• Keşke Hiç Olmasaydık: Var Olmanın Kötülüğü

Keşke Hiç Olmasaydık: Var Olmanın Kötülüğü

  • 88,00 TL
  • 61,60 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

Dünyaya gelme bahtsızlığı büyük bir kötülük ve telafisi mümkün olmayan bir zararı içinde taşır. Bunu felsefenin şimdiye kadar kulaklara hoş gelen, yürekleri teselli eden tatlı ve melankolik sesiyle değil, son derece katı ve mantıki bir dille savunur kitabın yazarı David Benatar. Ve iflah olmaz iyimserlere fena sürprizleri vardır. Çünkü bütün hayatlar göründüğünden çok daha fazla acı bir tecrübeye sahiptir. Sürekli yükseltilmeye çalışılan mutluluk, zevk ve keyif standartları gerçek rakamlara döküldüğünde derin bir içsel sefaleti ve mutsuzluğu gizler. Yeryüzüne adım atmış olmakla insan esasen çekmeyeceği ıstıraplara gebe kalmıştır. Bu yüzden gelecek adına ideal nüfus “sıfır” olmalıdır ve mesken tutulan bu dünya yaşamak, hayal kurmak ve temelinde çocuk yapmak için ideal bir yer değildir.

“Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi: Doğduğum gün yok olsun, ‘Bir oğul doğdu’ denen gece yok olsun. Karanlığa bürünsün o gün… zifiri karanlık yutsun o geceyi… Çünkü… anamın rahminin kapılarını üstüme kapamadı. Neden doğarken ölmedim, rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?”


  • Yazar: David Benatar
  • Kitabın Başlığı: Keşke Hiç Olmasaydık: Var Olmanın Kötülüğü
  • Orijinal Başlık:  Better Never to Have Been: The Harm of Coming into Existence
  • Çeviren: Cansu Özge Özmen
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 218; Felsefe Dizisi - 64
  • Basım Bilgileri: 2. Basım / Eylül 2019 [1. Basım / Kasım 2018]
  • Sayfa Sayısı: 243
  • ISBN: 978-605-2133-50-7
  • Kapak Resmi: Ferdinand Hodler, Sükût-u Hayale Uğrayanlar, 1892
  • Boyutları: 13,5 x 21

Önsöz


I. Giriş

Kim O Kadar Şanslı ki?

Üreme Karşıtlığı ve Üreme Yanlısı Önyargı

Kitabın Ana Hatları

Okur Rehberi


II. Dünyaya Gelmek Neden Her Zaman Zararlıdır?

Dünyaya Gelmek Hiç Zararlı Olabilir mi?4

     Yaşamaya Değer Hayatlar ve Yaşamaya Değmez Hayatlar

     Başlamaya Değer Hayatlar ve Devam Etmeye Değer Hayatlar

Var Olmak Neden Her Zaman Zararlıdır?

     Haz ve Acı Asimetrisi

     Var Olmayı Hiç Var Olmamakla Karşılaştırmak

     Başka Asimetriler

     Kendi Varoluşuna Hayıflanmamaya Karşı


III. Var Olmak Ne Kadar Kötü?

Yaşam Kalitesi Neden Hayattaki İyi ve Kötünün Farkına Eşit Değil?

Neden Kişinin Kendi Yaşam Kalitesi Değerlendirmesi Güvenilir Değil?

Yaşam Kalitesiyle İlgili Üç Görüş ve Yaşamın Onları Geçersiz Kılışı

     Hedonistik Kuramlar

     Arzuları Gerçekleştirme Kuramları

     Nesnel Liste Kuramları

     Üç Görüş Hakkında Sonuç Niteliğinde Yorumlar

Acıyla Dolu Bir Dünya


IV. Çocuk Yapmak: Üreme Karşıtı Görüş

Üremek

     Üreme Sorumluluğunun Yokluğu

     Ürememe Sorumluluğu Var mıdır?

Üreme Özgürlüğü

     Sözde Hakları Anlamlandırmak

     Hakları Otonomi Temeline Dayandırmak

     Hakları Faydasızlık Temeline Dayandırmak

     Hakları Anlaşmazlık Temeline Dayandırmak

     Hakları Makul Anlaşmazlık Temeline Dayandırmak

Engellilik ve Tatminsiz Yaşam

     Özdeşsizlik Sorunu ve Engelli Hakları İtirazının Ayırımı

      “Engelliliğin Toplumsal İnşası” Argümanı

      “İfade Etme” Argümanı

     Engelli Hakları Argümanlarına Yanıtlar

     Tatminsiz Yaşam

Yardımla Üreme ve Yapay Döllenme

     Üreme Etiği ve Cinsel Etik

     Doğum Trajedisi ve Jinekoloji Ahlâkı

Potansiyel İnsanı Araç Olarak Görmek


V. Kürtaj: “Ölüm Yanlısı” Görüş

Dört Çeşit Çıkar

Hangi Çıkarlar Ahlâki Açıdan Anlamlıdır?

Bilinç Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Varoluşun Devamındaki Çıkar

Altın Kural

“Bizimki Gibi Bir Gelecek”

Sonuçlar


VI. Nüfus ve Soyun Tükenmesi

Aşırı Nüfus

Nüfusla İlgili Ahlâki Kuram Sorunlarını Çözmek

     Profesör Parfit’in Nüfus Problemleri

     Üreme Karşıtlığı Neden X Kuramı Olmaya Uygun Bir Aday?

     Sözleşmecilik

Soyun Aşamalı Tükenmesi

     Nüfusu Azaltmak Ne Zaman Yaşam Kalitesini Azaltır?

     Nüfusu Sıfıra İndirmek

Soyun Tükenmesi

     Soy Tükenmesinin İki Yolu

     Soyun Tükenmesiyle İlgili Üç Kaygı


VII. Sonuç

Sezgisel İtirazlara Yanıt

İyimsere Yanıt

Ölüm ve İntihar

Dinî Görüşler

Mizantropi ve Filantropi


Kaynakça

Dizin

 

Önsöz

 

Her birimiz dünyaya getirilmiş olmakla zarar gördük. Bu göz ardı edilebilir bir zarar da değil; çünkü en iyi yaşamların bile kalitesi oldukça düşük, çoğu insanın kabul edeceğinden çok daha düşük. Tabii ki kendi varoluşumuza engel olmak için artık çok geç fakat gelecek nesillerin varoluşuna engel olmak için hâlâ zamanımız var. Yeni insanları dünyaya getirmek ahlâki açıdan sorunlu. Bu kitapta, bu önermeleri savunuyorum ve neden bunlara yaygın olarak verilen tepkilerin –öfke olmasa da şüphecilik– hatalı olduğunu gösteriyorum.

Savunduğum görüşlere derin bir direnç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu kitabın ya da içerdiği iddiaların bebek yapmak konusunda herhangi bir etki sağlayacağı konusunda hiçbir beklentim yok. Üreme, yılmayarak devam edecek ve çok büyük miktarda zarara sebep olacak. Yani bu kitabı, dünyada daha ne kadar insan olacağı konusunda bir fark yaratacağı sanrısıyla değil, söyleyeceklerimin kabul edilip edilmemesinden bağımsız olarak, söylenmesi gerektiği fikriyle yazdım.

Birçok okur, iddialarımı reddedecek ve bunu iddiaların üzerine düşünmeden yapacak. Popüler olmayan bir görüşü reddederken, kişinin tepkilerinde aşırı özgüvenli olması oldukça kolay. Bu, kısmen, tutuculuğu savunurken kişinin fikirlerini meşrulaştırmaya daha az ihtiyaç duymasıyla kısmen de tutucu görüşlerin eleştirilerinin sık rastlanmamaları nedeniyle tahmin edilmelerinin daha zor oluşuyla açıklanabilir. Kısmen de ne kadar nadir olduğu düşünüldüğünde, tutuculuğa eleştirel yaklaşanların karşı tepkilerinin tahmin edilmesinin daha güç olmasıyla.

Bu kitapta sunduğum iddialar daha önceki versiyonlara verilen eleştirel yanıtların yardımıyla zenginleştirildi. American Philosophical Quarterly’de anonim eleştirmenler, kaydadeğer itirazlar sunarak beni, ilk versiyonları geliştirmeye zorladı. Bu dergide yayımlanan iki makale, kitabın ikinci bölümünün temelini oluşturdu ve onları kullanmama izin verildiği için de müteşekkirim. O makaleler, özellikle kitabı yazarken, geçtiğimiz yıllarda aldığım birçok yorum sonucunda yeniden yazılarak geliştirildi. Cape Town Üniversitesi’ne 2004’te bana verdikleri ve o esnada bu kitabın dört bölümünü yazdığım bir dönemlik izin için minnettarım. Çeşitli bölümlerden materyali, Cape Town Üniversitesi Felsefe Bölümü; Grahamstown, Güney Afrika’da Rhodes Üniversitesi; Sidney, Avustralya’da Yedinci Dünya Bioetik Kongresi; Amerika’daki Minnesota Üniversitesi Bioetik Merkezi ve Birmingham’da Alabama Üniversitesi Felsefe Bölümü’ndeki forumlarda sundum. Buralardaki aydınlatıcı tartışmalar için kendilerine minnettarım. Diğerlerinin yanısıra faydalı yorumları ve önerileri için, Andy Altman, Dan Brock, Bengt Brülde, Nick Fotion, Stephen Nathanson, Marty Perlmutter, Robert Segall, David Weberman, Bernhard Weiss ve Kit Wellman’a teşekkür ediyorum.

Oxford Üniversitesi Yayınevinden iki editöre; David Wasserman ve David Boonin’e teşekkür borçluyum. Ayrıntılı yorumlar yaparak, yayımlanan çalışmaya verilebilecek eleştirel yanıtları öngörmeme yardımcı oldular. Taslağı düzelterek bu yorumlara yanıt vermeye çalıştım. Yanıtlarım onları ikna etmese de, kitap onların itirazlarını değerlendirdikten sonra daha iyi bir hal aldı. Fakat her zaman geliştirilecek yönleri olduğunun farkındayım ve keşke bunları sonra değil de (ya da hiçbir zaman öğrenmemektense) şimdi öğrenebilsem.

Son olarak, annem, babam ve kardeşlerime yaptıkları her şey için teşekkür ederim. Bu kitap onlara adanmıştır.

 

Cape Town
9 Aralık 2005
DB

 

David Benatar

Güney Afrikalı David Benatar 1966’da doğmuştur. Cape Town Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür. En ünlü eseri olan Keşke Hiç Olmasaydık: Var Olmanın Kötülüğü (2006) dışında bazı eserleri The Second Sexism: Discrimination Against Men and Boys (2012), David Wasserman ile beraber yazdığı Debating Procreation: Is it Wrong to Reproduce? (2015) ve The Human Predicament: A Candid Guide to Life’s Biggest Questions (2017)’dır. Keşke Hiç Olmasaydık: Var Olmanın Kötülüğü, Benatar’ın Türkçeye çevrilen ilk eseridir. David Benatar, dünyaya gelmenin her zaman beraberinde ciddi bir zarar getirdiğine inanır. İnsanın hayatındaki “iyi şeyler”, hayatının nispeten iyi geçmesini sağlasa da, insan dünyaya gelmediği takdirde bu “iyi şeyler”den zaten mahrum kalmayacaktır. Yazar “üreme karşıtı” (anti-natalist) görüşü savunur –çocuk yapmanın her zaman yanlış olduğunu– ve üreme karşıtı görüşle, fetüsün ahlâki statüsüyle ilgili olan kürtaj hakkı yanlısı görüşü birleştirerek kürtaj hakkında “ölüm yanlısı” (gebeliğin erken dönemlerinde) görüşten yanadır. Üreme karşıtlığı aynı zamanda insanlığın soyunun tükenmesini de getirecektir. Çoğu insan için içgüdülere ve sezgilere aykırı olsa da yazar, vardığı sonucu nüfusla ilgili birçok ahlâk kuramı açmazını çözümleyerek sunar. Aynı zamanda vegan olan Benatar, veganizm konusundaki tartışmalara da katkıda bulunmuştur.

Cansu Özge Özmen

1982 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2000 yılında Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, yüksek lisans derecesini Amerikan Çalışmaları alanında Heidelberg Üniversitesi’nden, doktora derecesini de Bremen Jacobs Üniversitesi’nden almıştır. Namık Kemal Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Kitabın yazarı gibi kendisi de bir vegandır ve tüm canlıların yaşam hakkını savunan, hayvan özgürlüğü aktivistleri arasındadır.