• Hâkimiyet

Hâkimiyet

  • 40,00 TL
  • 28,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda


Etiketler: kitaplar

Hilmi Ziya Ülken’in felsefi sistemini taçlandıran Hâkimiyet adlı son kitabı uzun bir süre sonra ilk defa okuruyla buluşuyor.

Eser, “hâkimiyet” (souveraineté) ve “tahakküm” (domination), yani “zorlama hâkimiyet” kavramlarının felsefi, antropolojik, sosyolojik ve tarihsel bir incelemesidir. 
 
Tarihsel anlamıyla bütün toplumlarda “iş organizasyonu” olarak şekillenen hâkimiyet, “kültür-tabiat bütünlüğü”dür, yani kültür ve tabiat birleşmesi siyasi felsefenin temel kavramı olarak “hâkimiyet”i ve bunun organlaşmış bir ifadesi olan “devlet”i doğurur. Öte yandan kültür-tabiat bütünlüğü, yani hâkimiyet her çağda ve toplum şeklinde birtakım saiklerle bozulabilir, parçalanabilir. Kaybolmuş kurumlar sisteminin hâkimiyet yetmezliği “tahakküm” şekillerini doğurur.
 
Modern hâkimiyet şekli olarak demokrasi iki ayrı yönde yeni tahakküm şekillerine doğru gelişmiştir: Hürriyetçi demokrasiyi savunan kutup başlıca Birleşik Amerika’nın (kapitalist iş organizasyonu) tahakkümü şeklini almıştır. Eşitlikçi demokrasiyi savunan kutup Sovyet Rusya ve Çin’in (sosyalist iş organizasyonu) tahakkümü şeklini almıştır. Dünya bu iki tahakküm şekli arasında parçalanmış durumdadır.

Geleceğin hâkimiyet şeklinin hürriyet-eşitlik dengesini kuracak olan “Mertebeler Devleti”nde gerçekleşeceğini öne süren Ülken, “yarınki insanlığın emperyalist tahakkümlere değil, kültürler, milletler bağımsızlığına dayanan bir konfederatif dünya devletine doğru gitmesini sağlayacak” bir “kültürler hümanizmi”ne yaslanır.
 

  • Felsefe
  • 375 Sayfa
  • Ebat: 14 x 21
  • Nisan 2018 
  • ISBN: 978-605-2133-16-3

Sunuş: Hilmi Ziya Ülken’in Hakimiyet’i Yayınlanırken

     Ali Utku

Giriş: İlk Kavramlar

I. Bütün Olarak Alınan İnsan

II. Sosyal ve Psişik Görüşlerin Birbirini Tamamladığı Bir Siyasi Felsefe

III. İntegral İnsan Görüşüne Dayanan Siyasi Felsefe

IV. Kültür ve Tabiat (Culture et Nature)

V. İnsanın Evrimi

VI. Medeniyetin Yürüyüşü

VII. Hâkimiyet Şekillerinin Evrimi

VIII. Hâkimiyeti ve Tahakkümü Doğuran Sosyal Kurumlar Sisteminin Tahlili

IX. İş Organizasyonu Olarak Hâkimiyet

X. İnsanı ve İşi Bütünleştirme Yolları

XI. Parlamentolu ve Sosyalist Teorilerin (Rejimlerin) Yetmezliği ve Onları Tamamlama Mecburiyeti

XII. Mertebeler Devleti ve Kültür Bütününe Dayanan Hâkimiyet

Ek I

Ek II

Ekler: Hâkimiyet Defterlerinden

Hilmi Ziya Ülken

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager dok­tor­du. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim ­Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbet­lerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefeyyüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanîsi’nde tamamladı. Daha Sultanî yıllarında, 1915’te, fikrî ve siyasî meselelere ilgi duyar. Arkadaşlarıyla Turan Cemiyeti’ni kurar, şapirografla basılan bir mecmua çıkarır. 1918’de Mülkiye’ye girdikten sonra Turancılıkla beraber Osmanlıcılığın, İslamcılığın ve Batıcılığın mücerret ve hayalî bulduğu dünyasından Anadoluculuğun müşahhas ve canlı gördüğü dünyasına yönelir. Elyazma olarak Anadolu dergisini Reşit Kayı ile 12 sayı çıkarır (1918-1919). Bugün Anadoluculuğun kurucu metinleri olarak zikredilen Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri ve Anadolu’nun Hakiki Merkezi ilk eserleridir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edildi. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Mükrimin Halil Yinanç, Mehmet Halit Bayrı ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi isimlerle Anadolu Mecmuası’nı çıkardı. (1924-1925) Umumî İçtimaiyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Atatürk tarafından araştırma yapmak üzere Berlin’e gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen sonra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tarihi öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Pro­fesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir iştihayla kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. İki binin üzerinde farklı konularda makaleler yazdı, kitaplar hazırladı, çeviriler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayımladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardıkları hümanist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses ge­tirdi. Hemen hemen ilgi göstermediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tarihi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim fel­sefesi, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen profilinin dışındaydı. Sanatçı duyarlığıyla Posta YoluŞeytanla KonuşmalarYarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’lerde karakalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalışmaları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son derece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’te yaşamını yitirmiştir.

Ali Utku

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi. Çağdaş Batı felsefesi ve Tanzimat sonrası Türk düşüncesi alanlarında çalışıyor.  Ludwig Wittgenstein: Erken Döneminde Dilin Sınırları ve Felsefe (Doğu Batı Yayınları, 2009) başlıklı telif eseri yanında çeşitli bireysel ve kolektif derleme ve çeviri çalışmaları bulunmaktadır . Ayrıca Çizgi Kitabevi Yayınları “Osmanlı Felsefe Çalışmaları” dizisinin editörlüğünü yürütmektedir.