• Bilgenin Sarsılmazlığı

Bilgenin Sarsılmazlığı

  • 50,00 TL
  • 35,00 TL


  • Stok Durumu: Stokta var
  • 24 Saatte Kargoda

MÖ 4 - MS 65 yılları arasında yaşamış yazar, düşünür ve hatip Lucius Annaeus Seneca, Stoa felsefesine ilgi duyan ancak bazı tereddütleri bulunan yakını Serenus’a ithafen yazdığı bu diyalogunda kimi zaman ona, kimi zaman da hem ona hem de tüm insanlığa yönelik öğütlerde bulunur. Diyalogda genel olarak Stoa felsefesi ışığında bilgelik (sapientia), kader (fatum) talih (fortuna) ve özgürlük (libertas) kavramları; bilge bir kişinin kendisine yapılan haksızlık ve hakaret gibi saldırılarda nasıl bir tavır takındığını, gene Stoa felsefesinin öngördüğü şekliyle etkilenmeden onları nasıl karşıladığını detaylı bir şekilde anlatır. 

Bu tür saldırıların sebeplerini, sonuçlarını ve kişinin istediği takdirde bunlardan etkilenmeden huzurunu nasıl koruyabileceğini konuyla ilgili mitolojik ve tarihsel olaylardan örnekler vererek ortaya koyar. Stoa ahlâkının özgürlük, “dinginlik” (ataraksia; Lat. tranquillitas) ve “duygulanımsızlık” (apatheia; Lat. impassibilitas) erdemlerinin saldırılar karşısındaki tutumuna dair açıklamalar getirerek bilge bir kişinin olaylar karşısındaki sarsılmaz duruşunu kapsamlı bir şekilde ele alır.

Latinceden Türkçeye ilk defa çevrilen bu kitap, sadece ahlâkî yönüyle değil, siyasi olaylar üzerine yaptığı halen günümüzdeki insani ilişkiler için de geçerli olabilecek usta yorumlarıyla da çarpıcı bir eserdir. Seneca’nın insanlığın her çağda benzer kusurlara sahip olup neredeyse aynı sorunlarla uğraşması ve aynı arayışlarda olması nedeniyle geçerliğini koruyan teselli cümleleri, günümüzden neredeyse 2000 yıl önce yazılan bu eseri etkileyici ve ölümsüz kılmaktadır.


  • Yazar: Lucius Annaeus Seneca
  • Kitabın Başlığı: Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine
  • Orijinal Başlık: De Constantia Sapientis
  • Çevirmen: Elif Burcu Özkan [Latince]
  • Yayına Hazırlayan: Taşkın Takış
  • Kapak Tasarımı: Harun Ak
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 188; Felsefe Dizisi - 58
  • Basım Bilgileri: 1. Basım, Eylül 2017 - 2. Basım, Mayıs 2021
  • Sayfa Sayısı: 67
  • ISBN: 978-975-2410-79-4
  • Kapak Resmi: Nero ve Seneca, Eduardo Barrón (1904), Zamora Müzesi.
  • Boyutları: 13,5 x 21

İkinci Basım için Önsöz

Giriş

De Constantia Sapientis


Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine

Serenus’a
Bilge Ne Haksızlığa Ne Hakarete Maruz Kalır!


Kaynakça

İkinci Basım için Önsöz

 

MÖ 4 ile MS 65 yılları arasında yaşamış Romalı yazar, söylev ustası ve düşünür Lucius Annaeus Seneca, De Constantia Sapientis adlı diyaloğu İmparator Nero’nun eğitmeni olduğu dönemde, onun gece nöbetçiliğini yapan arkadaşı –kimi kaynaklara göre ise akrabası– Annaeus Serenus’a ithafen yazmıştır. Serenus, önceleri felsefi temelini haz ve mutluluğun oluşturduğu Epikurosçuluğa yatkın biriyken sonradan Stoa felsefesine eğilim duymaya başlar. Ancak Stoacılığa yöneldiği halde bu öğretinin bazı yönlerini kabul edemediği ve içselleştiremediği için kimi zaman itirazlarda bulunur ve bazı görüşleri sorgular. Seneca Stoacılığa duyduğu gönülden bağlılığın da etkisiyle Serenus’un tereddütlerini gidermek amacıyla ona ithafen üç diyalog yazar. Ona karşı şefkatli tutumunu koruyarak kaleme aldığı bu diyaloglar aracılığıyla onu Stoa felsefesinin ilkeleri konusunda bilgilendirmeye çalışır.

Serenus’a ithafen yazdığı bu üç diyalogun ilkinin De Constantia Sapientis olduğu kabul edilmekte, yazılışı Waltz tarafından 41-42 yıllarına, diğer uzmanlar tarafından 55 -62 yılları arasına tarihlendirilmektedir ve özellikle 54-56 yılları üzerinde durulmaktadır. Seneca, tıpkı De Constantia Sapientis’te olduğu gibi, ikincisi kabul edilen De Tranquillitate Animi (Ruh Dinginliği Üzerine) ve sonuncusu kabul edilen De Otio (Kamu İşlerinden Uzakta)’da da bu öğretinin temel ilkelerini anlatarak Serenus’un Stoa felsefesi hakkındaki kuşkularını gidermeye çalışmıştır. Eserlerin içeriğinden ve üslubundan anlaşıldığı üzere De Constantia Sapientis’te Stoa felsefesi hakkında şüpheleri olan; De Tranquillitate Animi’de değişen düşünceleriyle mücadele eden; De Otio’da ise Stoacılığı artık benimsemiş olan bir Serenus vardır. Seneca bu üç diyalog aracılığıyla, Serenus’un Stoa öğretileri hakkındaki tereddütlerini gidermeye, sorularını yanıtlamaya ve onun bu öğretide benimseyemediği noktaları detaylı açıklamalar ve örnekler vererek aydınlatmaya çalışmıştır.

De Constantia Sapientis’i önce Serenus’un konuyla ilgili sorularına veya itirazlarına, ardından bunlara kendisinin sunduğu yanıtlara ve açıklamalara yer vererek farazi bir diyalog şeklinde kaleme almıştır. Eserde genel olarak bir kişinin haricî, sözlü ya da fiziksel, her türlü saldırıdan etkilenmeden nasıl uzak kalabileceğini, onları kendi ruhunun gücüne sığınarak nasıl yok sayabileceğini ve bu sarsılmazlık sayesinde bilgeliğe nasıl ulaşabileceğini anlatır. Haricî saldırılardan özellikle de haksızlık (iniuria) ve hakaret (contumelia) kavramlarını ele alarak ayrıntılı bir şekilde inceler. Bu tür saldırıların sebeplerini, sonuçlarını ve kişinin istediği takdirde bunların karşısında nasıl güçlü bir tavır takınabileceğini mitolojik ve tarihsel olaylardan örnekler vererek ortaya koyar. Eser boyunca bir bilgenin sahip olduğu sarsılmaz ruhunu, dingin bir ruhun saldırıya maruz kaldığında bile o olayı içine almadığını ve ondan etkilenmediğini öne sürerek göstermeye çalışmıştır. Bunu yaparken tarihteki bilge addedilen kişilere yapılan haksızlık ve hakaretlerin onları etkilemediğini ifade etmiş, onların bu tür durumlarla karşılaştıkları zaman gösterdikleri sarsılmaz tutumlarından örnekler vererek savını kanıtlamaya ve gerçek bilgeyi tasvir etmeye çalışmıştır.

Diyalog âdeta Stoa ahlâkında haricî olaylardan etkilenmemeyi sağlayan “dinginlik” (ataraksia; Lat. tranquillitas) ve “duygulanımsızlık” (apatheia; Lat. impassibilitas) erdemlerine nasıl ulaşılabileceğini örneklerle anlatan yardımcı bir kaynak niteliğindedir. Seneca da Stoa ahlâkına uygun olarak, saldırı içerikli ve kötü niyetli eylemlerin etkilerinden uzak kalmayı ve bunların içsel huzuru bozmasına izin vermemeyi bilge olmak için gereken en önemli koşullar arasında sayar. Çünkü ona göre erdemleriyle meşgul olan bilge bir kişi kendisinden bağımsız gelişen haricî olayların çok uzağındadır, talihten veya insanlardan gelecek kötü durumlara ve eylemlere aynı şekilde karşılık vermez. Bu olaylarla gücünün sınandığını, erdemini kanıtlama fırsatı bulduğunu, tutumunu değiştirmedikçe ruhunun sağlamlaştığını ve özgürleştiğini bilir.

2007 yılında Latinceden Türkçeye çevirdiğim bu kitap, İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda Sayın Hocam Prof. Dr. Bedia Demiriş danışmanlığında hazırlayıp 2008 yılında savunduğum ve başarılı bulunmuş olan “Seneca’nın ‘De Constantia Sapientis’inde İnsanın İçsel Özgürlüğü” başlıklı Yüksek Lisans tezimin ana konusudur. Eserin çevirisinin akademik dilden edebî dile uygun hale getirilmesi, ek kısımlarıyla birlikte tamamlanması 2012 yılında gerçekleşmiş, ancak yayımlanma aşamasında ortaya çıkan beklenmeyen aksaklıklar neticesinde kitap basılamamıştır. 2017 yılında yeniden ele alınabilmiş, Doğu Batı Yayınları tarafından yayımlanmak üzere tekrar gözden geçirilerek yayıma hazır hale getirilmiş ve ilk baskısı gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle Türkçeye ilk defa çevrilen bu metin, çevirinin tamamlanmasından son redaksiyona kadar geçen 10 yıllık süre sonunda okurla buluşabilmiştir.

Başta bu eserin Türk okuyucularla buluşmasını öneren ve ruhen düştüğüm anlarda çevirime devam etme konusunda beni yüreklendiren değerli hocam Sayın Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken’e; ihtiyaç duyduğum anlarda yardımını esirgemeyen ve beni Doğu Batı Yayınları yayın kuruluyla buluşturarak Latinceden çevirdiğim ilk kitabın basılmasına önayak olan değerli hocam Sayın Prof. Dr. Bedia Demiriş’e ve emekleri için Doğu Batı Yayınları yayın kuruluna gönülden teşekkür ederim. Beni ölümsüz cümleleriyle içine alan, çevirisini yaparken âdeta Antik Çağ’a doğru yolculuğa çıkaran, birçok durumda metne sarılarak teselli bulmamı ve onunla bütünleşmemi sağlayan bu eserin yazarı Seneca’ya bıraktığı edebî mirası nedeniyle hayranlık ve minnet duyuyorum. Aradan geçen yaklaşık 2000 yıla rağmen güncelliğini koruyan bu küçük ama ölümsüz kitabın tüm okurlara faydalı olması dileğiyle…

 

Elif Burcu Özkan

Bursa, 2021

 

Lucius Annaeus Seneca

Stoa felsefesinin antik Roma dünyasındaki başlıca temsilcisidir. İspanya kökenli varlıklı bir ailenin üç oğlundan ikincisi olarak İÖ 4 - İS 1 yılları arasındaki bir tarihte (doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir) İspanya’nın güneyinde Corduba’da (Cordova) dünyaya gelmiştir. Hitabet ve felsefe eğitimi için çocukluğunda Roma’ya gelen Seneca’nın, kamudaki ilk görevine İS 31-32 yıllarında devlet hazinesinin yönetimi demek olan quaestor’lukla (mali işlerden sorumlu yüksek bir memuriyet) başlamasından sonraki yaşamı çok çalkantılı geçmiştir. Hatip ve yazar olarak Roma’da çok büyük ün elde eden Seneca, İmparator Claudius tarafından gönderildiği sürgünden İmparatorun ikinci eşi Agrippina’nın ısrarıyla İS 49 yılında geri dönmüştür. Döndüğünde Agrippina’nın oğlu Nero’yu eğitme görevinin yanı sıra praetor’luk (adli işlerden sorumlu yüksek memuriyet) görevini de üstlenen ve böylece kendisini 62 yılına kadar sürecek olan debdebeli saray yaşamının içinde bulan Seneca Nero imparator olunca, dostu Sextus Afranius Burrus’la birlikte yönetimde söz hakkına sahip olma fırsatını da elde etmiştir. Ancak bir grup senatörün İmparator’a karşı düzenledikleri bir suikast girişimine katılmakla suçlanınca İS 65 yılında İmparator’un emriyle intihar etmeye zorlanmıştır. Çok verimli bir yazar olan Seneca’nın, Stoa ahlakı üzerine inceleme yazıları ve tragedyaları ya tamamen ya da kısmen olmak üzere günümüze kalmıştır.

Elif Burcu Özkan

İstanbul Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda 2004 yılında lisans, 2008 yılında yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. Aynı Anabilim Dalı’nda sürdürdüğü Doktora eğitiminin son tez dönemindedir. 2013-2014 eğitim yılından beri Bursa-Uludağ Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Üniversitenin çeşitli bölümlerinde Eski Yunan ve Latin dilleri ile edebiyatlarını öğretmektedir. Akademik makaleleri 2013 yılından beri çeşitli akademik kitaplarda ve süreli dergilerde; şiirleri 2020 yılından beri ulusal edebiyat ve şiir dergilerinde yayımlanmaktadır. Larva (Artshop, 2019) ve Koza (Öteki, 2021) adında iki şiir kitabı bulunmaktadır.