• Vahdet-i Vücûd Felsefesi

Vahdet-i Vücûd Felsefesi

  • 220,00 TL
  • 154,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

Belki de hiçbir yüzyıl 13. yüzyıldaki gibi düşünürler, sanatçılar ve manevi öncüler açısından bir zenginlik, çeşitlilik göstermemiştir. Akdeniz dünyasında, Anadolu coğrafyasında kökleşmeyi, kalıcılığı sağlayan unsur herhalde askerî güç, kılıç kadar aklın, bilimlerin gelişimi ve bu düşünce insanlarının entelektüel çabaları olmuştur. Sadece o dönemin dünyasına değil, geleceğe de yön veren entelektüel dünyanın bütün yıldızları âdeta bu yüzyılda biraraya gelmiş gibidir.

Bu bağlamda Osmanlı’nın ilk başmüderrisi olarak kabul edilen Dâvûd Kayserî’yi, Hıristiyan dünyasının önemli kararlarının alındığı İznik’te kurucu kimliğiyle bu önemli göreve getirirken, yönetici aklın bu kararı almasında ve uygulamasındaki ilkesi yüksek bir anlayışı ve zihniyeti sergilemektedir. Bir bakıma kökendeki bir dünyayı kurma tarzı, düşüncesi, ideolojisi sadece doğum ânını değil, büyümesini, gelişmesini ve o bilgilerin aktarılmasını da kumanda eder, yönetir. Başlangıçlar böylesine önemlidir. Bir yanda doğa bilimleri, astronomi, matematik, diğer yanda Selçuklu medrese geleneğindeki İslâm anlayışı ile İbn Arabî, Sadreddin Konevî çizgisinde bir vahdet-i vücûd düşüncesi ve bu ikisinin o zamanki dünyayı yeniden şekillendirme tarzına temel teşkil eden kavramsal çerçevenin yetkin bir şekilde ortaya konulması… gelecek yüzyılları da belirlemiş diyebilir miyiz? İşte modern dönemde Dâvûd Kayserî hakkında geniş kapsamlı ilk eseri ortaya koymuş ve tercümelerini yayımlamış olan Mehmet Bayrakdar’ın bu çalışması sözü edilen başlangıçlardan biridir.


  • Yazar: Dâvûd Kayserî
  • Kitabın Başlığı: Vahdet-i Vücûd Felsefesi
  • Çeviren: Mehmet Bayrakdar [Arapça]
  • Yayına Hazırlayan: Ufuk Coşkun
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 395; Felsefe Dizisi - 110
  • Basım Bilgileri: 2. Basım: Haziran 2023 (1. Basım: İFAV, 2012)
  • Sayfa Sayısı: 352
  • ISBN: 978-625-8123-42-5
  • Boyutları: 13,5 x 21

Giriş: Dâvûd Kayserî’nin Hayatı, Eserleri ve Düşüncesi

     Hayatı

     Eserleri

     Düşüncesi

Çeviri Hakkında

Girişler

Rablerin Rabbi’nin Kelâmından Perdenin Kaldırılması

Tasavvuf İlmi Hakkında Risale

Hakiki Sevginin Bilgisi

Vahdaniyetin Esasları ve Ferdiliğin Temeli

Zamanın Açıklanmasında Son Söz

Hayat Suyunu İncelemek ve Karanlıkların Gizliliklerini Açığa Çıkarmak

İnsani Türsel Suretle Besmelenin Tevilinin Yorumu

Ekler

     Sadreddin Konevî ve Dâvûd Kayserî

     Dâvûd Kayserî’de Din Kavramı

     Dâvûd Kayserî’de Zaman Kavramı

     Dâvûd Kayserî’nin İslâm Düşüncesine Katkısı

     Dâvûd Kayserî ve “el-Hikmetü’l-Müteâliye” Kavramı

     A’yân-ı Sâbite Kavramı: Konevî ve Kayserî Mukayesesi

Dizin

Dâvûd Kayserî

Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Kaynaklar, hocaları arasında gösterilen Kadı Sirâceddin el-Urmevî’nin Kayseri’den Konya’ya başkadı olarak tayin edildiği 1273’te Dâvûd Kayserî’nin on iki on beş yaşları arasında olduğunu bildirdiklerine göre 1260 yılı civarında doğduğu söylenebilir. Dâvûd Kayserî öğrenim hayatına Kayseri’de başladı. Dinî ve naklî ilimleri öğrendikten sonra özellikle dinî ilimlerde bilgisini arttırmak için Mısır’a gitti. Mısır’a ne zaman gittiği, orada ne kadar kaldığı, kimlerden ders aldığı ve ne zaman Anadolu’ya döndüğü belli değildir. Dâvûd Kayserî, Sadreddin Konevî’den tasavvuf öğrenmek için Konya’ya gelen ve onun ölümünden önce Anadolu’dan ayrıldığı bilinen, tasavvuf yolunda üstadı olduğunu söylediği Abdürrezzâk Kâşânî ile (ö. 736/1335) muhtemelen İran’ın Sâve şehrinde tanıştı. Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik’teki ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine Dâvûd Kayserî’yi 30 akçe maaşla tayin etti. Ölümüne kadar on beş yıla yakın bir süre bu görevde kalan Dâvûd Kayserî bir yandan öğrenci yetiştirirken bir yandan da eserlerini kaleme aldı. Onun İznik medresesinde okuttuğu dersler hakkında bilgi bulunmamakla birlikte hadis ve fıkıh gibi dinî ilimlerin yanısıra felsefe ve mantık gibi aklî ilimler okuttuğu söylenebilir. Kaynaklarda Şeyh Edebâli, Yûnus Emre, Geyikli Baba ve Hacı Bektâş-ı Velî’nin çağdaşı olarak gösterilir. Dâvûd-i Kayserî’nin vefatından sonra yerine öğrencisi Tâceddin Geredevî tayin edilmiştir. Osmanlı Devleti’nin ilk müderrisi ve ilk düşünürlerinden biri olan Dâvûd-i Kayserî’nin eserlerinden dinî ve aklî ilimlerde iyi bir öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır. Dinî ilimlerden bilhassa fıkıh ve hadis sahalarında derin bilgiye sahipti. Ancak daha ziyade tasavvuf, kelâm ve felsefe alanlarındaki çalışmalarıyla kurucu isimlerden biri oldu.

Mehmet Bayrakdar

1952 yılında Konya-Beyşehir ilçesinin Bayavşar köyünde doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Beyşehir’de tamamladı. 1973 yılında Ankara Üniversitesi İlâ­hiyat Fakültesinden mezun oldu. Fransa-Sorbonne Üniversitesinde La phi­losophie mystique de la religion chez Dawud de Kayseri isimli teziyle 1978 yılında doktorasını tamamladı. 1979 yılında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fa­kültesi İslâm Felsefesi Anabilim Dalında Dr. Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı. 1982 yılında Yardımcı Doçent, 1985 yılında Doçent ve 1992 yılında ise Profesör unvanı aldı. Ayrıca, Londra Üniversitesi (1986-1987), Georgetown Üniversitesi (1988-1989), Malezya Uluslararası İslâm Enstitüsü (1990-1993), Roma Gregoriana Üniversitesi (1999-2000) ve Japonya Kyoto Üniversitesinde (2000-2001) misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Hâlen Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesidir.

Arapça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Farsça, İspanyolca, Malayca, Japonca, Latince ve Klasik Yunanca dillerini bilmektedir.