İndirim

İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya

Arthur Schopenhauer

Stok Durumu: Stokta Var

68,00 TL 47,60 TL
KDV Hariç: 47,60 TL
Miktar:

Schopenhauer’ın Einstein’dan Schrödinger’e, Nietzsche’den Wittgenstein’a, Wagner’den Mahler’e, Tolstoy’dan Beckett’a günümüz kültür dünyasını şekillendiren pek çok kişiyi etkileyen ve felsefe tarihinin başyapıtlarından biri olan İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’sı, birinci basımının ardından iki yüzyıl sonra nihayet ilk kez tam metin çevirisiyle Türkçede yeniden doğuyor.

Görkemli bir manzaraya şahit olmak için insanın tırmanmayı göze aldığı yücelikler vardır. Bu yolculukta yükseklere çıktıkça havanın gitgide daha ince bir hal alarak keskinleşip serinlemesi kişiyi canlandırır ve manzara da ona yavaş yavaş açılmaya başlar. Artık aşağılarda kalan çarşı pazarların ve hesap çıkarların dünyasının gürültüsü buraya ulaşamaz; zirvede ise –sükûnet, huzur ve anlayışı da beraberinde getiren– tanrısal bir gözden manzaraya şahit olunur. Schopenhauer felsefesinin merkezindeki İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’yı okumak da aynen bu şekilde dört ara aşamalı bir tırmanış güzergâhında olmak gibidir. Her adımda dünyayı deneyimin ve bilimin nesnesi olarak idrak ediş, aklın başarabileceklerinin sınırları, beden ve dünya bağı, dünyaya arzu temelli bağların sanatta ve varlığa bütüncül bakış yoluyla çözülme imkânı açılır ve kitabın şahikasına da son cümleye varmakla ulaşılır.

Tüm bunların yanında Kant felsefesinin tamamının en kapsamlı eleştirisi de mevcuttur.

A. Onur Aktaş, not düştüğü açıklamalarıyla ve çeviride seçtiği her kavram için hesap verişiyle okuru Schopenhauer’ın gerçek felsefesiyle buluşturmaktadır.


  • Yazar: Arthur Schopenhauer
  • Kitabın Başlığı: İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
  • Orijinal Başlık: Die Welt als Wille und Vorstellung
  • Çeviren: A. Onur Aktaş [Almanca]
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış, Ufuk Coşkun
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 261; Felsefe Dizisi - 72
  • Basım Bilgileri: 1. Basım / Mayıs 2020
  • Sayfa Sayısı: 746
  • ISBN: 978-625-7030-13-7
  • Kapak Resmi: Katsushika Hokusai, Büyük Dalga.
  • Boyutları: 13,5 x 21

Çevirmenin Önsözü’nden

Schopenhauer’ın 1818 yılında bitirdiği fakat ilk basımı 1819 yılında yapılan Die Welt als Wille und Vorstellung’un Türkçe ilk tam çevirisini İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya başlığı ile yaklaşık iki yüzyıl sonra yayımlıyoruz. 

Okur ile filozof arasından hızla çekilmek istemekle birlikte kitaba dair bazı bilgiler vermenin ve temel kavramlar için çeviride seçtiğim terimlerin hesabını vermenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu takdim yazısında öncelikle kitabın bölümlerini kısaca okura tanıtacağım, Schopenhauer’ın bilinmesini ön koşul olarak ortaya koyduğu, 1813 yılına ait ve “giriş niteliğindeki çalışmam” dediği Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü hakkında bilgi vereceğim ve en nihayetinde de Schopenhauer’ın temel kavramlarının Türkçe karşılıklarını neye göre oluşturduğumu ifade edeceğim. (…)

Temel Kavramlar ve Çevirileri

Welt – Dünya. “Dünya” birbirine bağlı her şeyin birlikteliği veya toplamıdır. Diğer bir deyişle varlığın ta kendisidir. Schopenhauer’a göre dünyanın ise iki yönü vardır: İsteme ve tasavvur. Burada dikkat edilmesi gereken husus dünyanın tekliğidir. Aynı dünyaya farklı açılardan baktığımızda, tıpkı demir paranın birbirini tamamlayan farklı yüzlerini gördüğümüz gibi “isteme” ya da “tasavvur”u idrak ederiz.   

Wille – İsteme.  Schopenhauer’ın kullandığı anlamda Wille bilinçsizdir, belirli bir hedefi yoktur, ahlâk ötesidir, zaman ve mekân ötesi bir tekliği haizdir, bütün zorunlulukların dışındadır, her şeyden bağımsızdır. Ancak Wille, içinde olduğumuz çokluk ya da tasavvur dünyasının “nedeni” değildir, zira nedensellik bağları sadece tasavvurlar arasında geçerlidir.  Dolayısıyla da Schopenhauer bu kavramla tasavvur dünyasının “nedeni” olarak görülebilecek bir öze değil, tasavvur dünyasında “nesneleşen” bir öze işaret etmektedir. Tüm bunların yanında varlığın bizatihi kendiliğine asla son veya nihai tatmin bulmayan Wille kavramı ile işaret edilmesi, varlığın da özünde ızdırap dolu bir yer oluşu anlamına gelmektedir. Dolayısıyla metafizik denilebilecek bir araştırmanın etikle de sıkı bağı kurulmaktadır. Tüm bu yukarıda söylenenler ışığında Wille kavramının çevirisi olarak, bugüne dek tercih edilmiş iki rakip terim gibi görünen “irade” ve “isteme” arasından “isteme” uygun düşmektedir.

Vorstellung – Tasavvur. Schopenhauer felsefesinde idrak edilebilen her şey tasavvurdur (İTD, 4) ya da diğer bir deyişle özneye bağlı olan nesnedir. Tasavvurların da temelde algısal ve soyut olarak iki türü vardır. Schopenhauer’ın algısal tasavvur ile kastettiği dış dünyaya dair bütün deneyimleri kapsamaktadır. Algısal tasavvur, algısal idrakin üç kalıbı olan zaman, mekân ve nedenselliğe tâbidir. Algısal tasavvurlar bütün hayvanlarda mevcut olmakla birlikte soyut tasavvurlar –yani kavramlar– sadece akıl yetisine sahip insanlar için geçerlidir. Ancak soyut tasavvurların kaynakları da yine algısal tasavvurlardır, ki bu nedenle Schopenhauer bazen soyut tasavvurlar için tasavvurların tasavvurları da demektedir. Soyut tasavvurların bütün anlam ve içeriği algısal tasavvurlara dayanmaktadırlar. Fakat algısal tasavvurun asıl anlam ve içeriğinin ne olduğu ikinci kitabın metafizik soruşturmalarının açılış sorusudur. Ve tasavvurlardan sadece bir tanesi olan dolaysız nesne –yani bedenimiz– dünyanın tasavvur olmayan yönüne dair ipucu sunmaktadır. (…)


Kitabın genel yapısını gösteren tabloyu .pdf formatında yüksek çözünürlüklü olarak incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bu kitabın detaylı "İçindekiler" bölümünü .pdf formatında buradan indirilebilirsiniz.

Arthur Schopenhauer (22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860)

Alman filozof. Varlıklı bir ailede dünyaya geldi. 1809 yılında Göttingen Üniversitesi’ne tıp öğrencisi olarak girdi, sonrasında aynı üniversitede beşerî bilimler alanında eğitimini sürdürdü. Bu yıllarda Platon ve Kant’ın düşüncelerini derinlemesine inceledi. 1811 yılında Berlin Üniversitesi’nde Fichte ve Schleiermacher’in derslerini takip etti. 1813-1814 yıllarında Goethe ile yakın bir dostluk kurdu. Bu yıllarda Doğu düşüncesi ve Hint öğretilerine ilgi duydu. Yaşamının son yıllarını Frankfurt’ta geçirdi, üniversite profesörlüğünden ayrıldı ve münzevi bir yaşam sürdü. Düşüncesinin merkezinde ilk basımı 1819 tarihli İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya vardır. Diğer kitapları buradaki düşünceler etrafında dönmektedir. Bu kitapta varlığın bütüncül bir resmi sunulmaktadır. Bu bütüncül resim ise –günümüz uygarlığını geliştiren pek çok düşünür, sanatçı, yazar ve bilim insanını etkilemesinin yanında– akademinin sınırlarını aşan bir güce sahiptir. Varoluşçuluktan Freudculuğa birçok akım ve düşünür Schopenhauer’ın başyapıtı İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’dan derin bir şekilde etkilenmiştir. Schopenhauer’ın diğer eserleri Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine (1813), Görme ve Renkler (1816), Doğadaki İsteme Üzerine (1836), Etiğin İki Temel Problemi (1841), Parerga ve Paralipomena’dır (1851). Bunların dışında Schopenhauer’ın, yayınevleri tarafından reddedilmiş olan Hume’un din ile ilgili eserleri ile Gracián’ın eserlerini Almancaya, Kant’ın eserlerini de İngilizceye çevirme girişimleri olmuştur. Gracián’dan Almancaya yapmış olduğu çevirisi ölümünden sonra yayımlanır. Berlin Bilimler Akademisi Schopenhauer’ı 1858 yılında üyeliğe davet eder. Schopenhauer bu teklifi reddeder. 1860 yılında Frankfurt’ta ölür.

Abdullah Onur Aktaş (d. 1979)

Lisans eğitimini ODTÜ İstatistik Bölümünde, yüksek lisans ve doktora eğitimini ODTÜ Felsefe Bölümünde tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında Johannes Gutenberg Üniversitesi Schopenhauer Araştırmalar Merkezi’nde bulundu. Şu an Çankırı Karatekin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesidir. Çeşitli ulusal ve uluslararası dergilerde makalelerinin yanında Aynılığın Tekrarından Biricikliğin Büyüsüne (İstanbul: Yeni İnsan, 2016) ve Nietzsche ve Dil (İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi, 2017) başlıklı iki kitabı bulunmaktadır.

WhatsApp Destek Hattı