İndirim

Destanlar

Hilmi Ziya Ülken

Stok Durumu: Stokta Var

35,00 TL 26,30 TL
KDV Hariç: 26,30 TL
Miktar:

Çok boyutlu bir düşünce dünyasına ve birikime sahip olan Hilmi Ziya’nın felsefi görüş ve eleştirilerinin, sosyolojik yaklaşımlarının, edebî ürünlerinin, tarihî vakalar karşısındaki tavrının yanısıra Türk milletinin özelinde olmak üzere tüm insanlığın kültürel kökenlerine ışık tutacak fikirlerinin odağında ele aldığı destanlar, farklı çalışma alanlarından biri olarak dikkat çekmektedir. Destanlar adını taşıyan bu kitap, Hilmi Ziya’nın destanlar konusuna ne şekilde eğildiğini açıkça ortaya koyması ve konuya dair yazılarının bir araya getirilmesi yönüyle araştırmacıların işini kolaylaştıracak niteliktedir. Nitekim Hilmi Ziya; medeniyet tasavvurunda destanların oynadığı rol ve söz konusu destanların yeniden yazımı hususlarına bilinenden çok daha fazla kıymet vermektedir. Onun destanlara yüklediği anlam çerçevesinde bir medeniyet inşa edilebilir, şekillendirilebilir ve en üst noktaya varacak bir biçimde geliştirilebilir. Bu nedenle çalışmalarının önemli bir kısmını, yazı hayatının başlangıcından ölümüne kadar, sistemli bir şekilde destan meselesine ayırmıştır. Birçok açıdan yaklaştığı destanlara dair genel bilgilerin yanısıra onların tasnifi ve yeniden yazımı hususlarında gerek kendisi gerekse bu konuya gönül vermiş arkadaşları ile birlikte mesai harcamıştır.


  • Yazar: Hilmi Ziya Ülken
  • Kitabın Başlığı: Destanlar
  • Yayına Hazırlayan: Fatma Artunkal
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 243; Tarih Dizisi - 30
  • Basım Bilgileri: 1. Basım / Kasım 2019
  • Sayfa Sayısı: 404
  • ISBN: 978-605-2133-89-7
  • Kapak Resmi: Fatma Artunkal
  • Boyutları: 13,5 x 21

Bu kitabın detaylı "İçindekiler" bölümünü .pdf formatında buradan indirilebilirsiniz.

Hilmi Ziya Ülken (1901-1974)

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager doktordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefeyyüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Daha Sultanî yıllarında, 1915’te, fikrî ve siyasî meselelere ilgi duyar. Turancıdır. Arkadaşlarıyla Turan Cemiyeti’ni kurar, şapirografla basılan bir mecmua çıkarır. 1918’de Mülkiye’ye girdikten sonra Turancılıkla beraber Osmanlıcılığın, İslamcılığın ve Batıcılığın mücerret ve hayali bulduğu dünyasından Anadoluculuğun müşahhas ve canlı gördüğü dünyasına yönelir. Elyazma olarak Anadolu dergisini Reşit Kayı ile 12 sayı çıkarır. (1918-1919) Bugün Anadoluculuğun kurucu metinleri olarak zikredilen Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri ve Anadolu’nun Hakiki Merkezi ilk eserleridir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edildi. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden âhlak-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Mükrimin Halil Yinanç, Mehmet Halit Bayrı ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi isimlerle Anadolu Mecmuası’nı çıkardı. (1924-1925) Umumî İçtimaiyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Atatürk tarafından araştırma yapmak üzere Berlin’e gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen sonra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tarihî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir iştihayla kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. İkibinin üzerinde farklı konularda makaleler yazdı, kitaplar hazırladı, çeviriler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayımladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardıkları hümanist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi göstermediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tarihi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefesi, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen profilinin dışındaydı. Sanatçı duyarlığıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuşmalar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’lerde kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalışmaları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son derece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’de yaşamını yitirmiştir.