• Nesne ve Doğası

Nesne ve Doğası

  • 160,00 TL
  • 112,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

Özdek nedir? Evreni oluşturan en temel ögeler hangileridir? Nesneler için zaman içinde varolmak, değişmek, varlığa gelmek, yok olmak ne demektir? Nesnenin varlığı onun kimi nitelikler taşıyor olmasına bağlı mıdır? Nedir kimi nitelikleri taşımak? Nitelik nedir, nasıl varolur? Kimi nesnelerin aynı türden olmaları ne anlama gelir? Evren şimdi olduğundan farklı olmuş olsaydı, şimdi varolan belirli bir nesne başka bir türe bağlı olabilir miydi? Özdeğin varlığına ilişkin en temel koşulları tartışan bu felsefe araştırması konuya ilişkin başlıca klasik ve güncel düşünceleri de ele alıyor:

“Sürekli değişen bir evrende yaşıyoruz. Çevremizdeki varlıklarla birlikte, biz de bu süregiden akışın içindeyiz. Şimdi yüzeyi düz ve parlak olan bir nesne, daha sonra kırışıyor, sertliği yumuşaklığa dönüşüyor, rengini değiştiriyor. Öte yandan küçük kimi nesneler de büyüyor. Kırışıklıklar geriliyor, zayıflık yerini sağlamlığa, ağırlık ve cüsseliliğe bırakıyor. Hemen her şey deviniyor. Kendi büyüklüğündeki başka varlıklara göre devinmeyenler bile, içinde bulundukları yapı dizgesiyle birlikte yer değiştiriyorlar. Pek çok nesne, ardında başka nesneler bırakarak yok olurken, pek çok yeni nesne de varlık ortamına katılıyor. Bütün bunlar biz gözlemlesek de gözlemlemesek de bilsek de bilmesek de durmak bilmeden oluşumunu sürdürüyor. Gerçekten de aynı ‘akarsuya’ iki kez girebilmek söz konusu değil.”


  • Yazar: Arda Denkel
  • Kitabın Başlığı: Nesne ve Doğası
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 414; Felsefe Dizisi - 115
  • Basım Bilgileri: 4. Basım: Ocak 2024 (1. Basım: Metis Yayınları, 1986)
  • Sayfa Sayısı: 215
  • ISBN: 978-625-8123-74-6
  • Boyutları: 13,5 x 21

Önsöz

I. Özdeşlik

1. Fiziksel Varlığın Temel Ögeleri

2. Bireyleşim

3. Özdeşlik Önermeleri

4. Zaman İçinde Özdeşlik

5. Uzay-Zaman İçinde Süreklilik

6. Dağılma

7. Form-Örneği

8. Canlı Varlıklar

II. Öz

9. Değişim

10. Özcülüğe Karşı

11. Tür Kavramı

12. Olanaklı Evrenler

13. Kripke’nin Özcülüğü

III. Özellik

14. Tümeller Sorunu ve Platon

15. Yumuşatılmış Gerçekçilik

16. Adcılık

17. Gerçek Benzerlikler Savı

18. Nesne, Nitelik ve Konum


Kaynakça

Bu Kitapta Kullanılan Kimi Teknik Terimlerin İngilizce Karşılıkları

Kavramlar Dizini

Adlar Dizini

Önsöz

 

Sürekli değişen bir evrende yaşıyoruz. Çevremizdeki varlıklarla birlikte, biz de bu süregiden akışın içindeyiz. Şimdi yüzeyi düz ve parlak olan bir nesne, daha sonra kırışıyor, sertliği yumuşaklığa dönüşüyor, rengini değiştiriyor. Öte yandan küçük kimi nesneler de büyüyor. Kırışıklıklar geriliyor, zayıflık yerini sağlamlığa, ağırlık ve cüsseliliğe bırakıyor. Hemen her şey deviniyor. Kendi büyüklüğündeki başka varlıklara göre devinmeyenler bile, içinde bulundukları yapı dizgesiyle birlikte yer değiştiriyorlar. Pek çok nesne, ardında başka nesneler bırakarak yok olurken, pek çok yeni nesne de varlık ortamına katılıyor. Bütün bunlar biz gözlemlesek de gözlemlemesek de bilsek de bilmesek de durmak bilmeden oluşumunu sürdürüyor. Gerçekten de aynı “akarsuya” iki kez girebilmek söz konusu değil.

Nedir böyle bir ortamda var olmak? Nedir bu değişim içinde yer alan kalıcı bir nesne olmak? Nedir bu özdek dediğimiz parça parça varlık, nesnelerin tümünün birarada oluşturduğu; nesnenin fiziksellik dediğimiz doğası? Bu, felsefi düşüncenin en eski sorusu, yirmi beş yüzyıldır aldığı yol boyunca pek çok yeni sorular doğurarak, açıklamalar, eleştiri ve tartışmalarla zenginleşerek bugünkü daha derin anlayış düzeyimize erişmiş. Oysa soru son yanıtını bulmamış. Bir felsefe sorusu olmasının gereği, belki de önü hiçbir zaman kesin bir son yanıtla kesilmeyecek. Yanıtlar, yeni açıklamalar ve yeni bakış açıları insanın bu soruyu anlayışını daha da derinleştirecek, ancak hiçbiri bu gidişi sonuçlandıramayacak.

İlk felsefe ya da metafizik, varlığın kendisi, temel ­doğası üzerine sorulan bu soruyla belirlenir. Nesnenin varlığının hangi koşullara bağlı olduğunu sormak, onun hangi koşullarda yok olacağı, hangi koşulların onu yok olmaya yaklaştırdığı, geride bıraktıkları ile ilişkisinin ne olduğu gibi soruları çağırır. Ayrıca nesnenin hangi ilkelerden oluştuğu ve bu ilkelerin ne ölçüde kavranabildiği sorularını da gündeme getirir. Böyle sorularla belirlenen metafizik, Aristoteles’in “ilk felsefe” diye nitelediği ve daha az yıpranmış bir terimle “varlıkbilim” dediğimiz felsefe dalıdır. Metafizik kavramının yıpranması, büyük ölçüde, Alman İdealizmi ve ona gösterilen tepki nedeniyledir. Alman İdealizmi, görünüşlerin ötesindeki aşkın bir evreni, bilgiyle kavramaya çabaladığımız görünüş evreninin temeline oturtmuş, gerçekliğin görünen değil, bu aşkın ortam olduğu romantik inancıyla, ona ilişkin kurgularını sistemleştirmiştir. İşte Kant’tan sonraki dönemlerden başlayarak “metafizik”ten bu sistemli kurgu etkinliği anlaşılır olmuştur. Yüzyılımız başında Alman İdealizmine tepki olarak çıkan İngiliz Gerçekçiliği ve 1920’lerin Viyanası’nda filizlenen aşırı deneyimci Yeni Pozitivizm, “metafizik” kavramını düşünce tarihinde başka bir dönemde benzeri görülmeyen ölçüde aşağılamış, gözden düşürmüştür. Oysa, belki kurgu sistemciliğine karşı haklı olan bu tepki varlıkbilim, ya da özgün olarak Aristoteles’in yaptığı anlamdaki metafiziğe karşı haklı olmamıştır. Çünkü bu anlamdaki metafizik aşkın, bilinemez bir alana yönelik değildir ve tıpkı bilim gibi olgunun, gerçekliğin kendisine ilişkindir. Bilimden ayrılığı, sorunlarını felsefe sorunları olarak seçmesi ve en temel kavramları ele alarak bunlara açıklamalar ­getirmeye çalışmasındadır. Bundan dolayı bu anlamdaki metafiziğe karşı yapılacak her türlü yetkisizlik, anlamsızlık ya da yoldan çıkmışlık suçlaması, hemen bütünüyle doğa bilimine karşı da yapılmış sayılabilecektir. Böyle bir çerçevede düşünülen metafiziğin içerdiği kurgu, bugünün kuramsal fiziğinin ürettiğinden çok daha sınırlı ve ılımlıdır.

