doğanın kendisinde de vardır.

Varlık ve Oluş, Türkiye'deki düşünsel serüveni yakından takip eden ve bizzat bu serüvene ortak olan birinin Batı düşüncesindeki çağdaş tartışmaların hiç de uzağında yer almadığını kanıtlar. Zik­redilen kaynaklardan ve 1930'lu yıllardan itibaren günü gününe takip edilen isimlerden bu açıkça görülür.

Hilmi Ziya Ülken daima yerli bir düşünür kimliğiyle evrensel soru­ların peşinde olmuştur:

Görüşümüz sonlu âlemlerin kriz halinden ritimlerle kurtulmak üzere her birinin kendi oluşunda açıldığı ve sonlu varlıkların sonsuz varlığa açık evrimleri olduğu düşüncesine vardı, a) Eğer âlem tam bir düzen halinde olsaydı hiçbir değişme, ıstırap olmazdı, b) Âlemde ideal bir dü­zene doğru bütün halinde bir yöneliş olsaydı çirkinlik, hastalık, ıstırap yalnız eksiklikten ibaret olurdu. Menfi değerlerin ve değerlerdeki çift kutupluluk önünde seçme iradesinin anlamı kalmazdı, c) Âlemde mut­lak bir mekanizm olsaydı hiçbir düzelme ve değerlendirme olmaz, her yetkinleşme "mutlu bir tesadüf" veya "kör irade" ile açıklanırdı, d) Alemde zıt kuvvetlerin çatışması olsaydı, bu çatışmadan doğan netice­lerin şuur, hayat, hürriyet gibi üstün dereceler olmasına imkân olamaz­dı. .. Fatal olarak gerektirilmiş zıt kuvvetlerden doğan netice de gerekti­rilmiş olurdu. Bu alternatiflerin imkânsızlığı önünde varlıkların çoklu­ğuna, aralarındaki akıldışı uçurumların doldurulması imkânsız­lığına, her varlığın ayrı oluşu ve ayrı evrimini göz önüne alma zarure­tine, fakat sonlu varlıklar arasında organlaşma, düzenleyici güç bakımından dereceler olduğu, bu derecelerin varlıklarda hiyerarşi ara­maya ve böylece maddeden düşünce ve inanca kadar varlık derece­lerinde düzenleyici gücün ve hürriyetin yükseldiği, sonlu varlıkların yalnız insan düşüncesi ve hürlüğünde sonsuz varlığa açık bir oluş ha­linde bulunduğu kanaatine vardık.

 

  • Felsefe
  • 591 sayfa
  • ebat: 15,5x23,5
  • ISBN: 978-605-5063-14-6

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Kitabın Tarihi ve Maksadı
Bir İşaret

Giriş
Felsefede İlk Olgu Araştırması
Varlığın Çift Manzarası
Derinliğine Felsefe
Dyade ve Dyadologie
Felsefede Doktrin ve Problemler
Yaşama ve Bilme
İki Ayrı İlim Görüşü Doğru mudur? (Anlama ve Açıklama)

I. Felsefenin Ortak Tarafları ve Devam Eden Felsefi Hakikat
Felsefî Düşünce Nasıl Başlamalı ve Yürümelidir?
Felsefenin Metodu Akıldır
Felsefe Aklı Aşan Problemleri İçine Alır
Felsefenin Temeli Akıl Değil Varlıktır
Mantık Kuralları ve Gerçeğe Tatbik İmkânları
Soyut Varlık ve Somut Varlık
Somut Varlık Mertebeleri
Belirsizlikten Belirliliğe ve Sınırlılığa Geçiş
Değişme Fikrinin Doğuşu

II. Varlık Fikri ve Varlıklar
Hakikat, Gerçek ve Düşünce Varlık Probleminden Çıkar
Varlık, Sınırlılık ve Sınırsızlık
Varlık Kelimesinin Anlamları
Varlık ve Varoluş
Varlık, Öz, Sıfat ve Tavırları

III. Sistemlerin Hastalıkları ve Felsefenin İnsan Merkezine Göre Kurulmadan Kurtulması Zarureti
Felsefe ve İlim
İdeolojilerde ve İlimde Peşin Hükümler
Davranış Şartları
Cüret Felsefeleri (Antropomorfizm)
Cüret Felsefeleri (Mekanizm)
Ürkeklik Felsefeleri: Şüphecilik ve Sınırlayıcılık
Davranış Şartları ile Tecrübe Arasında Uygunluk

IV. Varlık Konusunda Dikotomi’lerin Çözülmesi
Varlık-Yokluk Dikotomisi
Varlık-Oluş
Güçten Fiile Geçme (Tohumdan Açılma)
Gerçek-Görünüş
Varlık-İdeal (Varolmak-Mecbur Olmak)
Gerçek-Mümkün (Varlık-İmkân)
Dikotomileri Çözme Metodu

