• İslâm Düşüncesi: Türk Düşüncesi Tarihi Araştırmalarına Giriş

İslâm Düşüncesi: Türk Düşüncesi Tarihi Araştırmalarına Giriş

  • 58,00 TL
  • 40,60 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

“Mısır, Asur-Keldan, İran, Anadolu-Yunan, Roma (Bizans), İslâm, Hıristiyan, Yahudi, Modern Avrupa medeniyetleri birbirine karşılıklı tesir eden, birbirini tamamlayan ve gittikçe inkışaf ederek dünya medeniyeti halini alan içtimai bir inkışafın halkalarıdır.”

Hilmi Ziya Ülken, İslâm uygarlığını Akdeniz uygarlığının bir parçası olarak ele alırken, kendinden önce ve sonraki tarihsel oluşumu içinde dinamik ve etkileşimsel süreçte değerlendirir bu coğrafyadaki insani olayları ve düşünsel mirası.

İşte bu amaçla, sistematik ve metodolojik bir anlayışla oluşturduğu ilimler sayesinde, ulaştığı yüksek kültür seviyesiyle bir zamanlar “kavimler arası münasebetin merkezi” haline gelen İslâm coğrafyasında, o dönemdeki fikri gelişmelerin özüne nüfuz edebilmek ve daha sonra yaklaşık bin yıl boyunca burada söz sahibi olmuş Türklerin bu düşünce ve kültür mirası üzerinde tesis ettiği yaşama evreninin fikri kodlarına inebilmek için giriş mahiyetinde hazırlanmış bir çalışmadır “İslâm Düşüncesi” ve alt başlığıyla “Türk Düşüncesi Tarihi Araştırmalarına Giriş” kitabı.

Son bölümdeki Gazali, Cürcânî, İbn Arabî, Bedreddin Simavî, Sühreverdî, Farabi, İbn Sînâ’ya ait okuma parçalarının yanısıra kelam, fıkıh, tasavvuf, felsefe, mantık alanındaki klasiklere ve onlar üzerinde yapılmış yerli ve yabancı araştırmalar hakkındaki bibliyografya, kitapta ana hatlarıyla çerçevesi çizilip son derece özlü bir şekilde anlatılan konuların nasıl daha da derinleştirilebileceği konusunda da ayrıca yol gösterici olmaktadır.

 

  • Felsefe
  • 600 Sayfa
  • Ebat: 15,5 x 23,5
  • 2. Basım: Ekim 2020
  • ISBN: 978-605-5063-38-2

İÇİNDEKİLER

 

Önsöz

Giriş

İslâm Dininin Temelleri

Naklî İlimler

Aklî İlimler

Tasavvuf

Kelâm

Ehl-i Bid’at

Ebu’l Hüzeyl

İbrahim Nazzam

Eş’arîlik

Gazâlî

Mâtüridîlik

Kelâm Felsefesiyle Meşşâî Felsefesinin Farkları

Kelâmın Umumî Prensipleri

Vücub ve İmkân

Zat ve Vücud Meselesi

Madde Meselesi

Atom Nazariyesinden Doğan Meseleler

Ruh Meselesi

Bilgi Nazariyesi

Kelâma Ait Bazı Tabirler

Allah Meselesi

Fıkıh

Hukuk Felsefesi

Yakîn Nazariyesi

Hürriyet Nazariyesi

Mülkiyet Nazariyesi

Velâyet Nazariyesi

Velâyet-i Âmme Nazariyesi

Fıkıh Doktrinleri (Mezhepler)

Râfızî Doktrinleri

Tasavvuf

Tasavvufun Menşeleri

Büyük Mutasavvıflar

Basra Mektebi

Hasan Basrî

Zünnûn Mısrî

Bağdat Mektebi

Hâris Muhasibî

Hayat Kaidesi

Horasan Mektebi

İbn Edhem

İbn Kerrâm

Bayezid Bistâmî

Hakîm Tirmizî

Abdullah Tüsterî

Harraz

Cüneyd Bağdadî

Tasavvuf Sistemi

Muhyiddin Arabî

Sistemi

Muhyiddin’de Âlem Sistemi

Hazerat-ı Hams (Beş Hazret)

Sadreddîn Konevî

Ekberiye Medresesi

Türkistan Mektebi

Necmeddin-i Kübrâ

Mevlânâ Celâleddin Rûmi

Müceddidiye Mektebi

Bedreddin Simavî

Tarikatlar

Tasavvufta Tercüme ve Şerh

Felsefe

Tercüme Faaliyeti

Tabiat Felsefesi

Meşşâî Felsefesi

El-Kindî

Yahya bin Âdî

Apokrif Eserler

Fârâbî

İbn Sînâ

Gazâlî

Endülüs Mektebi

İbn Bâcce

İbn Rüşd

İşrakî Mektebi

Şehabeddin Sühreverdî (1158-1191)