Varlıkbilim anlamındaki metafiziğe 1950’li yıllardan bu yana giderek artan ilgi, bu alanı günümüzde canlı bir felsefe etkinliğinin yeşerdiği ve önemli özgün görüşlerin ortaya atıldığı bir düşünsel ortam yapmıştır. Bu kitaptaki amacımız, bu alanın konumuzla ilgili bölümünü ele alarak nesnenin doğasına ilişkin bir açıklama sağlamak.

Bu kitaba içerik olan düşünceler, 1977 yılından bu yana, Michael Burke ile önce Boğaziçi Üniversitesi’nde karşı karşıya sonra da kendisi ABD’ye dönünce yazışmayla sürdürdüğüm tartışmalara çok şey borçlu. 1981 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde varlıkbilim konusunda hemen her yıl verme olanağını bulduğum dersler, alan üzerindeki düşüncelerimin olgunlaşmasına yardımcı oldu. 1985’in başında gittiğim ABD Wisconsin Üniversitesi’nde de aynı konuda bir dönem ders verdim. Oradaki felsefecilerle varlıkbilim sorunlarını tartışma olanağını buldum. Bu kitabın 8. bölümünü Wisconsin’de bir kolokyumda okuyarak yararlı eleştiriler aldım. 17. bölümü, o üniversitenin öğretim üyelerinden Elliott Sober ile ayrıntılı bir biçimde inceledik. 7. ve 13. bölümlerde kullandığım form-örneği kavramına ilişkin uslamlamaları içeren “Form and Origin” başlıklı bir makalem Canadian Journal of Philosophy’nin 1985 Aralık (Cilt 15, no. 4) sayısında yayımlandı. 2.’den 7.’ye kadarki bölümleri özetleyen “Nesneler ve Özdeşlik” adlı bir yazım Dün ve Bugün Felsefe dizisinin birinci kitabında yer aldı. ABD’den dönüşümde notlar biçiminde büyük ölçüde yazıya dökülmüş olan bu kitabı, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları içinde okumakta olduğunuz metin biçiminde yeniden yazdım. Metni daktiloya çeken Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü sekreteri Şükran Narin’e, kitabı aralarında bölüm bölüm paylaşıp okuyarak yararlı önerilerde bulunan Murat Aydede, Mine Doğantan Keskin, Ferda Keskin, Aliş Sağıroğlu ve son olarak da destekleriyle bana esin kaynağı olan Ayşegül ve Esi’ye teşekkür ediyorum.

A. D.
Erenköy, 1985

Arda Denkel

Arda Denkel 1949’da Ankara’da doğdu. Saint Benoît Lisesi’nden sonra ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde okudu. 1972 yılında Şehir Planlama lisans derecesini aldı. Aynı yıl Oxford Üniversitesi’nde felsefe öğrenimine başladı. 1977’de bu üniversiteden felsefe dalında doktora derecesini kazandıktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi’nde göreve başladı. 1988’de profesör unvanını alan Denkel yaşamının sonuna kadar aynı kurumda görevini sürdürdü. 1985 ve 1989 yıllarında ABD Wisconsin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde konuk öğretim üyesi, 1994’te Uludağ Üniversitesi’nde ve 1995-97 yılları arasında da Koç Üniversitesi’nde ek görevli olarak dersler vermiştir. 1995’ten ölümüne kadar Türkiye Bilimler Akademisi, Institut International de Philosophie’nin Avrupa Analitik Felsefe Kurumu üyeliklerinde ve yönetiminde bulundu. 1997’ye değin 45’in üzerinde Türkçe yazı, 18’i uluslararası dergilerde olmak üzere 26 İngilizce makale yayımlamıştır; bir yazısı Almancaya, ikisi de Yunancaya çevrilerek bu ülkelerde yayımlanmıştır. Ayrıca Objects and Property başlıklı kitabı Cambridge University Press’ten 1996’da çıkmıştır. The Natural Background of Meaning başlıklı kitabıysa Kluwer Academic Press tarafından yayımlanmıştır.