• Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği

Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği

  • 180,00 TL
  • 126,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

Yüzünü her zaman ustalıkla maskeleyebilmiş Şeytan, modern uygarlıkta yine kendine yakışan kusursuz kıyafeti seçiyor.

Şeytanın bu sefer bizlere hazırladığı tuzak, çektiği son numara, gerçekle kurduğumuz hayalî ilişkiler ağında aranmalıdır. Sadece bir süreliğine coşkuyla kendimizden geçiyoruz, fakat ardından benliğimizi kötülüğün mutsuzluk sarmalına doladıkça dolayan “gerçekler” yığını, tepetaklak edilmiş bir dünyayı gözler önüne seriyor. İnsan benliği dünya adlı dev ekrana yansıyan zavallı görüntüsünü izlemekten mutsuz! Bu görüntüler arasında kendi ölümünün peşinde koşan modern sanat, sinema, fotoğraf, bilgi, iletişim, internet, her türlü politik cambazlık ve sayısız ideolojik tatmin nesnesi şeytanın kazdığı çukuru daha da derinleştiriyor. Şeytan, her şeyi verirmiş gibi yaptığı sırada aslında her şeyi alıp götürüyor. Bu oyunda kimse özgür değildir, herkes akıldışı bir performansla aynı anda hem köle hem de efendidir. İnsanı gönüllü bir köle olarak seyretmek şeytanı mutlu kılıyor. Efendilik mücadelesinde bir an olsun taviz vermeyen Şeytan, en çok bu oyunu seviyor…

Baudrillard, bu kitabında şeytanın avukatlığını üstleniyor. En azından bu tehlikeli mesleğe soyunacak kadar cesur ve kaleyi içten fethedecek kadar sarsıcı… Baudrillard’ın son kitabını okurken, vahşi bir kültürsüzleşme ortamında muhalif bir zekânın nasıl ayakta durduğunu görüyoruz.

Son yıllarda düşünce dünyamızın zenginliği için aşk ile çalışan Oğuz Adanır’ın katkısıyla…  


  • Yazar: Jean Baudrillard
  • Kitabın Başlığı: Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği
  • Orijinal Başlık: Le Pacte de lucidité ou l’intelligence du mal [2004]
  • Çeviren: Oğuz Adanır [Fransızca]
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 13; Sosyoloji Dizisi - 4
  • Basım Bilgileri: 5. Basım / Eylül 2022 [1. Basım / Ekim 2015]
  • Sayfa Sayısı: 207
  • ISBN: 978-605-2133-81-1
  • Kapak Resmi: Inez can Lamsweerde, Anastasia (detay), 1994.
  • Boyutları: 13,5 x 21

Çevirenin Önsözü

Bütünsel (Integrale) Gerçeklik

Gerçeğin Sınırlarında Dolanmak

Derin Bir Yanılsama/İllüzyon içinde Yaşayan Dünya Üzerine

Akla Gelebilecek En Kolay Çözümler

Do You Want To Be Free?

Do You Want To Be Anyone Else?

Gösterge Nasıl Öldürüldü?

İletim, İletişim ve Diğer Ağların Yol Açtığı Zihinsel Diaspora

Hepimiz Birer Agnostik=Bilinemezciyiz

Saldırıya Uğrayan İmge

Kendi Kendinin… Çağdaşı Bir Sanat

Sanal Evren ve Haber Dünyası

Kötülük ve Mutsuzluk

Kötülüğün Egemenliği

Politika Çanları Kimin için Çalıyor?

(Pavillon D’or/) Altın Mabet’in Yakılması

İkiliğin Geri Dönüşü (Yeniden Alevlenmesi)

Kırılma Çizgileri

Birbirine Koşut Evrenler

Existential Divide

Time Divide

Geçmişin Düşsel Bir Şekilde Yeniden Canlandırılması (Anamnèse)

Çevirenin Önsözü

 

Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği, yazarın bir yandan (aynı anda) oldukça ağır iki hastalık geçirirken bir yandan da büyük bir tutku ve olağanüstü bir enerji harcayarak üretmiş olduğu tek metin.

Baudrillard, burada yaklaşık otuz yıllık terminolojisini gözden geçirerek örneğin: Gerçek, gerçeklik, illüzyon, simülasyon, sanal, sanal evren, çağdaş sanat vb. klasikleşmiş kavram ve deyimleri yeniden derleyip toplayarak güncelleştirmekte ve çok daha kolay bir şekilde anlaşılmalarını sağlamaktadır. Bunların yanısıra İyilik ve Kötülük kavramlarının yerini günümüz tüketim toplumlarında Mutluluk ve Mutsuzluk kavramları aldığından, İyilik ve Kötülük kavramlarının bir anlamda, o toplumlar tarafından saf dışı edildiklerini, yani bu toplumların manikeen bir İyilik ve Kötülük anlayışının ötesine geçen toplumlar olduklarını iddia etmektedir.

Özellikle Bütünsel Gerçeklik ve İkili Devinim’in önemine değinen yazar “Bütünsel Gerçekliğin”, bütün dünyayı sarıp sarmalayan ve dünyanın Televizyon, İnternet ve çeşitli Net ağları, yazılı ve görsel iletişim araçları aracılığıyla algılanarak, çözümlenmesi ya da yorumlanması sonucunda ortaya çıkan bir gerçeklik olduğunu söylemektedir. Ancak Sanal Gerçeklik üzerine kurulu bir bilgilendirme ve çözümlemenin yanlış ve yanıltıcı bir şey olduğunu eklemeyi unutmamaktadır. Çünkü insanların yüz yüze gelmedikleri bir gerçekliği, bu gerçekliğin ikizi (simülakrlar) sayılan görüntüler üzerinden değerlendirmelerinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Burada devreye Baudrillard’ın “Gerçeklik İlkesi” dediği şey girmektedir. Baudrillard başlangıçta Modern olarak nitelendirilen ve zamanla Tüketim toplumlarına dönüşen toplumların son bir, iki yüz yıldan bu yana dünyayı belli bir gerçeklik ilkesi doğrultusunda algılayıp, yorumladıklarını dolayısıyla bu ilke dışında kalabilen bir gerçeklikten söz edilemeyeceğini söylemektedir. Özetle, burjuva-sosyalist dünya görüşleri üzerine oturan bir diyalektik aracılığıyla oluşan bu gerçeklik ilkesi yirminci yüzyılın son çeyreğine doğru dağılma, parçalanma aşamasına gelmiştir.

Yazara göre gerçeklik ilkesinin ortadan kaybolması yeni bir gerçeklik anlayışına yol açmak yerine, görüntüler üzerine kurulu bütünsel bir gerçeklik (simülasyon evreni, sanal bir evren) evreninin oluşmasına yol açmıştır. Dolayısıyla ilkesinden yoksun bir gerçekliğin gerçeklik olarak algılanması mümkün görünmemektedir.

Bu arada bütün dünyayı tek bir bütünsel gerçeklik şemsiyesi (tek kutup) altına toplama arzusunu çılgınca ve gerçekleşmesi olanaksız bir arzu olarak değerlendiren Baudrillard, bunun nedenini İkilik ya da İkili Devinim dediği şeye bağlamaktadır.

Dünyada olup biten ve insanların başına gelen olayların bir tür nesnel yazgı, alınyazısı sonucunda gerçekleştiğini iddia eden yazar bu olguyu şöyle açıklamaktadır. Bir yanda bireysel ve kolektif irade tarafından sürdürülen somut ve nesnel bir yaşam/yaşantı söz konusuyken; diğer tarafta bu bireysel ve kolektif iradeye kendini dayatan bir başka süreç vardır. Bu ikinci süreç, birinci sürecin aksi yönde ancak ona koşut bir şekilde ilerlemektedir. Birinci süreç ikinciden tamamıyla bihaber olup, ikinci süreç tarafından gerçekleştirilen olayların da baş sorumlusudur. Örneğin küresel gücün dünya toplumları üzerindeki denetim ve baskısı 11 Eylül gibi bir olayın yaşanmasına neden olmuştur. Bir anlamda Baudrillard’a göre 11 Eylül modern tüketim toplumlarının kendilerine rağmen hazırlamış oldukları bir sonuçtur, zira uyguladıkları iki yüzlü politikalar farkında olmadan beklenen sonucun tam aksi sonuçlara yol açabilmektedir.

Yazar küresel güç yandaşlarının tek kutuplu bir dünya düşünü sürdürmekte ısrar ve inat ettikleri takdirde 11 Eylül’den çok daha büyük boyutlu terörist eylemlere davetiye çıkartabileceklerini iddia etmektedir.

* * *

Modern tüketim toplumlarının artık İyilik ve Kötülük kavramlarını saf dışı etmiş olduklarını ve özellikle Kötülüğün yerini Mutsuzluk kavramının almış olduğunu ve bu dönüşümün nasıl devasa bir pazara yol açmış olduğunu açıklamaktadır.

Bunların yanısıra tüketim toplumlarında göstergenin nasıl katledilmiş olduğunu, mevcut durumda iki boyutlu sabit fotoğraf imgesinin nasıl en saf ve kusursuz imge niteliğine sahip olabildiğini, tamamıyla ortadan kaybolmuş bir sanatın nasıl sistemin mantığına uygun bir şekilde salt irrasyonel bir ticarî nesneye dönüşmüş olduğunu açıklamaktadır.

Yazar klasik temalarından biri olan ölüm ve yaşam teması konusunda da yeni ironik görüşler sunmaktadır.

Bu kitabı oluşturan metinlerin önemli bir bölümünün ağırlıklı olarak gerçek, gerçeklik ve görüntü, imge, gösterge ilişkileriyle iletişim araçları üzerinde yoğunlaştıkları görülmektedir.

Elinizdekinin oldukça ağır bir metin olmakla birlikte, çok büyük bir keyif alınarak okunabilecek bir metin olduğunu düşünüyorum.

 

 Oğuz Adanır

 İzmir, Eylül 2005

Jean Baudrillard (1929-2007)

Fransız düşünür ve sosyolog. Reims’ta doğdu. Bir memur ailesinin ilk çocuğuydu. Sorbonne Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü okudu. Meslek yaşamına bir lisede Almanca öğretmenliği ile adım attı. 1966’da Nanterre Üniversitesi’nde Henri Lefebvre ile çalışmaya başladı ve doktorasını onun danışmanlığında tamamladı. Bu üniversitede uzun yıllar sosyoloji dersleri verdi, çeşitli sebeplerden dolayı profesörlük unvanını çok geç bir tarihte, 1990 yılında elde edebildi. Le Monde ve Libération gazetelerinde yazdığı güncel yazılarla geniş bir tartışma alanı açtı. Baudrillard, eserlerinde gelişmiş kapitalist ülkelerdeki tüketim olgusunu, kitle iletişiminin ve teknolojik ilerlemenin yol açtığı toplumsal değişimleri çözümledi. Çağımızda teknolojinin yarattığı anlam ve gösterge fazlalığının, kopyalardan ibaret bir “simülasyon” evrenine, gerçekliğin yok olduğu bir “hipergerçeklik” dünyasına tekabül ettiğini sanattan mimariye, sinemadan reklâmcılığa ilişkin verdiği sayısız örnekle gösterdi. Baudrillard özellikle medya üzerine yaptığı çalışmalarla bütün dünyada ün kazandı. Simülasyon kuramıyla günümüz toplumuna ve “postmodern” dünyaya radikal eleştiriler yöneltti. Ona göre, gerçek dünya ile imgeleri arasında herhangi bir ayı­rım yapabilme kabiliyetine sahip değiliz. Bugün reklâmlar ‘şey’lerden çok imgeleri pazarlamaktadır. “Chanel”, “Calvin Klein” veya “GAP” gibi mar­kaların temsil ettiği nitelik veya değerden çok etiketleri veya göstergele­ri satın alınmaktadır. Baudrillard’ın ünlü tespitlerinden biri de, Körfez Savaşı’nın “gerçekten yaşanmadığı” ile ilgiliydi. CNN izleyicileri savaşı bir “medya olayı” olarak rahat ve geniş koltuklarında cips yiyerek izledi. Baud­rillard, füze bombardımanı ile imge bombardımanı arasında bir ayırımın yapılamadığı dünyada, artık eleştiri gücünü tamamen yitirdiğimizi öne sürdü.

 

Jean Baudrillard’ın Doğu Batı Yayınları’ndan çıkan diğer eserleri: Simülakrlar ve Simülasyon (2003); Sessiz Yığınların Gölgesinde (2003); Fou­cault’yu Unutmak (2013); Can Çekişen Küresel Güç (2017); Neden Her Şey Hâlâ Yok Olup Gitmedi? (2019); Karnaval ve Yamyam (2019); Nesneler Sistemi (2020); Sim­gesel Değiş Tokuş ve Ölüm (2021); Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri (2021); Çaresiz Stratejiler (2021).

Oğuz Adanır

1951. İzmir. İlk, Orta ve Lise öğrenimini İzmir’de tamamladıktan sonra Paris I Panthéon/Sorbonne Üniversitesinde Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora öğrenimi görmüştür. 1979 yılında Ege Üniversitesinde; 1985 yılından sonraysa Dokuz Eylül Üniversitesi GSF “Sinema-TV Bölümünde” çalışmaya başlamıştır. Halen aynı üniversitede öğretim üyesidir. Özgün çalışmaları arasında: Kültür, Politika ve Sinemaİşitsel ve Görsel Anlam ÜretimiAnlamsız DüşüncelerSimülasyon Kuramı Üzerine Notlarvs başlıklı metinler vardır. Çok sayıda Jean Baudrillard metni yanısıra Lucien Lévy-Bruhl, Emile Durkheim, Werner Sombart, Christian Metz, Jean Mitry gibi yazar ve kuramcıların kitaplarını çevirmiştir. Sinema, televizyon, kültür konusunda çok sayıda makale, inceleme yazısı yazmış ve belgesel filmler çekmiştir.

İndirimli Setler

Baudrillard Kitaplığı

İndirimli Fiyat: 1.398,15 TL 1.553,50 TL

Kazanç: 155,35 TL

Mevcut Seçenekler: