• Eğitim Felsefesi

Eğitim Felsefesi

  • 80,00 TL
  • 56,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır. İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır. Çocuğu tanımak, tarihi, medeniyeti, kültürü tanımak kadar güçtür. Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür. Dinler, ahlâk sistemleri, felsefeler, her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir...

Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir. Yalnızca Yunan felsefesinde değil, Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddi ve manevi gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır...

Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici, bir kısmı tutucu, bir kısmı gelenekçidir. İlerici olanlar geleneğe karşı cephe alırlar. Tutucular statükoyu saklamak isterler. Gelenekçiler İlkçağ’a kadar giderek eğitimin değişmez köklerini oradan çıkarmak isterler. Bu mesleklerden hiçbirine tam olarak evet demek mümkün değildir. Çünkü medeniyet ve kültür tarihinin bütün devrimlere rağmen sürekli bir gelişme içinde meydana geldiğini düşününce, gelenekle bağları kesmenin imkânsızlığı görülür. Fakat çağımızın yukarıda söylediğimiz şartları ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce, ilerici olmamak mümkün değildir. Öyle görünüyor ki, eğitimde bu kutuplaşmalar lüzumsuzdur. Eğitim ve öğretim kişilerin dinamik gelişmesini sağlayan insanla âlem arasındaki diyalektik bir faaliyete dayanır...

Hilmi Ziya Ülken


  • Yazar: Hilmi Ziya Ülken
  • Kitabın Başlığı: Eğitim Felsefesi
  • Yayına Hazırlayan: Gülseren Ülken
  • Kapak Tasarımı: Mr. Z & Z
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 101; Eğitim - 2
  • Basım Bilgileri: 4. Basım: Doğu Batı Yayınları, Ocak 2022 / 1. Basım: Milli Eğitim Basımevi, 1967.
  • Sayfa Sayısı: 392
  • ISBN: 978-605-5063-07-8
  • Boyutları: 15,5 x 23,5
  • Kapak Fotoğrafı: Hilmi Ziya Ülken

Önsöz

Giriş

Doktrinlerin Tarihi

İnsanın İki Yüzü

Birey ve Toplum

Başkasında Var Olmak

Bireycilik ve Toplumculuktan Doğan Karşıt ve Yanlış Görüşler

İnsani Varlığın Özel Karakteri ve Ona Dayanan Eğitim

Kültür Çevreleri ve Eğitim

Kültürün ve Eğitimin Konstantları

Eğitim Yaşları

Ortaöğretim Yaşı

Ortaöğretimde Değerler Eğitimi

Düşünce Mekanizması Eğitim

Beden Eğitimi

Sonuç

Eğitimle İlgili Yazarlar Cetveli

Teknik Terimler Cetveli

Dizin

Hilmi Ziya Ülken

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager doktordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. İlk­öğrenimini “Tefeyyüz” mektebinde; ortaöğrenimini İstanbul Sultanîsi’nde tamamladı. Gençlik yıllarında ateşli bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Anadolu dergisini çıkarır. Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edildi. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umumi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniversitesi Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen sonra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tarihi öğretim üyesi oldu. 1940’ta von Aster’in isteğiyle felsefe profesörlüğüne, 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Sanat Tarihi profesörlüğüne getirildi. 1957’de ordinaryüs profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir iştihayla kitap ve kütüphaneler arasında geçti. Yüzlerce makale yazdı, kitaplar hazırladı, çeviriler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayımladı. Sabahattin Eyüboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardıkları hümanist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. Hemen hemen ilgi göstermediği alan yoktu. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tarihi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefesi, mantık, sanat ve estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında o, tekdüze bir akademisyen profilinin dışındaydı. Sanatçı duyarlılığıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuşmalar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’lerde kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalışmaları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son derece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’te yaşamını yitirmiştir.