İndirim

Kant ve Scheler'de İnsan Problemi: Felsefi Antropoloji için Kritik Bir Hazırlık

Takiyettin Mengüşoğlu

Stok Durumu: Stokta Var

32,00 TL 22,40 TL
KDV Hariç: 22,40 TL
Miktar:

Her çağ kendine özgü felsefi bir kaderi paylaşır. Mengüşoğlu’na göre zamanımızın problemleri artık yeniden tanımlanmalıdır. Bugünkü felsefe birbiriyle ilgisi olmayan kadim bir tin (geist) felsefesiyle yola çıkamaz. İlk bakışta, özneye hiçbir “otonomi” (özerklik) tanımayan felsefeler sonunda insanı silikleştirmiştir. Akıl ve tabiat ikiliğinde hapsolmak yerine insan varoluşsal ve somut bir bütün olarak görülmelidir. O içinde bulunduğu “varlık şartları” altında değerlendirilmeli ve bu sayede özgürlüğün imkânları genişletilmelidir. Ancak felsefi antropoloji bu imkânı bize bahşedebilir. Bu noktadan hareketle Mengüşoğlu, yeni-ontoloji ve fenomenolojinin güzergâhında Kant ve Scheler'in düşüncelerini baştan sona tahlil eder.

Felsefi antropolojinin ilk esaslarını ortaya koyan Max Scheler’dir. Scheler, insanı kozmosta bağımsız bir problem alanı olarak ele alır. Scheler özgün düşünceleriyle yüzyılımızı derinden etkilemiştir. Kant ise ünlü çözümlemeleriyle bu sahaya dolaylı olarak çok önceden girecektir.

Mengüşoğlu’nun Türk düşüncesinde iz bırakan felsefi arayışı farklı bir kapı açar, Kant ve Scheler aracılığıyla insan kavramını derinleştirir.


  • Yazar: Takiyettin Mengüşoğlu
  • Kitabın Başlığı: Kant ve Scheler'de İnsan Problemi: Felsefi Antropoloji için Kritik Bir Hazırlık
  • Yayına Hazırlayan: Uluğ Nutku
  • Kapak Tasarımı: Mr. Z & Z
  • Tasarım Uygulama: Aziz Tuna
  • Dizi Bilgisi: Doğu Batı Yayınları - 114; Felsefe Dizisi - 74
  • Basım Bilgileri: 4. Basım / Eylül 2020 (1. Basım / 1949 - İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Yayınları | 3. Basım / 2014 - Doğu Batı Yayınları)
  • Sayfa Sayısı: 267
  • ISBN: 978-605-5063-21-4
  • Boyutları: 13,5 x 21

Bu kitabın detaylı "İçindekiler" bölümünü buradan, yazarın kaleme aldığı "Önsöz" bölümünü buradan, yayına hazırlayanın kaleme aldığı "Sunuş" bölümünü buradan, kitabın dizin bölümünü buradan ve kitaptan bir bölümü buradan okuyabilir ve .pdf formatında indirilebilirsiniz.

Takiyettin Mengüşoğlu (1905-1984)

Türkiye’de felsefenin kurucu isimlerindendir. 1928’de Sivas Lisesi’ni bitirdi. Aynı yıl Avrupa’da eğitim göreceklerin katıldığı sınavda başarılı olarak Almanya’nın Thüringen şehrindeki Schulpforta’ya gitti. Bu okul Fichte, Ranke, Nietzsche gibi ünlülerin eğitim aldıkları bir gymnasium –üstlise– idi. Başarısı üzerine Göttingen Üniversitesi’nde doktora çalışması için Moritz Geiger’e başvurdu. Fakat Nazi tehlikesi yüzünden Almanya’da kaçmak zorunda kalan Yahudi kökenli Geiger’in tavsiye mektubuyla Berlin’e, Nicolai Hartmann’ın yanına gitti. Burada psikolog Prof. Köhler diğer bir mantıkçı olan Prof. Maier, kültür felsefecisi Prof. Sprangler’in derslerini takip etti. Yoğunluk olarak Hartmann’ın sahası olan, mantık, bilgi, teorisi, tarih felsefesi, etik ve doğa felsefesi için felsefe doktorasında gerekli görülen Latince ve Yunancayı öğrendi. Husserl ve Scheler’de Bilinebilirliğin Sınırları (Über die Grenzen der Erkennbarkeit bei Husserl und Scheler) başlıklı tezini 1937’de tamamladı. Aynı yıl Umumi Felsefe ve Mantık asistanı olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne girdi. 1942’de “Nicolai Hartmann’ın 20. Asır Felsefesindeki Yeri” yazısı doçentlik tezi olarak kabul edildi. 1953’te profesör oldu ve Sistematik Felsefe Kürsüsü’nün başına geçti. 1961-62 yıllarında Almanya’nın Tübingen Üniversitesi’nde misafir profesör olarak çalıştı. 1968’de kürsüyü Sistematik Felsefe ve Mantık’a çevirdi ve kendine özgü bir insan felsefesi ve felsefi antropoloji bakış açısını Türkiye’ye kazandırdı.

Doğu Batı Yayınları’ndaki Eserleri:

Çevirileri:

WhatsApp Destek Hattı