Doğu Batı Sayı 116: Zamanın Ruhu: Nihilizm
-
0,00 TL
- Stok Durumu: Stokta Yok
- Genel Yayın Yönetmeni: Taşkın Takış
- Sayı Editörü: M. Mukadder Yakupoğlu
- Onursal Kurucuları: Halil İnalcık, Şerif Mardin
- Yayın Kurulu: Oğuz Adanır, Ali Akay, Simten Coşar, Özcan Doğan, İlker Özdemir, Cansu Özge Özmen, Armağan Öztürk, Özgür Taburoğlu, Aytaç Yıldız
- Dergi Başlığı: Zamanın Ruhu: Nihilizm
- Dönem: Şubat, Mart, Nisan 2026 [Yıl 29, Sayı: 116]
- Basım Bilgisi: 2000 Adet / 1. Basım: Haziran 2026
- Sayfa Sayısı: 277
- ISSN: 1303-7242
- Barkod: 9771303721169
- Boyutları: 16,5 x 24 cm
ZAMANIN RUHU: NİHİLİZM
M. Mukadder Yakupoğlu
Varoluş
Sorunu Nihilizmle Başlar
Hasan Aksakal
Dünyasızlaşma
Çağı: Nietzsche’nin Çöküşünden Küresel 1968’e Nihilizmi Tarihselleştirmek
Burak Sayın
Güncel
Bir Perspektif: Nihilizm Neden Hiççilik Değildir?
Yasemin Akış Yaman
Kierkegaard’da
Estetik Varoluşun Krizi: Nihilizm, Ölüm ve Ciddiyet
Victoria Frede
Rus
Nihilizmi
Ali Akay
Nihilizmin
Neresindeyiz?
Hakan Kızıltan
Narsisizmden
Nihilizme: Bir Çöküşün Anatomisi
Gamze Nil Arkan
Sinematik
Nihilizmden Algoritmik Nihilizme Biçimin İcrası, İzin Buharlaşması
Derda Küçükalp
Politik
Nihilizm Nietzsche’den İlhamla Nietzsche’ye
Rağmen
Ahmet Soysal
Nihilizm
Sorusu
Boğaç Berkmen
Zerdüşt’ün
Patolojik Yolu: Anlık-Anımsamanın Sonluluğu ve Otomatik
Nihilizm
Ulaş Işıklar
Meursault’nun
İzinde: Visconti ve Demirkubuz’dan Ozon’a Nihilist ‘Yabancı’nın Sinemasal
Yolculuğu
Mehmet Akif Tutumlu
Nihilizm
Üzerine Bir Deneme
Nurettin Ergün
Her
Şeyden Hiçliğe
Uğur Demirci
Nihilizmin
Tezahürleri ve Modern İnsanın Anlam Arayışı
Erdal Ateş
Sanat
Yaratımında Varoluş ve Yok Oluş
Alexandre Salas
Hıristiyan Nihilizminin Edebî Örnekleri
NİHİLİZM NEDİR?
Nihilizmin sosyalizm,
kapitalizm, komünizm gibi toplumsal bir boyutu yoktur. Bireye özgüdür. Nihilist
toplum yoktur, nihilist birey vardır. Toplum olarak organize olmanın ön koşulu,
aşkın bir güce inanmaktır. Bu güç ya Tanrıdır, Tanrılardır ya da devlettir.
Diktatörün dayandığı güç, toplumun tahayyül ettiği devlettir. Buna karşılık
nihilizm, psikolojik bir ruh hali, bir ortam, bir rüzgâr, bir eylem şeklinde
tezahür eder.
Nihilizm, bireyin inanç
sistemlerine karşı bir tepkisidir. İnsan türü sonluluğunu kabul etmeyerek,
hayalî bir sonsuzluk projesi geliştirmiştir. Bu proje, kapitalizmin üretim
biçimine egemen olmasıyla birlikte, başarısızlığa uğramıştır. Bu durum bireyle
sürüleştirilen toplum arasında kopuşa neden olmuştur. Toplum egemen sınıfların
etkisi altına girmiş ve dayatılan inanç sistemlerine boyun eğmiştir.
Bu derginin konusu, bireyin,
nihilizmin yol açtığı boşluğa karşı verdiği savaşımdır. Belki de yaratıcılığı,
üstün nitelikli çalışmayı ateşleyen nihilizmdir.
Nihilizm, bireysel ahlâkı
gerçekleştiren sürecin başlangıç noktasıdır. İnanç her zaman toplumsal ahlâkı
oluşturur ve bu nedenle şiddete açıktır. Bireysel ahlâkın niteliklerinden biri
de şiddete her koşulda karşı çıkmasıdır. Özsaygının temeli olan bireysel ahlâk,
bireyin şiddetini yok ettiği için, toplumsal şiddetin kurbanı olur. Tarihte
bunun örnekleri hem ülkemizde hem de dünyada sayılamayacak kadar çoktur.
Kapitalizm ve finansal
kapitalizm, dinleri manevi özlerinden uzaklaştırmış ve din adamlarını para
peşinde koşan insanlar haline getirmiştir. İnsan türünün bu nedenle yaşamın
anlamını somutlaştırdığı dinlere olan inancı yok olmaya yüz tutmuştur.
Finans kapitalizminin dünya
ekonomisine egemen olmasıyla birlikte, tüm dünya toplumları bayağılığın
çukuruna düşmüş ve bu durum, nitelikli, yaratıcı bireylerin tepkisiyle onları
yeni bir anlam anlayışına sürüklemiştir. Çağımızda bireylerin nihilizme bir can
simidi gibi sarılmalarının nedeni, bayağılığın boğucu atmosferinden kurtulma
çabasıdır.
Nihilizm, Nietzsche’nin söylediği gibi, aşılması gereken bir evredir. Bu evre
değerlerin yeniden yaratılmasıyla aşılabilir. Bu değerler öncelikle edebiyat,
sanat, sinema, resim başta olmak üzere eserlerle yaratılabilir. İnsan türünün
karanlık bir geleceğe doğru yol almasına karşı duran ve yeni bir yolun
habercisi nihilizm hareketidir. Ernest Hemingway’in, Jack London’ın, Wirginia
Woolf’un intiharlarına bu açıdan bakabiliriz. Bu yazarlar intiharlarıyla,
insanın bu bayağı yaşayışını kabul etmediklerini ve bu yaşayışın bir parçası
olmak istemediklerini trajik bir yolla göstermişlerdir.
M. Mukadder Yakupoğlu