Bahsî Felsefe

Nur Felsefesi

İbn Tufeyl

Müstakil Filozoflar

Nûşencanî

Ebu’l-Berekât Bağdâdî

Abdüllatif Bağdâdî

Şüphecilik

İbn Haldun

Kat’i İlimler

I- Matematik İlimleri

Trigonometri ve Kozmografya

Habeş ül-Hasîb El-Mervezî

Sâbit Bin Kurre

Ebu’l Abbas ül-Fazl-ı Nirizî

Battanî ül-Harranî

Ebu’l-Vefâ el-Büzcânî

Ebû Mahmud Han el-Hocendî

Ebû Cafer-ül-Hâzin

Kiya Kuşyâr ül-Ceylî

Emir Ebû Nasr bin Irak

Ebû Reyhan el-Birûnî

Nasîreddin Tûsî

Gıyâseddin Cemşid

Kadızâde Rûmî

Uluğ Bey

Ali Kuşçu

Mîrim Çelebi

Takiyeddin Râsıd

II- Fizik

Tıp ve Tabiî İlimler

İslâm İlminde Ansiklopedi

Felsefe Kıraatı

Kelâm

Gazâlî: El-Münkız min-ad-dalâl (Sapkın yoldan kurtaran)

Seyyid Şerif Cürcanî: Mevakıf Şerhi (Müellifi: Adudeddin el-İcî)

Tasavvuf

Muhyiddin Arabî: Fusûs-ül-Hikem

Bedreddin Simavî: Vâridât

Şehabeddin Sühreverdî: Heyâkil-en-Nur

Fârâbî: Maani-ül-Akl (Aklın Anlamları)

İbn Sînâ: Necat

I- Mantık

II- Tabiiyyat

III- İlâhiyat (Metafizik)

İslâm Felsefesinde Adı Geçen Yunan Flozoflarının Arapça ve Fransızca Adları

İslâm Filozofları ve Yaşadıkları Tarihler

Kronolojik Cetvel

Bibliyografya

Sözlükler

Notlar

Dizin

 

Hilmi Ziya Ülken

İstanbul’da, 1901 yılında doğdu. Babası Mehmet Ziya Ülken kimyager doktordu. Anne tarafı Kazan’ın tanınmış müderrislerinden Kerim Hazret’e uzanır. İlk bilgileri aile dostu İbn-ül Emin Mahmut Kemal Bey’in sohbetlerinden alır. Hilmi Ziya, ilk öğrenimini “Tefeyyüz” mektebinde; ortaöğrenimini İstanbul Sultanî’sinde tamamladı. Gençlik yıllarında ateşli bir Anadoluculuk taraftarıdır. 1919’da Reşat Kayı ile Anadolu Dergisi’ni çıkarır. Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri birçok eseri arasında ilkidir. 1921’de Mülkiye Mektebi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü asistanlığına tayin edildi. Diğer bölümlerin derslerini takip ederek felsefe bölümünden ahlâk, sosyoloji ve felsefe tarihi sertifikaları aldı. Çeşitli liselerde tarih, felsefe, psikoloji ve coğrafya dersleri verdi. Umumi İçtimaiyyat ve Türk Tefekkür Tarihi kitaplarıyla ilgi çeken Ülken, 1933 yılında Berlin Üniversitesi Devlet Kütüphanesi’ne gönderildi. Türkiye’ye dönüşünden hemen sonra, Edebiyat Fakültesi Türk Tefekkür Tarihi doçentliğine atandı, 1936’da İçtimaî Doktrinler Tarihi öğretim üyesi oldu. 1940’da Von Aster’in isteğiyle felsefe profesörlüğüne, 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü sanat tarihi profesörlüğüne getirildi. 1957’de Ordinaryüs Profesör oldu. Yaşamının her safhası doymak bilmeyen bir iştihayla kitap ve kütüphaneler arasında geçti. Yüzlerce makale yazdı, kitaplar hazırladı, çeviriler yaptı. Fransızca ve Türkçe kitap eleştirileri kaleme aldı. Dergiler yayımladı. Sabahattin Eyuboğlu ve Celalettin Ezine ile uzun zaman beraber çıkardıkları hümanist karakterdeki İnsan dergisi entelektüel kesimde ses getirdi. İlgi göstermediği alan neredeyse yok gibiydi. Başta İslâm felsefesi, Türk tefekkür tarihi, doktrinler tarihi, sosyoloji, sistematik felsefe, bilim felsefesi, mantık, sanat, estetik derslerini okuttu, binlerce öğrenci yetiştirdi. Tüm bunların yanında, tekdüze bir akademisyen profilinin dışındaydı. Sanatçı duyarlılığıyla Posta Yolu, Şeytanla Konuşmalar, Yarım Adam adlı romanlarını yazdı. Şiirle ilgilendi. Resimler çizdi. 1918-1920’lerde kara kalem; 1940-1945 yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yıllarında kompozisyon çalışmaları yaptı. Hat sanatıyla uğraştı ve müzik bilgisi son derece genişti. Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’de yaşamını yitirmiştir.