• Doğu Batı Sayı 94: Deizm

Doğu Batı Sayı 94: Deizm

  • 60,00 TL
  • 45,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda
  • Genel Yayın Yönetmeni: Taşkın Takış
  • Sayı Editörü: Adnan Bülent Baloğlu
  • Onur Kurucuları: Halil İnalcık, Şerif Mardin
  • Yayın Kurulu: Oğuz Adanır, Ali Akay, Simten Coşar, Özcan Doğan, Kurtuluş Kayalı, Armağan Öztürk, Özgür Taburoğlu, Ali Utku, Aytaç Yıldız
  • Dergi Başlığı: Deizm
  • Dönem: Ağustos, Eylül, Ekim 2020 [Yıl 23, Sayı: 94] 
  • Basım Bilgisi: 2000 Adet / 1. Basım Ekim 2020
  • Sayfa Sayısı: 295
  • ISSN: 1303-7242
  • Barkod: 9771303724948
  • Kapak Resmi: Samuel Hirszenberg, Spinoza’nın Aforoz Edilmesi, 1907.
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Boyutları: 16 x 24


Adnan Bülent Baloğlu
Lord Herbert’ın İdeal Dini, Spinoza’nın Evrensel Dini, Neoliberalizmin Küresel Dini

Namık Kemal Okumuş
Deizmin Ahlâk Konfigürasyonunun Rasyonel Basamakları Hakkında Teolojik Bir Değerlendirme

Abdüllatif Tüzer
Deizmi Anlamaya Çalışmak

Aliye Çınar
Aşkın Teoloji ve Deizm

Aydoğan Kutlu
“Devrim Dünyanın Kurtuluşudur”: Thomas Paine’in Siyasal Fikirlerinde Deist İnançlarının Etkileri

Latif Tokat
Tanrı İnancının Varoluşsal Boyutu ve Deizm

Emre Dorman
Popüler Kültürün Popüler Deizmi: Riskler ve Öneriler

Ergin Ögcem
Ateizm-Deizm Sarkacında Bir Filozof: Antony Flew

 Meryem Kardaş
Lord Herbert Cherbury’nin Deist-Hümanist Din Eleştirisi

Pamela Hernandez Chavez
Benjamin Franklin: Deist mi Değil mi?

Allen K. Schroeder
Deizm ve Onun Kutsal Üçlemeye Dönük Amansız Saldırısı

SAYI EDİTÖRÜNÜN NOTU

 

Özellikle son yıllarda, fiziksel dünyanın işleyişini anlamlandırma, birey-­doğa-Tanrı ilişkileri ekseninde hayatı yeniden tanımlama çabaları arasında deizm kavramının bir saman alevi gibi parlaması, adının popüler kültürün moda terimleri arasına monte edilmesi pek öyle tesadüflerle izah edilebilecek bir mesele gibi görünmüyor. Rönesans, Reform, Din Savaşları, Kara Veba, Fransız Devrimi, Bilim Devrimi, Aydınlanma, Sanayi Devrimi gibi pek çok sancılı süreçten geçen Hıristiyan dünyanın kendi iç krizlerinden doğan sayısız akım, fikir, inanç ve ideolojiden yalnızca biri olan deizmi bugün eşiğimizde buluverdik. Batı’nın uzun çalkantılı tarihî, sosyal, kültürel gerçekliği içinde bir bağlama oturan bir olgunun kapımıza nasıl dayandığı meselesi üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. Bunun sadece dış etlenlerle izahı kendi yanılgılarımızı örtbas etmek olacaktır. Bilimsel ölçütler çerçevesinde ele aldığı dosya konularına yaptığı ciddi katkılarla taraflı tarafsız her kesimin takdirini kazanan periyodik Doğu Batı dergisinin bir deizm dosyası açma amaçlarından biri de bu gelişmenin sebep, boyut ve uzanımlarını mercek altına almak olacaktır.

        Başlangıçta Katolik Kilisesi’ne ve onun Hıristiyanlık yorumuna bir tepki olarak doğan deizmin, tarihin tozlu yaprakları arasında unutulup gitmişken, ilginç bir biçimde, sert bir “dinsizlik” projesi olarak küllerinden yeniden diril(til)mesi her halükârda ilginç bir gelişmedir. Deizmin doğası üzerindeki tartışmalar süredursun, seküler, rasyonel, hümanist ve liberal vurguların modern deizmin çehresinde daha bir güçlü parıldadığı dikkatlerden kaçmamaktadır. Tanık olunan bu durum pek de anlamsız ve sıradan değildir. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde pek çok modern akım içinde özellikle deizmin köpürtülmesi ve küresel medyada adının sıkça duyulması ile kapitalist-neoliberalist küreselleşmenin sömürü düzeni arasında ilk bakışta sezilmeyen bir ilişkinin varlığı söz konusudur. Deizm dosyamız deizm hakkında bilinmeyen pek çok şeyin yanında, mümkün derece, bu örtük bağlantıları felsefi düzeyde deşifre etmeyi de hedeflemektedir.

        Günümüz deistleri için deizm ne bir teoloji ne de bir dindir. Ne kadar itiraz edilirse edilsin, popüler kültür tarafından her vesileyle gündeme getirilen deizm, neoliberal ilke ve politikaları belirleyen küresel oyun kurucuların elinde geleneksel din ve kurumların işlevlerini köreltmede, faaliyet alanlarını daraltmada, artık fikren tıkanmış, kısır bir tekrar döngüsüne tutulmuş ateizme destek işlevi görmektedir. Tabiatın işleyişine, insanın kaderine ve işlerine müdahale etmeyen münzevi bir Tanrı inancı ile ruhları tatmin etmeyen, koyu ideolojik din aleyhtarlığında ateizm ile müttefik olan deizmi yarı-din yarı-ideoloji görünümlü melez bir yapı olarak görmek belki daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

        Kutsal dâhil hiçbir şeyin sorgulama ve eleştiriden bağımsız kalmadığı seküler çağda tüm baskılara rağmen din güçlü bir benlik temsili ve kimlik ayracı olarak önemini hâlâ sürdürmektedir. Dinin vicdanlara tıkıldığı, dindarlığın ise çağdışı ve ilkel birkaç şekilsel uygulamadan ibaret görüldüğü bu seküler çağda, eksik, hatalarla malul, kusurlu insan aklına da hakikati tek başına belirleme yetkisi bahşedilmiştir. Bu fotoğraf karesi, evrenden ve insanın dünyasından el ayak çekmiş, insanı unutan, insanın da kendisini unuttuğu bir Tanrı figürü ile tamam olmaktadır. Deizme bir de bu açıdan bakmanızı öneririm.    

        Tüm dünyayı olduğu gibi maalesef ülkemizi de derinden etkileyen Covid-19 salgınının dayattığı özel durumların gölgesinde hazırlanan bu sayıda deizmin mahiyetine, soy kütüğüne, tarihteki yol haritasına ve elbette bilinmeyen yüzüne dair çok şeyler bulacağınızdan eminiz. Bu alanda önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız araştırma dosyamızla sizleri baş başa bırakırken, sayımıza katkı sunan çok kıymetli bilim insanlarına ve de bu çabaların bir ürüne dönüşmesinde emeği geçen tüm Doğu Batı ailesine teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu