İndirim

İslâm Felsefesi: Eski Yunan’dan Çağdaş Düşünceye Doğru

Hilmi Ziya Ülken

Stok Durumu: Stokta Var

45,00 TL 31,50 TL
KDV Hariç: 31,50 TL
Miktar:

İslâm felsefesinin özgün tarafına nüfuz etmek ne zaman mümkündür? İslâm felsefesini sadece Meşşaîlik olarak adlandırılan okul ile, yani El-Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, İbn Rüşd gibi filozoflar ve onların felsefi mülâhazaları etrafında dönen tartışma ve yorumlar ile sınırlı tutmak doğru mudur?

H. Ziya Ülken, “İslâm felsefesinin kaynakları ve etkileri ile birlikte Batı düşüncesinin bir halkası gibi ele almak ve ‘filo­zoflar’ diye sınırlanmış kadroyu mümkün olduğu kadar aşmak”tan bahsederken, alanında artık bir klasik olan bu ufuk açıcı kitabında esas olarak çok daha geniş bir çerçeve çiziyor ve düşünce tarihimizin imkânlarına ve keşfedilmeyi bekleyen gerçek potansiyeline işaret ediyordu.

İslâm felsefesinin kaynağında özellikle Harran’da Yakubî ve Nesturî manastırlarında Süryaniceden Arapçaya çevri­len Yunan klasiklerinin ve dolayısıyla Yunan felsefesinin etkisi çok büyüktü. Gene eski Hint ve İran düşüncelerinin de rolü vardı. Bu felsefe “Akdeniz geleneğinin bir halkası” olarak değerlendirilirse en büyük etkiyi Ortaçağ Batı felse­fesi üzerinde yapmıştır.

Peki, eksiksiz bir İslâm felsefesi tarihi yazmak için sadece Yunan felsefesi ile Avrupa felsefesi arasındaki bu köprü görevi üzerinde mi durulacaktır? Yoksa Ülken’in vurgu­ladığı gibi kelam, fıkıh ve tasavvuf alanlarında çok önemli eserler vermiş İslâm düşünürlerinin çalışmalarında felsefi olan kısımlarının modern metotlarla ve farklı açılardan ele alınıp, özellikle filolojik incelemelerin yapılmasıyla mı ancak gerçek bir İslâm felsefesi ve düşüncesi tarihine ulaşı­lacaktır?

İmam Âzam, İbn Arabî, Sadreddin Konevî, Molla Câmî, İmam Rabbânî, Molla Sadra, İbn Seb’in, Cürcânî, Fahreddin Râzî, Taftazânî, Sirâceddin Urmevî, Molla Fenârî, Kemalpaşazâde vb. gibi İslâm düşünürlerinin eserlerinin in­celenmesi, monografilerinin ve kitaplarının yayımlanmasıyla İslâm felsefesinin özgün tarafına nüfuz etmenin müm­kün olacağının ısrarla üzerinde duran H. Ziya Ülken’in de­yişiyle henüz bir eşikte bulunuyoruz.


  • Yazar: Hilmi Ziya Ülken
  • Kitabın Başlığı: İslâm Felsefesi: Eski Yunan’dan Çağdaş Düşünceye Doğru
  • Yayına Hazırlayan: Gülseren Ülken
  • Kapak Tasarımı: Mr. Z & Z
  • Tasarım Uygulama: Aziz Tuna
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 125; Felsefe- 37
  • Basım Bilgileri: 8. Basım / Eylül 2020 [1-4. Basım / Türkiye İş Bankası Yayınları, 1967; 5. Basım / Ülken Yayınları, 1998; 6. Basım / Doğu Batı Yayınları, 2015]
  • Sayfa Sayısı: 390
  • ISBN: 978-605-5063-60-3
  • Boyutları: 15,5 x 23,5

Bu kitabın detaylı "İçindekiler" bölümünü buradan, yazarın kaleme aldığı "Önsöz" bölümünü buradan, kitabın dizin bölümünü buradan ve kitaptan bir bölümü buradan okuyabilir ve .pdf formatında indirilebilirsiniz.

Hilmi Ziya Ülken (1901-1974)

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager doktordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefeyyüz” mektebinde; orta öğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Daha Sultanî yıllarında, 1915’te, fikrî ve siyasî meselelere ilgi duyar. Turancıdır. Arkadaşlarıyla Turan Cemiyeti’ni kurar, şapirografla basılan bir mecmua çıkarır. 1918’de Mülkiye’ye girdikten sonra Turancılıkla beraber Osmanlıcılığın, İslamcılığın ve Batıcılığın mücerret ve hayali bulduğu dünyasından Anadoluculuğun müşahhas ve canlı gördüğü dünyasına yönelir. Elyazma olarak Anadolu dergisini Reşit Kayı ile 12 sayı çıkarır. (1918-1919) Bugün Anadoluculuğun kurucu metinleri olarak zikredilen Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri ve Anadolu’nun Hakiki Merkezi ilk eserleridir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edildi. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden âhlak-sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Mükrimin Halil Yinanç, Mehmet Halit Bayrı ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi isimlerle Anadolu Mecmuası’nı çıkardı. (1924-1925) Umumî İçtimaiyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Atatürk tarafından araştırma yapmak üzere Berlin’e gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen sonra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tarihî öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle Felsefe Profesörlüğüne, 1944’de İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi Profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir iştihayla kitap ve kütüphanelerin arasında geçti. İkibinin üzerinde farklı konularda makaleler yazdı, kitaplar hazırladı, çeviriler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayımladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardıkları hümanist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi göstermediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tarihi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefesi, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen profilinin dışındaydı. Sanatçı duyarlığıyla Posta YoluŞeytanla KonuşmalarYarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’lerde kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalışmaları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son derece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’de yaşamını yitirmiştir.

WhatsApp Destek Hattı