V. Varlıkta Kriz ve Ritm
Sınırsızlık ve Sonlu Varlıklar
Madde ve Enerji
Madde ve Enerjide Değişme ve Ritm
Canlı Varlığı Maddeye İrca Teşebbüsleri ve Ayrı Vasıfları
Canlının Temel Vasıfları
Bitki Derecesinde Canlı Varlık
Hayvan Derecesinde Canlı Varlık
İnsanın Ayırıcı Vasıfları
İnsanda İki Ritim
Ruh ve Beden Bütünü Olarak İnsan
Ruh ve Beden Zıtlığı ve Tamamlayıcılığı
İnsanda Bedenleşme ve Ruhlaşma
Gerilme Ritmi Olarak İnsan
Gevşeme ve Genişleme Ritmi Olarak İnsan

VI. Şuur Fenomenolojisi-I
Kasıtlı Fiil Olarak Şuur
Fenomenolojinin Tatbik Alanları
Âlemde Varolmak (Hayatî Varlık)
Sosyal Şuur
Sosyal Şuurun Krizi
Zamani Varlık
Zaman Dışı Şuur
İki Türlü Zamansız Şuur Öz Halinde-Fiil Halinde
İlk Müphemlikteki Zamansız Şuur

VII. Şuur Fenomenolojisi-II
Şuur Fiili Nasıl Bir Münasebettir
Şuur Fiilinin Zıt ve Tamamlayıcı Vasıfları
Mantık Öncesi veya Mistik Tecrübe
Epijektif Şuur
Projektif Şuur
Projektif Şuurdan Objektif Şuura Geçiş
Objektif Şuur
Objenin Kurulması
Subjektif Şuur ve Süjeleşme
Hafıza ve Hayal Gücünün Kurulması
Transjektif Şuur (Değer Şuuru)

VIII. Varlık ve İmkân
Varlık ve İmkân
Enerji Halinde Varlık
Enerjiden Enerjiye Çevrilme
Maddenin Evrimi (Sabitlik ve Değişme)
Sonsuz Varlıktan Sonlulara Geçiş
Yeni Kozmolojiler (Maddenin Evrimi)
Canlı Varlığın Vasıflarına Ait Açıklamalar
Canlı Varlığın Evrimi
Evrim Teorileri
Evrim Olgusu ve Manzaraları
İnsanın Doğuşu
İnsanda İç Yüzü ve Dış Yüzü
Evrimin Türlü Yorumlanışı

IX. Zaman ve Hürriyet
Zamansız Varlık (Soyut Olarak Varlık)
Varlıksız Zaman
Varoluş Zamanı ve Varoluş Filozofları
Varoluş Filozoflarının Ortak Tarafları
Hürriyet Fikrinin Gelişmesi
Varoluş Felsefesinde Hürriyet Fikri: Merleau-Ponty ve Sartre
Hürriyet ve İradî Fiil
Tesadüf, Gaye ve Hürriyet

X. Düşüncenin Antinomileri (Evet ve Hayır)
Ortak Duyuda Problematik
İlimde Problematik
Fizikten ve Canlılar İlminden Doğan Problematik
İnsan İlimlerinden Doğan Problematik
Felsefeden Doğan Problematik
Bir-Çok Antinomisi
Tecrübe-Akıl (Realizm-İdealizm) Antinomisi
Dogmatizm-Septisizm, Mekanik-Organik, Bütün-Fert
İçkinlik-Aşkınlık, Öz-Varoluş Antinomileri
Determinizm-İndeterminizm
Teori-Pratik

XI. Antinomileri Çözme Yolları ve Hakikat
Taraf Tutma
Uzlaştırma
Sonsuza İrca (Tanrı Kriteri)
Transandantal Hakikat
Diyalektik Hakikat
İki Karşıt Hakikat
Fenomenolojik İrca
Pragmatizm
Şüphecilik ve İhtimalcilik
Yeis Durumu
Mistik Hakikat
Dyade Kriteri ve Dyadoloji

Notlar
Not: 1
Not: 2
Not: 3

Dizin
Teknik Terimler Dizini

Ay Taksit Tutarı Toplam Tutar
Tek Çekim₺ 26,25
3₺ 8,75₺ 26,25
6₺ 4,38₺ 26,25
9₺ 2,92₺ 26,25

Hilmi Ziya Ülken
İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager dok­tordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefey­yüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Gençlik yıllarında ateş­li bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Ana­dolu Dergisi’ni çıkarır. Ana­dolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fa­kültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edil­di. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umu­mi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniver­site­si Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi.

Türkiye’ye dönüşünden hemen son­ra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tari­hî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstan­bul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir işti­­hay­la kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. Yüzlerce ma­kale yazdı, kitaplar hazırladı, çevi­riler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayım­ladı.

Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardık­ları hü­manist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi gös­termediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tari­hi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefe­si, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen pro­filinin dışındaydı.

Sanatçı duyarlılı­ğıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuş­malar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’ler­de kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalış­­maları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son de­rece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Hazi­ran 1974’de yaşamını yitirmiştir.